Finansal Krizlerin Reel Sektör Krizlerine Dönüşmesi | 2020

FİNANSAL KRİZLER, REEL SEKTÖR KRİZLERİNE NASIL DÖNÜŞÜR?

Kriz nedir sorusunu kısaca yanıtlarsak; ‘ekonomik bunalım’ olarak nitelendirebiliriz. Ekonominin bir ülkede durgunlaşması ve gerilemesi anlamına gelmektedir. Dünya tarihinde meydana gelen en önemli ve en etkili krizlerden biri ABD ‘de başlayan 1929 Ekonomik Krizidir. ‘Kara Perşembe’ olarak da tarihte söz edilir. Milyonlarca insanın işsiz kaldığı, borsanın çöktüğü, banka ve şirketlerin battığı bir kriz meydana gelmiştir. Peki ABD’yi ve tüm dünya ülkelerini derinden sarsan 1929 Ekonomik Krizinin nedenleri nelerdir?

Büyük Burhan Nedenleri

• Özellikle ABD’nin Birinci Dünya Savaşı sonrasında önemli bir mali güce sahip olması,

• Bankaların yeterince iyi yapılanmamış olması,

• O dönem ABD Başkanı olan Herbert C. Hoover’ın ekonomik alanında ekonomik tecrübesizliğinin olması,

• ABD’nin dünya ekonomisinde kreditör olması gibi nedenler krize yol açmıştır.

Ekonomide aniden meydana gelen değişimlerin makro açıdan ülke ekonomisini, mikro açıdan ise firmalar ciddi manada kötü etkilenmiştir. Ülke ekonomisini ele alırsak makroekonomik krizleri iki başlık altında inceleyebilir. Finansal krizler ve reel sektör krizleri.

Reel Sektör (reel kesim) Nedir?

Reel sektör (reel kesim), tarım ve sanayi sektörlerinde üreticilerin ve tüketicilerin tümünü kapsayan kesimdir. Reel sektörde gerçekleştirilen tasarruflar finansal kesim tarafından toplanıp, kullanılmak üzere tekrar reel kesime verilir.

Reel Sektör Krizi Nedir?

Reel sektör krizleri; mal ve hizmet alanında üretimde veya istihdamda meydana gelen daralmalar olarak tanımlanır.

Reel Sektör Kriz Çeşitleri Nelerdir?

Mal ve hizmet piyasalarında kriz; enflasyon krizi ve durgunluk (resesyon) krizi ve işgücü piyasasındaki işsizlik krizidir.

• Mal ve hizmet piyasasında:

a) Enflasyon krizi; enflasyon bir ülkedeki mal ve hizmetlere olan fiyatların genel düzeyinden ortaya çıkan artışa denir. Bir ülkede enflasyon varsa; bir mala olan talep düşer. Bireylerin satın alma gücü azalır. Enflasyon işsizliğe neden olacağından dolayı işsizlik oranı artar ve gelir dağılımında eşitsizlikler ortaya çıkar.

b) Durgunluk krizi (resesyon); bir ülke ekonomisinde ekonomik durgunluğun olması ekonomik büyümenin gerilemesine yol açar. Gayri safi milli hasılada düşüşe neden olarak üretim azalır böylelikle daha az girdi ile hammadde kullanımı da azalır. Maliyetler artacağından dolayı işsizlik artar.

• İşgücü piyasasında işsizlik krizi;

temel ihtiyaçlarını karşılamak için çalışma isteğinde bulunan bireylerin çalışacak bir iş bulamayıp işsiz kalmasıdır. Bir ülke ekonomisinde enflasyonun olması; faizlerin artmasına ve yatırımların azalmasına neden olacağından dolayı maliyetlerin artmasına bu da üretimin azalmasına neden olur. İstihdam sağlanamadığı için işgücü imkanı azalır.

Finans Nedir?

Kurumların veya bireylerin yatırım yapabilmeleri ve yatırımlarını değerlendirebilmeleri için gerekli olan maddiyat (para, sermaye, fon) anlamına gelmektedir.

Finansal Kriz Nedir?

Finans sektöründeki mal varlıklarının büyük bir çoğunluğunun aniden değer kaybetmesinden dolayı oluşan krizlere denir.

