kleptokrasi
kleptokrasi

Kleptokrasi Nedir? Kleptokrasi Zararları Neler? | 2020

Kleptokrasi Nedir?

Kleptokrasi, iktidarda bulunan hükümetin üst düzey yetkilileri tarafından ülkenin kazancının düzenli olarak aşırılmasıdır. Hırsızlar rejimi manasına da gelmektedir. Hükümetin siyasal yetkilerini kendi kazancı için kullandığı yönetim şeklini tanımlamak için kullanılmaktadır.Olumsuz ve etik olmayan bir terim olarak ifade edilir.

Kleptokrat Nedir?

Kleptokrasi ortamının içinde kavram çerçevesinde hareket eden ve bu durumu uygulayan liderlerler de kleptokrat olarak adlandırılır. Kleptokrasi, bir denetimin mevcut bulunmadığı ve grup üyelerinin birbirine tam bağlı olduğu hükümetler tarafından, otokratik bir şekilde uygulanmaktadır. Bu sebeple ülkenin kamu fonlarının kullanımını ülkenin lideri belirlemektedir. Ülkenin refahını sömüren hükümet yetkilileri, kendi kişisel refah, kazanç ve gelişimleri için ülkenin kalkınmasında gerekli olan fonları kullanmaktadır. Demokrasinin hakim olmadığı, devlet kurumlarına yerleşmede bir adaletsizliğin söz konusu olduğu ve insan kayırmacılığının had safhalarda bulunduğu ülkelerde rastlanılan bu rejim, o ülkelerin kalkınmasının ve gelişmesinin temeldeki engellerindendir.

Ülkedeki tüm yetkiyi elinde bulunduran liderliğin, ülke vatandaşlarının çoğunluğunun hakkından ve refahından çalarak hesaplanamayacak miktarlarda servetler biriktirdiği bu hükümetlerin, dünya çapında sayısız emsali vardır. Kleptokrasiler, diktatörlükler, oligarşiler, askeri gözetim ve dış bir denetimin olmadığı ya da denetimin imkansız olduğu otokratik rejimlerle yakından bir ilişki içerindedir.

Kleptokrasiyi hunharca uygulayan liderler, yetkilerinin gücü ile ülkenin her türlü kaynağını kişisel eşyaları olarak görmekte ve bu imkanları kendi lüksleri için savurgan bir biçimde harcamaktadır. Kleptokrat liderler haksız kazançlarını çoğunlukla yabancı ülkelerin gizli hesaplarına aktarır.

Kavram, hesap verilebilirliğin yüksek olduğu ülkelerde oldukça zordur. Buna rağmen az gelişmiş, gelişmekte olan ülkelerde görülme ihtimali daha fazladır. Son yirmi yılda artan sayıda ekonomik araştırma yolsuzluğun olduğu, diktatörlerin yönettiği, hesap verilebilirliğin düşük olduğu ülkelerin ekonomik büyüme oranlarının daha düşük olduğu bulgusuna ulaşmıştır. ETik ve ahlaki olmayan, özgürlük ve hürriyeti etkileyen politikalar ülke içindeki yatırımcıları, tüketicileri olduğu kadar yabancı yatırımcıları da korkutan unsurlar olarak karşımıza çıkmaktadır.

Ülke içinde yasama-yürütme ve yargı gibi kuvvetler ayrılığı sağlanabilirse, etik olmayan ve ahlaktan uzak olan Kleptokrasi gibi durumlar da azalır. Birçok uluslararası sivil toplum örgütü, farklı seminer ve eğitimler ile bu kavramları zararlarını anlatmaktadır.

Yapısal Reform İle İlişkisi

Bir ülkede vatandaştan, esnafa, iş adamından yabancı yatırımcıya kadar herkesin ekonomiye katkıda bulunnması için öncelikle ekonomiye güven duyması lazımdır. Güven kelimesi sadece alış veriş için değil gelecekte yapılacak olan tercihler için de önemlidir. Bu tercihler, eğitim gibi dolaylı ekonomik kararlar da olabilir.

Bireyler servetlerine zarar gelebilecek hukuksuz, adaletsiz ülkelerde veya ortamlarda bulunmaktan kaçınır. Bu durumun refahlarına kısa vadede veya uzun vadede zarar vereceğini düşünür. Bu yüzden tüketimini kısabilir, yatırım yapmaktan çekinebilir. Ayrıca çalışmak için ülke dışına da çıkaak beyin göçü gerçekleştirebilir. Birçok ülkede kleptokrasi durumunda vatandaşlar o ülkeleri terk etme eğilimine gitmektedir. Kleptokrasi bu yüzden ekonomiye zarar veren olguların başında gelmektedir.

NarkoKleptokrasi Nedir?

Narkoleptokrasi, narkotik devlet ya da narkotik ekonomi diye de adlandırılır. Narkoleptokrasi, ülkede dönen uyuşturucu ticaretinden elde edilen paranın, hükümetin üst düzey yetkilileri tarafından rüşvete bağlanması sonucunda hükümetin bütünlüğünün tehlikeye atıldığı ülkelerdir. Bu durumun tam tersi durumlar da söz konusu olabiliyor, yani uyuşturucu baronları tarafından hükümetten, ülke içerisinde uyuşturucu ticaretinin sorunsuz bir şekilde yapılması için izin verilmesi zorlanılıyor.

Narkoleptokrasi, yani uyuşturucu ekonomisinin uygulandığı ülkeler listesinde Panama, Gine-Bissau, Venezuela ve Tacikistan bulunmaktadır. Narko-ekonomiler tam olarak kleptokrasiye benzemese de birçok yönüyle kavramın özelliklerini taşımaktadır. Çünkü narko-ekonomilerde de devletin başında etkili konumda bulunan az sayıda yetkili bulunur ve ülkedeki zenginliğin kontrolünü elinde barındırır. Çoğunluk ise yoksullukla mücadele ederek bu yolsuzluk içinde yaşamaya çalışır.

Ülke Ekonomisini Nasıl Etkiler

Kleptokrasinin egemen olduğu ülkelerde, yerli sanayi pek söz konusu değildir. Tarımsal üretim belirgin biçimde zayıflar, ülke pazarı yabancı yatırımcılara arz edilir. İnsan hakları çiğnenir ve gelirde büyük bir adaletsizlik vardır. Çalışma saatleri yüksektir ve ücretler düşüktür. Devlet dairelerinde rüşvet karşılığı iş yapmak ve kayırmacılık oldukça yaygındır. Bu ülkelerde, hükümetin çıkarları doğrultusunda etnik milliyetçilik, ırkçılık veya din sıkça kullanılır. Bu sayede geniş kitlelerin kolaylıkla yönlendirilmesi amaçlanır. Kleptokrasi ile yönetilen toplumlarda eğitim, sağlık, beslenme ve su gibi gerekli temel ihtiyaçların sağlanması için ayrılması gereken bütçe, yetkililerce yanlış alanlarda kullanılmaktadır. Bu sebeple bu ülkelerin vatandaşlarının çoğunluğu, yetersiz ve elverişsiz şartlarda yaşıyorlar, temel imkanlardan faydalanamıyorlar. Hükümetin üst düzey mevkilerindeki yalnızca birkaç kişi kleptokrasilerden büyük ölçüde yararlanmaktadır.

Bu rejim ile yönetilen ülkeler, uluslararası çapta güvenilir bir konumda değildir ve bu sebeple yabancı yatırımlara asla sahip olamazlar. Kısacası bu düzen, uluslararası ticaret alanında, sınır ötesi ticareti ve iç pazarı zayıflatmaktadır. Ayrıca vergi ödemelerinden sağlanan fonları kötüye kullanan kleptokrat liderler, ülkedeki tüm vatandaşların refahını negatif yöne çeken kara para aklama işleriyle de uğraşırlar. Dünya üzerinde yolsuzluk ve adaletsizlik karşıtı olan ve bu konuda çalışmalarda bulunan Uluslararası Saydamlık Örgütü 2004’teki raporunda bazı kleptokratların listesini paylaşmıştır.

Yazan: UĞUR KAYA

Kaynakça

] }

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir