Davranışsal Finansta Önemli Teknik Analiz İndikatörleri

Modern finans iki temel varsayım üzerine kurulmuştur: insanlar rasyoneldir ve fiyat piyasada belirlenir. Davranışsal finans , bu varsayımlarla çelişmeden ama insan psikolojisini ve bu ilkelere bir çelişki olarak hizmet etmez, fakat insan psikolojisinin ve grup psikolojisinin de önemli yanlarını ortaya koyarak finans piyasasındaki bu açığı tamamlar. Teknik analiz içinde yer alan bazı indikatörler de bu konuda yardımcı olur.

Davranışsal finans, piyasalardaki bazı anormalliklerin mesela fiyat balonların veya ani düşüşlerin nelerden kaynaklandığı sorusunu psikoloji üzerinden açıklamaya çalışır ve cevabın burada aranması gerektiğini işaret eder. Bu yazıda piyasalarda insan psikolojisini yansıtan iki indikatörü ele alacağız.

Güvenilir Göstergeleri Arayın


Birçok kişi, başarılı profesyonel yatırımcıların kullandığı stratejileri kullanarak ya da başarısız olanların tam tersi stratejileri kullanarak kolayca başarılı olunacağını düşünür. Ne yazık ki, başarılı yatırımcılar gerçek stratejilerini saklamakta oldukça başarılıdır. Başarılı stratejiyi herkes uygularsa o stratejinin başarısız olma ihtimali vardır. Fakat “kaybedenler” ya da “sürülerin” ın davranışları, belli başlı davranışsal indikatörler sayesinde kolaylıkla gözlemlenebilir . Bu göstergeler piyasaların önemli kırılım yaşadığı durumda “kalabalığın” içinde olmanın piyasanın yaşadığı aşırı korku (piyasa dibi) veya heyecan anını (piyasada tepe) yansıtması sebebiyle önemlidir. Bu tarz durumlarda kalabalığın içinde olmak çoğunlukla yanlıştır.

Yatırımcı davranışlarının ve hisse senedi fiyatlarının önde gelen iki göstergesini değerlendirelim:

1. Alım-Satım Opsiyonu oranı (Put/Call ratio)
2. 50 günlük hareketli ortalamalarının (Moving Avarage) üzerindeki hisse senedi sayısı (kısaca A50)

Davranışsal finans teorilerini uygulamaya yönelik diğer birçok çabalamada olanın aksine, bu iki öncü indikatör, ölçülebilir göstergeler olduğundan önemlidir.

Başka bir deyişle, bu indikatörler insan duygularındaki potansiyel kırılım noktalarını gösterir. Davranışsal finans ile uğraşırken ölçülebilir göstergelerin davranışları yansıtması ele alındığından bunun daima daha geniş çerçevede değerlendirilmesi gerekir.

Alım/Satım Opsiyonu Oranı “Put/Call Ratio”

Piyasada çoğu opsiyon bir ile üç ay gibi kısa vadeli olarak elde tutulur. Bu durum birçok piyasa katılımcısının ellerindeki hisselerden kısa vadede para kazanmaya çalıştıklarını ya da sadece spekülasyon yaptıklarını göstermektedir. Satım opsiyonu alanlar markette düşüş bekleyip bundan para kazanmayı umanlar tarafından alınır. Alım opsiyonu alanlar piyasanın yükseleceğini öngörüp bundan para kazanmaya çalışanları temsil eder.

Piyasada yüksek satıcı/alıcı oranı piyasada kötümser bir beklenti oluğunu yüksek alıcı/satıcı oranı ise piyasada iyimser bir beklenitnin hakim olduğu gösterir. Piyasa alım/satım opsiyonunda oynaklıklar olduğunda piyasada beklenilen şeyin çoğunlukla tersi gerçekleşir. Mesela bir açıklama şu olabilir piyasada çok fazla kötümserlik varsa buna fiyat düşüşü eşlik eder. Sonrasında fiyatlar aşırı düştüğünde kötümserlik anında burada fırsat olduğunu ve fiyatların çok düştüğünü düşünen yatırımcılar piyasaya saldırır. Kötümser bekleyenler ters pozisyonda kalır.

2002 yılından 2006 yılına kadar S&P endeksi ile Alım/Satım opsiyonunun 10 günlük hareketli ortalaması ile arasındaki tarihsel etkileşimi ele alalım (Şekil 1). Oran , 2002 yılının son çeyreğinde , ayı piyasasının sonuna doğru yüksek seviyelere (çok fazla kötümserlik hakimdir) ulaşmıştır . O zamandan bugüne Alım/Satım opsiyonunun yönü tüm yeni zirveler ve dipler, kısa vadeli piyasa dalgalanmalarını doğru bir şekilde tahmin etmiştir (Haziran 2003 hariç: Boğa piyasası başlangıcında yatırımcılar hisselere ağırlık vermeye başlamış .)

Şekil 1
Teknik analiz
Teknik analiz

A50 gibi bir piyasa söz konusu olduğunda, A50 ile diğer hisse senedi fiyatları arasındaki ayrışmaları belirlemek çok önemlidir. tabi ki 2002 yılından itibaren A50’nin S&P 500 Endeksinden önemli ölçüde uzaklaştığı birkaç örnek olmuştur (Şekil 2). Aradaki farkın iki katına çıkması bir yükseliş ve üç düşüş hakkında öncü sinyal üretmiştir.
50 günlük hareketli ortalamalarının üzerinde gezen bazı hisse senetlerindeki değişimi düşünelim. Burada örneğimiz A50, New York Borsasındaki sınırlı sayıda hisseyi temsil etse de bu hisselerdeki değişimin borsanın geneli hakkında fikir verip vermediğine bakalım. (Burada A50 Türkiye’de Bist 30 Hisseleri olarak düşünün)  . Göstergenin çizdiği geniş tabanlı hareketler, hamlenin devam edeceği olasılığını artırırken, dar tabanlı yani ani iniş veya kısa vadeli (sivri uca benzeyen) hamleler, potansiyel bir tersine dönüş işareti olabilir. Bunun nedeni, “çoğunluğun” ın yalnızca birkaç hisse senedi tarafında giderek daha fazla heyecanlanmaya (düşüş veya yükseliş yönlü) başlaması halinde, ayı veya boğa yönlü ralli riskli bir hal almaya başlamıştır.

50 Günlük Hareketli Ortalamalarının Üstünde Olan Hisse Senetleri
Teknik analiz
Teknik analiz


Sonuç

Davranışsal finans, bilinçli yatırımcılar için önemli bir fırsat sunan nispeten genç bir alandır. Çok uzak olmayan bir gelecekte davranışsal finans, modern finansı tamamlayan ve piyasadaki birçok anormalliği açıklayabilecek hale gelecektir. Belki de ileriki zamanlarda bazı yatırımcılar, alıcıların ve satıcıların davranışlarını dikkate almadan hisselerin değerini tartışmanın nasıl mümkün olmuş olabileceğini merak edeceklerdir.Derek Polcyn tarafından kaleme alınmıştır

Hakkında: yatirimkredi

yatirimkredi

Bir cevap yazın