Finansal krizlerin nedenleri

• Faiz oranlarının artması,

• Sermaye hareketlerinde oluşan aşırı dalgalanmalar,

• Finansal zayıflıklar

• Mali sektör bilançolarının bozulması

• Spekülatif saldırılar.

Finansal Kriz Türleri Nelerdir?

Bankacılık krizleri, para krizleri, sistemik krizler ve dış borç krizleridir.

a) Bankacılık krizleri; bilanço yapılarının bozulmasından ve banka bilançolarının kötüye gitmesinden kaynaklanmaktadır. Ödenmeyen kredilerin artması, menkul değerler piyasasındaki dalgalanmalar sebep olur.

b) Para krizleri (currency crisis); döviz krizi olarak ta bilinir. Kurda oluşan ani bir değişimden, Merkez Bankasının döviz rezervlerinin tükenmesinden ve sermaye hareketlerindeki değişimlerden dolayı oluşan krizlerdir.

c) Sistemik finansal krizler; finansal sistemde varlık değerlemesi, kredi ödemesi ve kredi tahsisi gibi işlevlerin kesintiye uğramasından dolayı ortaya çıkan krizlerdir.

d) Dış borç krizleri; bir ülke ekonomisinde kamu veya özel kesime ait dış borçların ödenememesinden dolayı ortaya çıkan krizlerdir.

Finansal Krizler Nasıl Önlenebilir?

• Sabit döviz kurundan vazgeçilmeli,

• Finansal liberalizasyona dikkat edilmeli,

• Makroekonomik dengesizlikler giderilmelidir.

Finansal liberalizasyon; 1970’lerde oluşan finansal baskılamaya karşı finansal serbestlik politikalarının, 1980’lerde dünya ülkelerinin bir bölümünde finansal sistemde ciddi anlamda sorunlara neden olmuştur. 1980’de Latin Amerika’da oluşan finansal baskılardan dolayı liberalizasyona dayalı uygulamalar sonucunda başarısız olunmuştur. Bunun nedeni ise; baskının ortadan kaldırılarak, kurumsal düzenlemeler yapılmadan finansal liberalizasyon politikalarının tercih edilmesidir.

Sabit döviz kuru; kriz olan ülke ekonomilerinde sabit kura dayalı politikaların uygulanması, toplumu döviz ile borçlanmaya teşvik etmiştir. Bu da krize yol açmıştır.

Türkiye Ekonomisinde Oluşan Finansal Krizler (1994-2001-2008)

Türkiye ekonomisinde finansal krizleri probit model yardımıyla incelenmesi öngörülmüştür. Probit modeli ile finansal krizlerin incelenmesinde başarı oranı yüksektir.

Probit Modeli; finansal başarısızlığa neden olan etkenlerin bağımlı değişkeni etkileyen ortak açıklayıcı değişkenlerin aynı anda tahmin edildiği modeldir. Probit model yardımıyla Türkiye Ekonomisindeki finansal krizler tabloda gösterilmiştir.

Finansal krizlerin en önemli etkisi finansal sistemin işlevlerini kaybetmesidir. Tabloda ABD dolar kurunun düşmesi ile finansal krizler azalmakta, tersi yönde bir değişim olduğunda ise finansal kriz ihtimalleri artmaktadır.

• Yapısal iktisadi bozukluklar, global rekabet gücündeki verimsizlikler, yanlış uygulanan politikalar, iç ve dış finansman açığı oranının fazla olması gibi sorunlar Türkiye Ekonomisinde finansal krizlerin oluşmasına neden olmuştur.

Peki Türkiye Ekonomisinde Finansal Krizler Nasıl Önlenebilir?

• İç ve dış finansman açığının kapatılması

• Para ve döviz kuru politikalarının etkin bir şekilde uygulanması

• Finansal sistem işlevlerini etkin kullanılması finansal krizlerin önlenmesinde büyük önem taşır.

Finansal Krizler Reel Sektör Krizine Nasıl Dönüşür?

