Monetarizm ve Monetarist
Monetarizm ve Monetarist

Monetarizm Nedir? Monetarist Parasalcı Yaklaşım Nedir? | 2019

Monetarist ve Monetarizm Nedir?

Parasalcı yaklaşım veya Monetarist yaklaşım ekonomisi, nominal milli gelir düzeyini etkileyen en önemli değişkenin ekonomideki para miktarı olduğunu anlatır.

Milton Friedmen’in öncülük ettiği Monetarizm 1970’li yıllarda karşılaşılan stagflasyon durumuna karşı Keynesyen iktisat teorisi’nin bir acıklama getirmemesiyle önem kazanmıştır.

Friendman’a göre ekonominin eksik istihdamda bulunabileceği öngörülür. Eksik istihdam durumunda hükümet para arzını artırdığında , bu artışın bir kısmı fiyatlar, bir kısmı da üretim miktarı üzerinde etkili olacaktır.

Friedman, bütün ekonomilerin denge üretim seviyesi olduğunu öngörür. Bu denge üretim seviyesine ”Ekonaminin normal performansı” denir.Friedmana göre ekonami bu seviyeye ulaştığında halde işsizlik oranı görülür. Bu görülen orana doğal işsizlik oranı denir.

Klasik iktisatçılar tarafından ortaya çıkarılan bir teori olan miktar teorisinin temel öngörüsü fiyat artışların para arzındaki artışa bağlı olduğudur. Friedman, bir tüketicinin para talebine dayanarak paranın genel dolaşım hızının diğer belirtiler arasında,faiz oranı ve servetin reel değeri gibi faktörlere bağlı olduğunu öngörmüştür.Paranın gelir dolaşım hızı değişebilir, fakat bu değişim tesadüf olmayıp bir ekonometrik model içinde tahmin edilebilir. Friedman sanayileşmiş bir çok ülkede paranın dolaşım hızının yüksek olduğunu ifade etmiştir.

Parasalcı Yaklaşım Nedir?

1970 yılarına kadar varlığını sürdüren Keynesyen görüş, yine o yıllarda meydana gelen stagflasyona bir açıklama getirememesi yerine başka bir görüşün gelmesine sebep olmuştur. Keynesyen iktisatçıların yerini alan iktisatçılar ise Monetarist (Paracı) olarak adlandırılmaktadır.

Keynesçi yaklaşımda, yatırımların zayıflaması ile birlikte ekonomiyi dengeden uzaklaştıran çarpan süreçleri ortaya çıkmaktadır. işsizlik, tüketimde ki toplam talebi düşürüp daraltmakta, dolayısıyla toplam talep ise yatırım harcamalarını düşürmekte ve böylece ekonomi dengeden hızla uzaklaşmaktadır. Keynes’te bu sistemi işleten dinamik, cari gelire dayalı tüketim harcamalarıdır.

Monetarizm ve Keynesyen arasındaki fark; parasal ekonomi ekonomideki paranın kontrolünü içeriyor; Keynesyen ekonomi hükumet tüketimini içeriyor. Monetaristler, ekonomideki para arzının kontrolüne inanırlar ve piyasanın geri kalanı kendilerini düzeltmelerine izin verir. Keynesyen ekonomistler tüketicileri daha fazla mal ve hizmet satın almaya yönlendiren bir talep yapılmadıkça sıkıntılı bir ekonominin aşağı doğru sarmal devam ettiğine inanırlar. Talep tarafındaki ekonominin ekonomik terminolojisi, Keynesyen ekonomi ile eş anlamlıdır. Keynesyen iktisatçılar ekonominin, para talebinin ekonomideki rolünü tamamen göz ardı etmemekte ve GSYH etkilemesine rağmen, mal ve hizmet talebini değiştirerek en iyi kontrol altına alındığına inanırlar. Bununla birlikte, ekonomik piyasa herhangi bir parasal etkiye uyum sağlamanın çok zaman aldığına inanırlar.

Parasalcılar(Monetaristler),fiyatlardaki arz ve talebin değişimlere son derece duyarlı olduğunu ileri sürmektedirler.Herhangi bir ürünün fiyatındaki artışın, dieğer ürünlerin fiyatlarındaki düşüşe sebep olacağını; bu şekilde fiyat hareketlerinin dengelenebileceğini düşünmektedirler

Monetarist görüşünün temsilcilerini incelmek için aşamalara bakmak gerekmektedir ve bu aşamalar dört taneden oluşmaktadır; Birincisi, Chicago Okulunun temsilcileri,Henry Simon, Lloyd Mints, Paul Douglas, Aaron Director, Jacob Viner “sözlü Chicago okulu” geleneğinin temsilcisidirler. İkincisi ise , Milton Friedman’ın ismi ile tanımlanmıştır . Anna Schwartz, Phillip Cagan, Richard Selden vb. iktisatçılar, Friedman’ın yolunda olan iktisatçılardır. Üçüncüsü ise Karl Brunner, Allan Meltzer vb. iktisatçılarla Milton Friedman’ın izleyicileri arasında bazı önemli görüş ayrılıkları vardır. Dördüncü okulun temsilcileri ise Robert Lucas, Thomas Sargent, Robert Barro, Brian Kantor, Stanley Fischer gibi iktisatçılardır.

Paracı iktisatçıların kaleme aldığı fikirler günümüzdeki Keynesçiler tarafından paylaşılmaktadır. Keynesyençilerce kabul görmeyen kısım, monetaristlerin kısa vadeli sonuçlardaki belirsizliklerinin doğru olmadığıdır.

Monetaristlerle Keynesyeciler arasında ki münakaşa ”Para talebinin faiz elastikiyeti” ile sınırlandırılabilir. Keynesyen görüşcüler bunu ”Kuvvet” olarak ele alırken, Monetaristler bunu ”Zayıf” olarak görmektedirler. Keynesciler, para talebinin artışının gözlenemeyeceğini savunurken, Monetaristler ise tam tersini gözlenebileceğini savunur.

Yazar: Abdullah Başoğlu

  • http://www.akademiktisat.net/calisma/iktisat_teori/monetarizm.htm
  • https://ekonomihukuk.com/iktisadi-teoriler/monetarist-iktisat/
  • https://www.ekodialog.com/Konular/monetarist_ekonomi.html

 

 

 

 

Hakkında: yatirimkredi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir