Kyoto Protokolü Nedir?
Kyoto Protokolü Nedir?

Kyoto Protokolü Nedir? Kyoto Sözleşmesi Maddeleri Neler? | 2020

Kyoto Protokolü Nedir?

Kyoto Protokolü’nde küresel ısınma beraberinde iklim değişiklikleri konularında mücadele için alınan önlemler yer almaktadır. Ülkelerde ki atmosfere yayılan karbon oranlarının 1990 yıllarında ki oranlara nasıl düşürülmesi gerektiğiyle ilgili protokol incelemesi yapılmaktadır. Makalede Kyoto Protokolü’nün ortaya çıkış yılı ve gelişim incelemesi de yapılmaktadır.

Kyoto Sözleşmesi Nedir ?

Kyoto Protokolü, Japonya’da Kyoto şehrin de 1997 yıllarında oluşan protokoldür.1992 yılında imzaları atılan anlaşmayla oluşan maddelere dayanılmaktadır. Sera etkisiyle yaratılan gazlarda ki salınımları azaltmak amacıyla sanayileşmede ki ülkelere hedefler belirlenmektedir. Sera etkisinin yarattığı gazların az oranlarda da olsa küresel ısınmayla, küresel ısınmanın yeryüzüne hayatları korkutma oranlarının artmasında ki sebepler arasında sunulmaktadır.

Sera gazlarının salınım etkisini azaltmak için alınan yöntemler arasında bazen zorlamalarda yapılmıştır. Bu gazları üretenlere bir bedel ödemek zorunda bırakılıyor ve bu şekilde sera gazı salınımını azaltmaya çalışıyorlar. Kyoto Sözleşmesi, küresel ısınma ve iklim değişiklikleri konuların da önlem almaya yönelik uluslararasında ki tek anlaşmadır.

Kyoto Protokolünde Rusya’nın da Kasım 2004 senesinde katılmasıyla Şubat 2005 senesinde net bir şekilde yürürlükte gözükmektedir. 2006 senesinde tam olarak 169 tane ülkenin ve devletlere bağımlı kuruluşların da sözleşmede imzaları yer almaktadır. Sözleşmede elbette imzaları yer almayan ülkeler de bulunmaktadır. ABD ve Avustralya gibi gelişmekte olan ülkelerin yanı sıra Türkiye gibi gelişmek üzere olan ülkelerin de imzalarının da yer almadığı gözlenmektedir.

Kyoto Protokolü maddeleri

  • Atmosfer üzerin de salınmakta olan 6 tane gazların miktarı %5 azaltılacaktır.
  • Endüstrilerde, motorlu taşıtların, ısıtmalarıdan kaynaklı sera gazlarının oranlarının azaltmak üzere konular tekrardan ele alınacaktır.
  • Daha minimum enerjiyle ısınmak, enerjiyi az tüketimde tutabilen araçları kullanmak, enerjiyi minimum oranda tüketmekte olan teknoloji sistemleri endüstrinin içinde yer alması sağlanacaktır. Ulaşımlarda, çöplerin depolanmasında çevrecilik ilkesi ele alınmak istenmektedir.
  • Atmosferdeki metan ile karbondioksit oranlarının düşürülmeleri için farklı enerji kaynaklarına başvurulacaktır.
  • Fosil yakıtların kullanılması yerine örnek olarak bio dizel yakıtlar kullanılmaya başlanacaktır.
  • Çimentoların, demir-çelik bununla birlikte kireç fabrikalarının yüksek enerjilerin tüketildiği işletmelerin atık işlemlerinin yeniden ele alınması da söz konusudur.
  • Termik santrallerinde daha minimum karbon çıkartılan sistem, teknoloji sisteme girecektir.
  • Güneş enerjilerinin önündeki engeller kalkacak, nükleer enerjilerde karbon oranları sıfırlarda olduğu göz önünde tutularak.
  • Vergilerde düzenleme gelecek. Yakıtı fazla oranda tüketen ile karbonu fazla oranda üretenlerden vergi fazla alınacaktır.

Maddeleri sözleşmede ele alınacak konulardır.

Salınmakta olan altı gaz :

  • Karbondioksit
  • Metan
  • Diazot monoksit
  • Hidroflorokarbonlar
  • Perflorokarbonlar
  • Kükürt heksaflorid gibi gazlarıdır.

Türkiye ve Kyoto Protokolü

Sözleşmede Türkiye OECD üyelerinin içinde yer aldığı için sera gazı emisyonlarında azaltmaya yönelik birinci derecede sorumlu olan Ek1 ülkelerinin grubunda akabinde az gelişmiş sorumlu ülkelerde emisyon oranlarının azaltılmasında rolünde finansal, teknik destekler sağlamak için Ek2 ülkelerinin bulundukları gruplarda yer edinmiştir. Bu koşullar düşünülerek, yükümlülüklerin bu şartlar içinde getirilmeyeceği gerekçe sunularak imza atılmamış ve sonralarında da tarafsız kalınmıştır.

Türkiye’nin Kyoto Sözleşmesini İmzalama Haberi

Bununla birlikte 1997 yılında Kyoto Konferansı’nda Türkiye 2 ekten de çıkartılmak için talepte bulunmuştur fakat bu talep kabul edilmemektedir. Türkiye daha sonralar da Lahey Konferansına Ek2 ülkesinden çıkartılıp sadece Ek1 ülkesi olarak kalması halinde destekleyeceklerini bildirmektedir. Bu talep konferans tarafınca incelenmiş ve Ek2 ülkeleri arasından Türkiye’nin çıkartılmasının uygun olduğu kabul edilmiştir. Türkiye bunun üzerine Kyoto Protokolü için kabul tasarısı oluşturmuştur. Bu tasarı TBMM‘de beklemekte gözükmektedir.

Atılım Üniversite’sinde düzenlenen Küresel ısınma ve Seminer

Kyoto Protokolü’nin Mekanizmaları

Kyoto Sözleşmesi’nin diğer çevreci sözleşmelerden ayırmakta olan büyük fark hedeflere ulaşmakta kullanılan esneklik mekanizmasıdır. Son yıllarda Karbon Piyasaları ismi ilede adlandırılmaya başlanan bu mekanizmalar da temel amaç iklimlerde ki değişikliklerde yol açılan sera gazlarının emisyonları azaltmak için uygulanmak istenen daha az maliyetlerle sürekli hale getirilmesi için imkan ortamı oluşuyor.

Kyoto Sözleşmesi ele alınmakta olan esneklik mekanizmaları:

  • Ortak uygulamalar : Ek 1 kapsayan ülkeler arasında olması gereken koşullar sağlandığın da bir Ek1 ülkesi ile herhangi bir Ek1 ülkesiyle emisyonda azaltma yolunda ortaklaşa bir proje yürütülebilmektedir.
  • Temiz kalkınma mekanizması : İklim değişikliklerinde ki sorunları çözümündeki maliyetleri azaltmak amacıyla kabul edilen esneklik mekanizmasıdır. Bu mekanizmada ki amaç gelişmiş ülkelerde ki düşük maliyetlerle sera gazı salım hedeflemesi, gelişmiş olan ülkeler de devamlılığı sağlanabilir yükselme hedefleri elde edilmesi amaçlanır.
  • Emisyonda ticaret : Basit bir mekanizma olarak da adlandırılmaktadır. Bu sisteme baktığımız da üretim gösteren sektörlerde ki işletmelerde ki emisyon kota ticaretinin yapıldığı bir piyasada yer aldığını görüyoruz.Firmalara belirli emisyon azaltmaları sebebiyle hedefler verilmekte bu hedeflere hızlı bir şekilde ulaşmak için, düşük maliyetlerle pazar çerçevelerinde karbon ticareti yapılmasını sağlamakta olan bir sistem olarak karşımıza çıkmaktadır.

Sonuç

Son yüzyılların önemli oranlarda artış göstermekte olan küresel ısınma ile birlikte küresel ısınmayla bağımlı felaketlerin de en mühim sebepleri sanayileşmenin getirdiği insanoğlu faaliyetlerinin sonucunda meydana çıkmakta olan sera gazlarının atmosfer içerisindeki emisyonların oranları mühim oran miktarında ki artışlardır.Bununla birlikte BMİDCS tarafında bulunan ülkelerin Kyoto Protokolünü oluşturuyor ve 2012 yılları ile birlikte sera gazı emisyonun miktarını 1990 yıllarındaki seviyelerde ki oranlara indirmeye taahhüt etmek istemişlerdir.Doğada var olan hasarların giderilmesi amacıyla tek seçenek enerjideki kaynakların temizliği ile teknolojilerin de kullanılmasıdır.

Yazar: Neşe MİDİLLİ

KAYNAKÇA

Hakkında: Yatirim Kredi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir