Fizyokrasi Nedir? Fizyokrat Nedira
Fizyokrasi Nedir? Fizyokrat Nedira

Fizyokrasi Nedir? Fizyokratik Görüş Nedir? | 2020

Fizyokrasi Nedir?

Fizyokrasi, üretimde tarımsal boyutun önemini vurgulayarak temelini doğa düzeni veya doğal düzenden alan iktisadi görüşe verilen isimdir.Kelime anlamı olarak fisis kelimesi yunanca olup tabiat anlamına gelirken idare etmek anlamını taşıyan kelimeler ile türetilmiştir. Fizyokrasi doğanında kendi düzeni ve kanunlarının olduğunu insanoğlunun ise doğanın bir parçası olarak belirtilen düzen ve kanunlara uyması gerektiğini savunmaktadır. Herhangi olay veya durumda ilk kez sebep sonuç ilişkisi varlığı üzerinde duran ve ekonomik sürecin tamamını (bütünlük) ele alan fizyokrasi görüşü, sistematik bir mantığa göre görüşlerini ele almıştır.

Fizyokratik Görüş Nedir?

Fizyokrasi görüş veya iktisadi düşünceye sahip olanlara fizyokrat denir. Fizyokratik görüş, fizyokrasi ile aynı görüşleri savunur. Bütünlük ile birlikte model oluşturma ve soyutlama gibi terimler ekonomik alanda da ele alınmıştır. Servet oluşumunu ise toprak ve tarıma dayalı üretim olarak savunmakla birlikte hükümetin ve vatandaşın desteklemesi gerektiğini ön gören yaklaşımdır. Üretimdeki en verimli alanın ise Tarım sektörü olduğu görüşü temeline dayanmaktadır. Tarımı emek ve doğanın birlikte yaptığı bir işlem olarak tanımlamaktadırlar. Toprağın kullanılan emeğin fazlasını verdiği varsayımı altında tüketimin üretimden çok gerçekleştiğini belirtmektedirler. Üretimdeki artan fazlalığa ise net hasıla adını öngörmüşlerdir. Gayri safi üretim ile net üretimin arasındaki farkları ortaya koymuşlardır. Herhangi bir mal üretimini ise “madde yaratma” tabiri ile tanımlamışlardır.

Klasik görüş olan “Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler” sloganı ilk kez fizyokrasi düşünce sistemi tarafından dile getirilmiştir. Sloganın ortaya attığı bir diğer konu ise Tek Vergi politikasıdır .Tek Vergi politikasında ise sadece tarım sektörü vergilendirmesi yapılması gerektiği ve bu vergilerin toprak sahiplerinden alınması gerektiğini açıklayan politikadır. Doğa düzenine dayanan görüşte tarım sektöründeki sermayeden kazanılan değere faiz denilmektedir. İktisadi faaliyetlerin sürdürülebilirliği için ise sermaye varlığının önem ve düzeyi gereklilik arz etmektedir.

Girişim, ticarette gerçekleşecek olan özgürlük ve özel mülkiyet gibi konulardaki görüşlerinin varlıkları ilk Liberaller olarak tanımlanmalarına imkan sağlamıştır. Emek değer teorisinin geliştirilmesindeki katkılarının yanı sıra emeğin verimliliği ve verimsizliği konusunu ilk kez kullananlarda fizyokratlardır. Fizyokratların Serbest dış ticarete karşı olumsuz görüşleri de bulunmamaktadır. “Her mal alışı bir satıştır; Her satış ise bir alıştır “ cümlesi ile ticaretin iki tarafının bulunduğu işlemleri kapsadığını anlatmaktadırlar. Ticareti tarımın hizmetkarı olarak kabul etmektedirler.

Kapitalist girişimci bir tabakanın belirli bir sanayi gelişmişliğinin olduğu bir durumda devlet müdahalesi de bulunmadığı taktirde gelişmişlik seviyelerindeki artışın oluştuğu düşüncelerine sahiptirler. Sanayi fizyokratlar için ticarete kıyasla daha fazla önemlidirler. Sanayiciliğe kıyasla tarımın ne boyutta önemi ifade ettiğini açıklamaya çalışmışlardır. Sanayi ve Ticaretin fayda sağlayabilme özelliğini kabul etmişlerdir ve girdileri oluşturduğunu belirtmişlerdir.Net hasılayı oluşturmada etkilerinin olmadığını dile getirmişlerdir.

Fizyokrasi düşünce sisteminde faydanın ölçülebilir bir düzeyde olduğu varsayımı ile Kardinal Fayda Kuramını destekleyici etkilerin olduğunu görmek mümkündür. Tüme Varım yöntemi ile değil tümden gelim yöntemine dayalı fikir esaslarında bulunmuşturlar. Gücü belirleyen etmen insan iken insanı besleyen topraktır varsayımına dayanan fizyokrasi nüfus olarak fazla olmanın toprak miktarının fazlalaşmasının ülke gücünde olumlu bir artışa neden olduğunu ve ülkenin güç göstergesini ortaya çıkardığını savunmaktadır.

Hükümetin ekonomik alanda müdahalede bulunmaması gerektiği düşüncesini benimsemişlerdir. Ekonomik boyutuna bakıldığında ise doğal düzenin önemi ve bu düzenin korunması gerektiğini anlatmaktadır. Toplumsal tabakayı Aktif ve pasif sınıflandırma altında dört bölüme ayırmaktadırlar. Bu sınıflandırmayı mülkiyet sahipleri, aktif olan tarım işçileri, ülke iç ve dış ticaretiyle uğraşan tüccarlar, esnaf tabakası ile serbest meslek grupları oluşturmaktadır. Bir diğer sınıflandırma ise Gelir Dağılımı Teorisidir. Gelir dağılımı teorisini ise Net hasıla ile temellendirerek açıklamışlardır.

Fizyokrasi 18.yüzyılda Merkantilizmin etkisini kaybetmesiyle ortaya çıkmış bir görüştür. Fizyokrasi Merkantilizmle zıt görüşte olan bir görüş olarak Almanya ve İngiltere’de etkisini göstermeye başlayıp Amerika kıtasına yayılarak kitlesini arttırmaya başlamıştır. Merkantilizm 300 yıl hayatta kalmış bir görüşken Fransa’nın sanayi ve ticaretteki önem artışı tarımın vergi zorluğunu arttırmıştır.

Boş kalan (ekilmeyen) arazi artışı olması göç artışlarının varlığını kanıtlamıştır. Colbert’in sanayileşme ve sanayi geliştirmeye yönelik uyguladığı politika fizyokrasi’ nin doğuşuna temel atmıştır. Fonlar tarımdan azaltılıp sanayiye transfer edilmiştir. Merkantilizminin çöküşünün bir diğer nedeni ise 1756 yılındaki 7 yıl savaşlarının gerçekleşmiş olmasıdır. 7 yıl savaşları tarım ve ekonominin olumsuz etkilenmesine neden olmuştur. Merkantilist düşüncedeki hatalar fizyokrasi ’nin başlangıcıdır.

Fizyokrasi ticari ve finans işlemlerinin safi hasılasının olmadığını vurgulamaktadır. Üretilen mal ve paranın değiştirilmesini sağlamak amaçlarından bir tanesidir. Sektörel bazda demirbaşın tarım olmasını amaçlamaktadırlar. Kral veya hükümet tarafından herhangi bir müdahalenin olmamasını ve doğal düzenin işlemesi gerektiğini düşünmektedirler. Ticarette özgürlüğü sağlamak ve özel mülkiyette liberal düzeni korunması hedeflenmiştir. İktisat alanına yönelik gelişmeleri ve üretim artışlarının olmasını sağlamak temel amaçlarındandır.

Dış ticaretin serbestleşmesi yönünde de olumlu bakış açısına sahip bir görüştür. Soyutlama yöntemiyle bir model oluşturarak yöntemi anlama çabaları ile toplumsal faaliyetleri birbirinden ayrı değerlendirmek fizyokrasi ‘nin özelliklerindendir. Toplumsal refah ve mutluluğun olması için en ideal toprak sahipliğidir.

Yazar: Neslihan ERTAŞ

Kaynakça

] }

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir