İslam Ülkeleri İşbirliği Organizasyonu
İslam Ülkeleri İşbirliği Organizasyonu

İslam Ülkeleri İşbirliği Organizasyonu Nedir?

İslam Ülkeleri İşbirliği Organizasyonu

İİT’nin Kuruluşu ve Tarihsel Gelişimi

İslam İşbirliği Teşkilatı 1967 senesinde Arap-İsrail savaşı sonrasında Rabat şehrinde ilk İslam zirvesi toplantısında oluşturuldu. Bu savaşta Arap ülkelerinin İsrail devleti tarafından işgal edilmesi Müslüman ülkelerini birbirine kenetleyen bir etken oldu. Bu savaştan 2 yıl sonra Müslümanlar için çok önemli yere sahip olan Mescid-i Aksanın kundaklanması bu birliği oluşmasına vesile oldu. 2000 yılında olan olaylar İslam Teşkilatını daha iyi hale getirmiştir şöyle ki; 2001 yılında olan ikiz kule saldırısı, Arap baharı, İrak’ın işgali gibi olaylar doğrultusunda İİT’ nin üye ülkelerden oluşması uluslarası alanlarda saygınlık kazandırmıştır.

İİT’nin Karşılaştığı Sorunlar

İİT’nin temel amacı Müslüman devletlerini bir araya getirip, ümmetin sorunlarına çözüm bulabilmek olarak söyleyebiliriz.Bu kuruluşa üye olan ülkeler ekonomik,siyasal ve kültürel anlamda birbirlerine destek olmaktadırlar her ne kadar siyasal olarak verilen sözler pek yerine getirilmese de ekonomik olarak ticari destek yapılmaktadır. Sorunlara değinecek olursak bu kuruluşun temel ilkesine göre her İslam devleti buraya katılabilir ama İslam devleti ifadesi yanlıştır bunun yerine İslam hukuku teriminin kullanıldığında doğru ve ya yanlış olucağıda bilinmemekle birlikte ülkeler bu gibi sorunların üstesinden gelmekte zorluk çekiyorlar.

İslam İşbirliği Teşkilatı’nın Kurumsal Yapısı

İİT’nin temel organları 3 tanedir: İslam Zirvesi, Dışişleri Bakanlığı ve Genel Sekreterlik. Karar alma organı olarak bilir İslam Zirvesi.Olağanüstü hal olmadığı takdirde bu kuruluş 3 senede bir toplanmakta ve teşkilata üye ülkelerin izlemesi gereken politikalar belirlenir.Ekonomik anlamda bu kuruluşun yaptığı faaliyet olarak İslam Kalkınma Bankasını örnek olarak verebiliriz.Bu bankada para birimi dinardır. Bankanın amacı İslam ülkelerinde yaşayan vatandaşların maddi refahının güzel olabilmesi ve onlara kredi verebilmektir.

İİT’nin Uluslararası Siyasetteki algısı ve Etkisi

Soğuk Savaş sonrası İslam ülkelerine karşı bir fobi oluşmuştu diyebiliriz bu da İslam teşkilatının daha çok ön plana çıkmasına ve yeni amaçlar edinmesine zorunluluk yaratmıştır. Bu olaylar tabii ki de İTT için güzel olmuştur çünkü onlar artık sadece İslam Dünyasının sorunlarını değil tüm ulusun sorunlarını çözmektedirler ve bunu yapabilmek içinde diğer örgütlerle anlaşmalar yapmaktadırlar.

İİT ve Türkiye: De Facto Pasif Üyelikten Resmi Aktif Üyeliğe

İslam Dünyası için çok önemli bir yere sahip olan Türkiye b devirde yapılan ve denilen kavramlardan uzak duruyordu. Osmanlı zamanından beri dini konulardan uzak kalmaya çalışan Türkiye Batı’ya ayak uydurmaya çalışıyordu ama Türkiye ve Batı arasında olan sorunlar adeta bir kırılma dönemi oldu.Türkiye artık sadece Batıya değil Doğuya da açılmaya başlayıp, Mescid-i Aksa gibi tüm Müslüman devletlerini ilgilendiren sorunlarda paralel şekilde boy gösterdi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir