meritokrasi meritokratik
meritokrasi meritokratik

Meritokrasi Nedir? Meritokratik Ne Demektir? | 2020

Meritokrasi Nedir?

Meritokrasi (merit veya meritokratik sistem) kişilerin geçmiş yaşantısına, cinsiyetine, aile yapısına, politik konum ve gücüne vb. özellik ve durumlara bakılmaksızın sadece yetenek, beceri ve yeterlilik ölçüsü dikkate alınarak toplumun üst kademelerine yerleştirilmesi gerektiğini savunan bir yönetim sistemidir. Toplumda seçkin, becerili ve değerli insanların üstün ve etkili olmasını savunan görüştür. Meritokrasi, Yunan ve Latin asıllı bir kelimedir. Latince ‘meritum’ yeterli, Yunanca ‘kratein’ güç ve etki anlamına gelir. Meritokrasi bu iki kelimenin birleşmesiyle türemiştir. Ayrıca, meritoktasi kelimesini ilk defa ‘Meritokrasinin Yükselişi’ kitabının yazarı Michael Young aynı adlı eserinde kullanmıştır. Meritokratik kelimesi de erdem ile ilişkili bir kavramdır.

Bu yönetim biçiminin özü liyakate dayanır. Liyakat kelimesi layık olma, uygunluk ve yeterlilik anlamına gelir. Bu doğrultuda şu söylenebilir: merit sistemde ayrımcılık(kayırma) olmaksızın örgüt, kişilerin zeki, yetenekli ve bahsi geçen işe uygunluk derecesine göre oluşturulur. Merit sisteme göre, özellikle idare ve kamu yönetimi gibi devletin kritik noktalarına görevi hakkaniyetle yerine getirebilecek en tecrübeli ve en zeki kişiler atanır.

Meritokrasi aynı zamanda, kayırmacılığın ön planda olduğu nepotik sisteme bir tepkidir. Buna rağmen bazı iktisatçılar tarafından kapitalist sistemin yaygın olması nedeniyle toplumun her kesiminin aynı şartlarda eğitim alıp benzer şartlarda tecrübe edinememesi sebebiyle eşit yeteneklere sahip olamayacağından yeterince bir adaletli sistem olmaması şeklinde eleştirilmiştir.

Meritokratik Ne Demek?

Bir düşünce sistemi ve hayat felsefesi olarak meritokrasinin benimsenmesine meritokratik düşünce adı verilmektedi.r

Meritokrasi Örnekleri

Tarihe bakıldığında meritokratik düşüncenin çok eskilere dayandığı görülür. Sadece bir yönetim biçimi değil sosyal ve felsefi bir düşünce olan meritokrasi görüşü birçok filozof ve devlet adamlarına ilerlemenin kaynağı olmuştur.

Çin’de uygulanmaya çalışılan meritokratik yöntemin anlatıldığı videoyu izleyebilirsiniz

Osmanlı Devleti’ndeki devşirme sistemi merit sistemin ilk örneklerindendir. Fethedilen (özellikle Balkan ve Rumeli) bölgelerden toplanan genç erkeklerin yetenek ve becerilerine göre sıkı bir şekilde eğitilip, devlette en yararlı olacakları kısımlara yerleştirilmeleri Osmanlı Devleti’ndeki devşirme sistemiydi. Eğer kişi kılıç kullanmakta ve dövüşmekte iyi ise Yeniçeri Ocağı’na, bürokratik işlere eğilimli ise saraya gönderilirdi. Bunun sonucunda Osmanlı Devleti’nin tüm devlet adamları iyi eğitilmiş ve alanında yetenekli kişilerdi.

Ünlü filozof Konfüçyüs de merit sistemin savunucularından idi. Çin toplumunun toplum düzeninin oluşturulması ve devletin kalkındırılması için düşünen Konfüçyüs ‘ideal insan’ fikrini ortaya atmıştır. Ona göre; kişi kendini en iyi şekilde yetiştirmeli ve ideal insan olma yolunda ilerlemelidir. Konfüçyüs her insanın ideal olması beklentisinde bulunmaz fakat ona göre her yönetici ideal, görevine layık ve becerikli olmalıdır. Çünkü yöneticiler bu üstün özellikleri uyguladıkları zaman toplum da onları örnek alacak ve ideal insan olma yolunda gidecektir. Böylece toplum düzeni oluşturulmuş olur.

Eski Türk-Moğol devlet hükümdarı Cengiz Han, güçlü bir devlet düzeni kurmayı hedeflemiştir. Bu doğrultuda ‘evinde düzeni sağlayan bir kimse, devlette de düzeni sağlayabilir. On kişiyi iyi derecede komuta eden on bin kişiyi de çok iyi komuta eder.’ düşüncesiyle devletin kritik noktalarına her zaman liyakat esasına dayalı olarak güçlü, akıllı ve bilge kişileri atamıştır. Cengiz Han’a göre kişinin hangi aileden geldiği öncelik değildi. O sadece profesyonellik ve tecrübeye güvenirdi. Özellikle bürokraside bahsedilen bireysel üstünlüğe daha çok önem verirdi. Bu sayede güçlü bir merkezi otoriteye sahip Türk-Moğol Devleti kurmuştur.

Meritokrasi’nin bir diğer örneği ise Amerikan Merit Sistem Yasasıdır. 1880’li yıllarda Amerika’da siyasal yapıdaki bozulma yeni bir sisteme ihtiyacı ortaya çıkarmıştır. Bu kırılmayı dengeye getirmek amacıyla birçok organizasyonlar kurulmuştur fakat asıl olarak merit sisteme geçiş için ilk adım 1883’te atılmıştır. 1883’te toplanan kongrede Senatör George H. Pendleton’un atılımıyla ‘Pendleton Yasası’ çıkarılmış ve merit sistem yasalaştırılmıştır. Bu yasa çerçevesinde artık Amerika hükümetinde görev dağılımı yetenek ve yeterliliğe göre yapılmıştır.

England Meritocracy Party (İngiltere Meritokrasi Derneği), beş ilkeden oluşan bir bildiri yayınlamış ve merit sistemi savunmuştur. İlkeler aşağıdaki gibidir:

  • Kayırmacılık yoktur
  • Yandaşlık yoktur
  • Ayrımcılık yoktur
  • Eşit imkânlar esastır
  • Tatminkâr erdemler esastı

Meritokrasi’nin Önemi

Meritokrasi ülkelerin alt yapısının gelişime açık ve güçlü temele sahip olarak kurulmasında önemli rol oynar. Meritokrasi ülkelerin temel yapı taşını oluşturan siyasi, bürokratik noktalarına başka hiçbir ölçüt gözetmeksizin yetenekli ve verilen görevin bilgisine tecrübesine sahip olanların atamasını yapmayı savunan bir ideolojidir. Büyük bir insan kitlesini temsil eden yönetici ne kadar yetenekli ve bilgili olursa, işini ne kadar layığıyla icra ederse, temsil ettiği halk da onu örnek alacak ve onun yolundan gidecektir. Bu sayede kendini geliştiren, alanında yetenekli ve bilgiyi üstün gören bir nesil yetişecektir. Bu, her ülkenin gelişimi ve varlığını sürdürebilmesi için temel bir gereksinimdir.

Meritokratik anlayış sadece yönetim açısından değil, ülkenin geleceğinde etkili olan her alanda benimsenmeli ve uygulanmalıdır. Eğitim bir ülkenin geleceği için en temel alandır ve burada atamaların siyasi yandaşlığa göre değil kişinin öğretim becerisinin olup olmadığına bakılarak, bilgin ve bilinçli bir nesil yetiştirebileceğine kanaat getirilerek yapılmalıdır. Aksi halde tekdüze bir eğitim sistemi yaratılmış olur ve eğitim görmüş fakat ezberci ve bilgisini kullanamayan bir nesil doğabilir.

Teknolojiyle birlikte daha da büyüyen ve gelişen dünyanın her bir ülkesi için merit sistem temel bir yapı taşıdır. Eğer merit sistem benimsenmezse, yetersiz mesleki emek gücü ortaya çıkar. Bu yetersizlik ülkenin üretim kalitesini buna bağlı olarak hata ve emek gücü maliyetlerini arttırır. Dolayısıyla ihracat azalır ve ülke geliri düşebilir. Aynı zamanda dünya ekonomisinde iyi bir konuma sahip olamayıp gelişmesini geriye getirebilir.

Global dünyada rekabet içinde olan ülkeler için gelişmiş ülke ve bilgi toplumu olabilme yolunda merit sistem önemli bir ideoloji ve araçtır.

Yazar: Seray İŞERİ

Kaynakça

  • https://medium.com/@mstfsarky/meritokrasi-nedir-aac892866bc3
  • http://www.canaktan.org/din-ahlak/ahlak/meritokrasi/aktan-meritokrasi.htm
  • https://onedio.com/haber/ne-sosyalizm-ne-fasizm-tam-bagimsiz-bir-yonetim-bicimi-meritokrasi–617041
  • Özlem Yüzak, Meritokrasi… Demokrasi…(Çin, ABD, Türkiye), Cumhuriyet Gazetesi
  • Nurcan Kalkır (2018), Konfüçyüs’ün Yönetim Anlayışı Üzerine Bir Analiz, Erciyes Üniversitesi
  • Senem Nart (2019), KAMU KURUMLARININ DNA’SI DİJİTAL DÖNÜŞÜME HAZIR MI? MERİTOKRASİ PERSPEKTİFİNDEN BİR DEĞERLENDİRME, Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi
  • Ramazan Gök (2019), TÜRK EĞİTİM SİSTEMİNDE LİYAKAT (MERİTOKRASİ) ESASLI EĞİTİM YÖNETİCİLİĞİ ,Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi
  • Vedat Aksoy (2016), EĞİTİM ÖRGÜTLERİNDE MERİTOKRASİ İHLALİ SONUCU OLUŞAN YENİ BİR LİDERLİK: HAFİ LİDERLİK, ISSN:1694-528X İktisat ve Girişimcilik Üniversitesi

 

 

SERAY İŞERİ

2015010504061

 

] }

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir