John Rawls Kimdir? Rawlsian Sosyal Refah Nedir?

Rawlsçı Sosyal Refah

John Rawls Kimdir?

John Rawls 21 Şubat 1921’de doğup, 24 Ekim 2002’de ölmüş Amerikalı bir siyaset ve ahlak felsefecisidir.

Princeton Üniversitesi’nde öğrenim gören John Rawls, öğrenimini sonlandırdıktan sonra orduya katılmıştır. İkinci Dünya Savaşı’nın olduğu dönemlerde Pasifik’te etkin olarak askeri görevde bulunmuştur. Hiroşima bombalandıktan sonra şehrin yıkılmışlığını gören John Rawls, askerliği bırakarak felsefe üzerine çalışmaya devam etme kararı almış ve Princeton Üniversitesi’nde yüksek lisans ve doktorasını da bitirmiştir.

John Rawls, Oxford Üniversitesi’nde de felsefe çalışmalarını genişletmiş ve orada Isaiah Berlin adında bir filozofla tanışmıştır. Sonrasında Amerika’ya dönerek konu üzerindeki araştırmalarına devam etmiş ve Cornel ve MIT’de dersler vermiştir. Harvard’a gitmiş ve orada ‘Bir Adalet Kuramı’ isimli yapıtını yazmıştır.

Hayatına devam ettiği süre zarfında defalarca felç geçiren John Rawls, tüm bu olumsuzluklara rağmen düşünmeye ve yazmaya hayatı sonlanana kadar devam etmiş ve 2002 yılında vefat etmiştir.

Sosyal Refah Fonksiyonları

Pareto optimallik koşulları, herhangi bir ekonomide literatürün en çok verim sağladığı alanlarda kullanılmaları gerektiği anlamına gelir. Fakat sonrasında oluşacak gelir dağılımının eşit olup olmayacağı hususunda hiçbir ipucu vermez. Piyasa düzeneğinin işlemesi sonucunda, bir kısım kişi veya gruplar çok zengin, bir kısmı ise çok fakir kalabilirler.

Neoklasik yaklaşım teorisi ve şuan bu teoriye dayanan liberal ekonomi, hükümetin gelir dağılımındaki eşitsizlikleri düzeltmek için fiyatlara müdahale etmesini kesinlikle reddeder.

Sosyal refah fonksiyonu iki ana başlık altında incelenebilir.

-Bentham (faydacı) Sosyal Refah Fonksiyonu

Bu yaklaşıma göre sosyal refah, toplumdaki farklı kişilerin refahlarına eşittir. Bu sebeple sosyal refahın maksimum seviyeye ulaşabilmesi yalnızca kişisel faydalarının toplanarak maksimize edilmesiyle olur.

John Rawls ve Sosyal Refah Fonksiyonu

Bir filozof ve felsefeci olan John Rawls, birçok maliyecilerin ve iktisatçıların senelerdir çözmeye çalıştıkları adalet ölçütüne yanıt bulmuştur. Herhangi bir politika değişikliği, toplumdaki bireylerin bir kısmının faydasını artırıyor fakat bir kısmının faydasını da azaltıyorsa, bunun adaletli olup olmadığına nasıl karar verilmelidir? John Rawls’a göre bir politika, toplumdaki en fakir bireylerin faydasını artırıyorsa bu politika kabul edilebilir. Rawls bu sonuca (farklılık ilkesi) kendi adalet teorisi içinde olan varsayımlar sayesinde ulaşmıştır.

Bu varsayımların en önemlisi cehalet perdesi varsayımıdır. Bu varsayıma göre, toplumdaki kişiler arasında fayda aktarımı olan bütün hükümlerde kişiler, kendilerinin zamanla ne durumda olacaklarını bilmedikleri için, en kötü durumda olana refah sağlanacak politikaları seçmelidirler.

Bu makale ilginizi çekebilir:   Ombudsman Nedir? Ne iş yapar |2023

Rawls adalet konusunda özgürlük ve ayrılık prensibi adında iki prensip ortaya koymuştur. Özgürlük prensibi, her kişinin temel ihtiyaç ve özgürlüğe sahip olma konusunda eşit hürriyete sahip olduğunu, ayrılık prensibi ise, ekonomik ve sosyal eşitsizliklerin fakire daha çok fayda ve fırsat eşitliği verecek biçimde düzenlenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Rawls’a göre kurum ve kuruluşlar sadece adil şekilde algılanırlarsa yıkılmazlar. Tüm sosyal ve birincil mallar eşit dağıtılmalıdır, eşit olmayan dağılım yalnızca fakir olan tarafın lehine ise kabul edilebilir.

Bir toplumda A kişisinin faydasının 300, B kişisinin faydasının ise 600 br olduğunu varsayalım, Uygulamaya koyulan herhangi bir politika sonucunda A kişisi 350 br refaha ulaşırken, B kişisi ise 500 br refah düzeyine düştüğü durumda Bentham’cı sosyal refah fonksiyonuna göre reddedilirken, Rawls’çı sosyal refah fonksiyonuna göre ise kabul edilir.

Sonuç olarak Rawls’çı yaklaşımda toplum etkinlik maliyeti olsa da geliri yeniden pay ederek en fakir kişilerin zenginleşmesi amaçlanır, Bentham’da ise gelir dağılımının önemi yoktur. Fakat adalet arayışının etkinliği bozmaması şart koşulur.