Gelişmiş ülkelerde başlayan finansal krizler 2008 yılından sonra reel sektör krizlerine dönüşmüştür. Finansal krizlerin reel sektör üzerindeki etkilerini şu şekilde sıralayabiliriz:

Faiz oranı kanalı, servet etkisi ve belirsizlikleri, sermaye maliyeti ve kredi kanalı aktarım mekanizmaları ile etki etmektedir. Aktarım mekanizmalarının reel sektör üzerine etkileri uzun dönemde giderilebilir.

a) Faiz oranı kanalı; parasal aktarım olarak ta bilinir. Sermaye hareketlerinde aniden meydana gelen sermaye çıkışı sebebiyle ülke parasının değerini korumak için döviz satması gerekir. Böylelikle para arzı daralır. Para arzının azalması ile faiz oranları artar. Sermaye azalır ve maliyeti artar.

b) Servet etkisi ve belirsizlikleri; finansal krizler varlık fiyatlarında değişimlere yol açarak firmaların yatırım harcamalarını ve tüketimlerini azaltır. Sermaye çıkışı olacağından para arzı azalır. Piyasada hisse senedi harcamaları azalır. Para talebini karşılamak için elinde hisse bulunduranlar hisselerini satarlar. Varlık fiyatları ve varlığa olan talep azalır.

c) Sermayenin maliyeti; girişimcilerle borç verenler sermayenin maliyetini artırarak, üretimin azalmasına yol açar.

d) Kredi kanalı; para arzındaki meydana gelen azalmalar, bankalardaki rezervlerin tükenmesine ve mevduatların azalmasına yol açar. Bu nedenle de borç isteyenlere borç veremezler ve borç alanları da sıkıştırarak önceki borçları geri isterler. Bu krizden en çok yatırımları etkilenen ‘KOBİ’ler olmuştur. Çünkü KOBİ’ler banka kredilerine çok bağımlıdırlar.

Kısaca bir değerlendirme yaparsak; yukarıda da belirttiğimiz gibi yanlış uygulanan politikalar nedeniyle gelişmiş ülkelerde 2008 yılında meydana gelen finansal krizler zaman içerisinde reel sektör krizlerine dönüşmüştür. Mal varlıklarındaki değer kayıplarından dolayı üretimde ve istihdamda daralmalar meydana gelmiş, toplum refahını olumsuz yönde etkilenmiştir.

KAYNAK

  • http://dergipark.gov.tr/download/article-file/357775
  • http://dergipark.gov.tr/download/article-file/194397
  • http://www.ekodialog.com/Konular/finansal-kriz-nedir.htmlhttps://www.google.com/search?q=finansal+kriz+nedir,&source=lnms&tbm=isch&sa=X&ved=0ahUKEwiFk5qbhv_eAhXEBywKHSF5C8cQ_AUIDygC&biw=1440&bih=758#imgrc=vSWVzllagG_w3M:
  • http://www.acarindex.com/dosyalar/makale/acarindex-1423875864.pdf
  • https://www.mevzuatdergisi.com/2009/05a/03.htm
  • http://www.kalkinma.com.tr/data/file/raporlar/ESA/GA/2008-GA/Kuresel_Mali_Kriz_ve_Reel_Sektore_Muhtemel_Etkileri.pdf
Sıkça Sorulan Sorular

Özellikle ABD’nin Birinci Dünya Savaşı sonrasında önemli bir mali güce sahip olması, • Bankaların yeterince iyi yapılanmamış olması, • O dönem ABD Başkanı olan Herbert C. Hoover’ın ekonomik alanında ekonomik tecrübesizliğinin olması, • ABD’nin dünya ekonomisinde kreditör olması gibi nedenler krize yol açmıştır.

Reel sektör krizleri; mal ve hizmet alanında üretimde veya istihdamda meydana gelen daralmalar olarak tanımlanır.

Mal ve hizmet piyasalarında kriz; enflasyon krizi ve durgunluk (resesyon) krizi ve işgücü piyasasındaki işsizlik krizidir.

Finans sektöründeki mal varlıklarının büyük bir çoğunluğunun aniden değer kaybetmesinden dolayı oluşan krizlere denir.

1994-2001-2008 yıllarında oluşan ekonomik gelişmelere bağlı oluşan krizlerdir. Türkiye ekonomisinde finansal krizleri probit model yardımıyla incelenmesi öngörülmüştür. Probit modeli ile finansal krizlerin incelenmesinde başarı oranı yüksektir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir