Sınırlı Rasyonellik
Sınırlı Rasyonellik

Sınırlı Rasyonellik Nedir? İnsan Davranışları Rasyonel Midir?

Rasyonellik ve Sınırlı Rasyonellik

Klasik iktisadi görüşe göre bireyler alacakları kararlarda rasyonel davranmaktadırlar. Aynı zamanda bireyin yapacağı bir yatırım veya tüketim faliyetinde tam bilgiye sahip olduğu varsayılmaktadır. Dolayısıyla da birey bu gibi durumlarda ‘’fayda-maliyet’’ analizini kendince yaparak, kendine maksimum faydayı sağlayacak tercihlerde bulunmaktadır. Dolayısyla da birey kendi faydasını maksimum yapan tercihlerde bulunduğu için topum faydası da tam bilgi durumunda yapılan tercihlerden etkilenerek en iyi tercih yapılmış olmaktadır.

data-ad-format="rectangle"

Davranışsal iktisatçılar, klasik görüşe bazı noktalardan karşı çıkmaktadır. Öyle ki söz konusu bireyin sadece kendi faydası için hareket etmediğini, çevre faktörlerinden etkilenerek başkaları içinde hareket edebileceğini ve beraberinde bir takım sistematik hatalar yapabileceği görüşünü savunmaktadır. Gerçek hayatta bireyin karar verme sürecine etki eden bazı durumlar mevcuttur. Bunlar;

  • Piyasa aksaklıkları
  • Yaşanan krizler
  • Yanlış uygulanan ekonomi politikaları
  • Eksik bilgi gibi başlıklar altında toplayabiliriz.

Bireyler karar alma sürecinde yukarıdaki sayılan etmenlerin varlığında, rasyonellik ilkesine göre davranmadığı kanıtlanmaya çalışılmıştır. Daniel Kahneman bireylerin davranışlarında iktisat bilminin yanında insan psikolojisini de kullanarak bu ikisi arasında bağlantılar kurmuş ve bireylerin irrasyonel kararlar alabileceği görüşünü savunmaktadır. Ayrıca belirtmek gerekirki insan psikolojisi ile birlikte insan davranışlarını inceleyen davranış iktisadının amacı neoklasik iktisat modelinin yerini almak değildir. Arada ince bir ayrıntı olduğunu söyleyebilmekteyiz. Davranışsal iktisat irrasyonel tercihlere etki eden davranış kalıplarını tanımlayarak neoklasik iktisat modellemelerin geliştirilmesini amaçlamaktadır.

Davranışsal iktisat, bireylerin tercihlerindeki rasyonellik kavramına karşı ‘’Sınırlı rasyonellik’’ kavramını ileri sürmüştür. Sınırlı rasyonellik varsayımı, bireyin gelecekte nasıl davranacağından değil; nasıl davrandığı üzerinden yola çıkmaktadır. Söz konusu kavrama göre herhangi bir bireyin öğrenme kapasitesinin bir sınırı olduğunu, dolayısıyla da her şeyi bilmesinin zor olduğunu, öğrenme eğilimine girip rasyonel tercihte bulunsa bile bu sürecin bireye çok maliyetli olacağını belirtmişlerdir.

Bu düşünceden hareketle Simon, sınırlı rasyonellik iddiasını ortaya atmış ve iktisadi aktörlerin karar verirken en iyiye değil kendilerini tatmin eden, yeterince iyi alternatife odaklanmasının, kısıtlar dünyasında yaşayan bireyin davranışları için daha uygun olduğunu ileri sürmüştür (Dumludağ, Gökdemir, Neyse, & Ruben, 2015).

Rasyonellik, sınırsız yeteneklerle ve bilgilerle donatılmış, çevresel ve psikolojik faktörlerden izole edilmiştir. Söz konusu bu kavram iktisadi aktörler için tutarlı olsa da neoklasik okulun yapmış olduğu varsayımlarda bireyin dış çevreden ve öğrenme eğilimlerinden etkilenebileceği göz ardı edilmektedir.

Rasyonellik ve J. M. Keynes

Normatif analizler ışığında temellenen neoklasik gelenek, kullandığı modellerde, Kahneman ve Tversky’nin (1984) de ifade ettiği gibi, karar verici konumundaki bireyin doğasının rasyonelliği ve aldığı kararların mantıksallığı üzerinden ilerlemektedir (Kamber,2018). Ancak belirtmek gerekir ki piyasaların özellikle kriz sonrası dönemlerde kendiliğinden dengeye gelemediği anlaşılmıştır. Dolayısyla da bireyin rasyonelliğine yönelik konularda tartışmalar artmış ve başta psikoloji olmak üzere ‘’siyaset, sosyoloji vb.’’ Gibi faktörlerin ekonomi bilimi arasında etkileşimi tekrar gündeme gelmiştir. Yaşanan gelişmeler beraberinde davranışsal iktisat’a yönelik çalışmalar hızlanmıştır.

John Maynard Keynes teorilerinde bireyin rasyonelliğine yönelik konularda davranışsal finans görüşlerine yakın sinyaller vererek ‘’bireyin rasyonel olmadığını ve bireyin hata yapmaya meyilli iktisadi aktör olduğunu vurgulamıştır.

  • Gelecekle ilgili yanlış öngörü
  • Yanlış karar verebilen aktör
  • Piyasa dengesi bozulacaktır

Özetle; Keynes uzun dönem ile alınacak kararlarda gelecek belirsizdir. Belirsizliğin olduğu yerde de kar güdüsü ile davranacak olan bireyler yatırım tercihlerini ‘’Hayvani içgüdüler’’ ile almaktadır. Bu da beraberinde piyasa dengesinde bozulmalara neden olacağı görüşünü öne sürmektedir. Keynesin bireylerin her durumda ‘’tam bilgi ‘’ koşulu altında olmadığını ve rasyonel olmayan tercihlerde bulunabileceğini belirterek, davranışsal iktisatçılar arasında önemli bir yer edindiğini söyleyebilmekteyiz.

Herbert Simon’un Sınırlı Rasyonelliğe Bakışı

Yukarıda bahsettiğimiz gibi tam rasyonellik varsayımına eleştiriler yapılmıştır. Rasyonel bireylerin tercihlerinin, bireylerin esas davranışlarını yansıtmayarak yalnızca ideal bir model oluşturularak gerçeklikten uzak modellemeler olduğu düşünülmektedir. Bu doğrultuda bireylerin gerçek davranışlarının araştırılması ve devamında oluşturulacak modellemelerin düzenlenip litaretüre kazandırılması gereği duyulmuştur. Bu bağlamda Herbert Simon’un ‘’sınırlı rasyonel’’ kavramı bu doğrultuda piskolojik faktörlerin de hesaba katıldığı birey modeli, gerçek birey davranışlarının anlaşılmasında önemli bir yeri olduğu düşünülmektedir.

1978 senesinde Nobel’i kazanan Helbert Simon, hedefinin rasyonellik olduğunu belirtmiştir. Simon tam rasyonel birey kavramını bilgisayar’a eşdeğer tutmaktan bir farkı olmadığını belirtmiştir. Şöyle ki insanın bilgi düzeyinin ve elde edilen bilginin zihinde işlenmesinin de sınırlı olduğunu iddia ederek bireyin ancak ve ancak ‘’sınırlı rasyonel olabileceğini belirtmiştir. Simon’un görüşü incelendiğinde bireyin bilgi ve bilgiyi işleme kapasitesinin sınırlı olması ve en nihayetinde de karar alma sürecine etki ederek bireyin kendisine optimum tercihte bulunmak yerine; kendisine tatminkar bir tercih arayışında olduğunu ileri sürmüştür.

Simon’un problem çözümleme teorisinin yapı taşı olarak gördüğü unsurlar aşağıdaki gibidir;

  • Değişmeyen bilgi işlem süreci
  • Kestirme kararları için problemin temsilinin yeterliliği
  • Çözümü mümkün olan problemler
  • Problem çözümüne yarayabilecek planlar

Yukarıda bahsi geçen teorinin yapı taşları, bireye bir dahaki problemi çözmesine yetecek kadar bilgi ile birlikte bazı sınırlı ölçüde tecrübeler sunmaktadır. Ayrıca belirtmek gerekir ki problemin optimum çözümüne gerek duyulmamaktadır.

Sınırlı Rasyonellik Özellikleri

  • Simon rasyonelliği matematiksel değil; psikolojik bir kavram olarak açıklayarak ekonomideki davranış kalıplarını anlamaya çalışmıştır. Nedeni ise iktisatçılar tarafından kullanılan ‘’rasyonel birey’’ kavramı temelinde yanlışlıklar içermektedir.
  • Simon’a göre insan her zaman “en iyi” seçeneğe ulaşmak için uğraşmaz, “iyi” çoğu zaman yeterlidir
  • Günlük sosyal hayatın herhangi bir alanında ‘’rasyonel karar verme modeli’’ etkin olarak uygulanamamaktadır. Bunun nedeni ise; insanın bilgiye ulaşmada ve bilgiyi işlemede belirli bir kapasitesinin olmasıdır. Sınırlı rasyonellik kavramı bu noktadan hareketle oluşmuştur.
  • Bireylerin tercilerde bulunurken küçük bir oranda rasyonel seçimlerde bulunmaktadırlar. Bireyler tercihlerde bulunurken, cevresel koşulların etkisinde kalarak duyguları etkilenmekte ve sonuç olarak bu duygular ekseninde kararlar almaktadırlar. Dolayısıyla insanlar herzaman kendilerine mtutarlı aksimum faydayı sağlayacak eylem ve davranışlarda bulunamamaktadır.
  • Gerçek hayatta insan zihni yaratılışta sınırsız kapasite ve işlem yeteneğine sahip değildir. Her koşulda insan tutarlı seçimlerde bulunamamaktadır. Bu kavram ‘’ sınırsız rasyonellik’’ olarak bilinir.
  • Sonuç olarak ekonomide bireyler aynı düşünce ve davranış kalıbında olmadığı ve dolayısıyla her bireyin rasyonel olduğu varsayımı doğru bir olgu değildir.

Davranışsal İktisat İle İlgili Diğer makalelerimize göz atabilirsiniz.

KAYNAKÇA

Kurt, S. D. (2011). Davranışsal Ekonomi Yaklaşımlarının Tüketici Karar Verme Tarzları İle Açıklanması ve Bir Uygulama

KAMBER(2017).DAVRANIŞSAL İKTİSAT VE RASYONELLİK VARSAYIMI: LİTERATÜR İNCELEMESİ

Bayrak, O. K. (2012). Davranışsal Finans,6-18

Dumludağ, D., Gökdemir, Ö., Neyse, L., & Ruben, E. (2015).

Yazan: ANIL YÜKSEL

Hakkında: Anil Yuksel

KARABÜK ÜNİVERSİTESİ Ekonomi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir