Planlı Ekonomi Nedir | 2020

Planlı Ekonomi Konusuna değinmeden önce bazı bilgileri ele alalım. Ekonomik faaliyetlerin planlanması, 20.yüzyılda Sovyetler Birliği ile netlik kazanmıştır. Özellikle büyük saniyeleşme atılımlarının yapılmasına olanak sağlamaktadır aynı zamanda devlet müdahalesi biçimidir.Bununla birlikte Türkiye de planlama uygulamaları yapan ülkeler arasında yer almaktadır.Türkiye’de günümüzde olan sistemi üretim,yatırım ve bölüşüm kararlarının,girişimciler tarafından,karının arttırmak amacıyla piyasadaki fiyatlarına bağlı olarak tüketici tercihini karşılamak üzere alınan ve özel , kamu ve kooperatif mülkiyete dayanmaktadır. Bu makalenin amacı geçmişten günümüze kadar planlı ekonominin gelişimini incelemektir.

Ekonomi Nedir?

Ekonomi, ihtiyaçları sağlayacak malların üretim ve tüketim faaliyetlerini analiz eden,sınırsız olan insan ihtiyaçlarının az kaynaklar ile sağlanmasını inceleyen sosyal bir bilimdir.Ekonomin biliminin görevi üretimin,işsizliğin fiyatların ve benzer olayların davranışını tanımlamak,
aralarındaki ilişkiyi saptamaktır.Yüzyıllar boyunca yapılan keşifler,icatlar ve gelişmeler ekonomiyi geliştirmek için yapılan önemli adımlardır.

Planlı Ekonomi Nedir ?

Planlı ekonomi , kaynakların kullanımını devlet tarafından düzenlendiği ve denetlendiği ekonomi,üretim,yatırım ve dağılım kararlarının tümü ya da büyük bir kısmı merkezi sistem tarafından ele alınmaktadır.Planlı ekonomi kavramı,ikinci dünya savaşı öncesinde sadece Sovyetler Birliği için kullanılmıştır ve daha sonra diğer sosyalist ülkeler az gelişmiş ülkeler içinde kullanılmaya başlamıştır.Az gelişmiş ülkeler sahip oldukları az kaynakları en verimli biçimde kullanabilmektedir ve gelişmiş ülkeler arasındaki açığı hızlı bir şekilde kapatabilmek için planlı ekonomiye başvurmaktadır.Kaynak kullanımını devlet belirlemektedir ve denetlemektedir.Ülkeler farklı ekonomik ve politik sistemler uyguladıklarından dolayı planlarda bu sisteme göre değişmektedir.Planlar,emredici planlar ve yol gösterici planlar olarak iki ayrı farklı şekilde incelenmektedir.Emredici planlarda ülkedeki tüm ekonomik faaliyetler planlar dahilinde yürütülürken, yol gösterici planlar kamu sektörü ve özel sektörü ile yapılmaktadır.

Türkiye’nin Planlı Ekonomi Tarihsel Gelişim Süreci

Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılmasıyla birinci dünya savaşı sonrasında 1923 yılında Cumhuriyet rejimine geçilmiştir bu dönemde Osmanlı’dan kalan ekonomik enkaza karşı Türkiye Cumhuriyeti ülkenin doğal kaynaklarını en iyi şekilde kullanılması ve kaynaklara bağlı sanayiye önem verilmesi ve dengeli bir gelir dağılımı yaparak doğru bir şekilde kalkınmanın sağlanmasını hedeflemiştir.Böylece 1923’ten ilk 5 yıllık planın 1932 yılına kadar devam etmesi sağlanmaktadır.
Tüm dünyayı etkisi altına alan 1929 ekonomik kriz Türkiye’yi de derinden etkilemiştir.Bu gelişmelerin sonucunda 1932 yılında Sovyetler Birliği’nden bir heyet Türkiye’ye gelmiştir.Böylelikle Türkiye’de kurulacak sanayiye yönelik bir raporu İktisat Vekili Celal Bayar’a sunarak,birinci 5 yıllık temelini oluşturan bu raporu uygulama görevi Sümerbank’a verilmiştir.Bunun sonucunda Kamu İktisadi Teşebbüsü (KİT) bir devlet kuruluşu sanayi ve hizmet sektöründen devriye geçilmektedir. Sümerbank dahilinde,ham maddesi yurdumuzdan sağlanabilen sanayiler kurulmuştur.

1936 yılında ikinci 5 yıllık plan hazırlanmıştır fakat ikinci dünya savaşı sebebiyle bu plan uygulanamamıştır.
1923-1938 yılları arasında Türkiye’nin modern altyapısının sanayisini , finans sektörünün temelleri başarılı bir şekilde kurulmuştur.Bu dönemde Türkiye modern sanayileşme ile tanışmaktadır. Türkiye’nin Planlı ekonomi geçmişi sadece Atatürk döneminde değil,1960 yılında sonrada devam etmekte olup halen onuncu kalkınma planı uygulanmak istenmektedir.
1961 yılında yürürlüğe giren anayasa planlama ve planlı ekonomi kavramlarını bir kurul haline getirildi.1963 ve 1967 yılları arasında birinci 5 yıllık kalkınma planı uygulanmıştır ve başarılı olmuştur.Türk plan modeli kamu için zorunlu,özel sektör için yol gösterici olmaktadır.
1974 yılında petrol savaşları, dış petrol krizi,petrol fiyatlarının dört kat artmasıyla Türkiye gibi dışarıdan petrol almak zorunda olan bir ekonomiye büyük ölçüde etkilemektedir.Kıbrıs Harekatı sebebiyle Türkiye’ye ekonomik ambargo uygulanmıştır bu ambargo Türkiye’nin bütün planlarını bozmuştur.
1970-1979 dönemi enflasyonun yükseldiği bir dönemdir enflasyon ortalama %26.3 seviyesine yükselmiş kademe kademe artan kurlar enflasyonun çok gerisinde kalmıştır ortalama %10’lara kadar artmış,1977 senesine kadar %9 seviyesinde değişmeyen faizler ortalama %12 dolaylarında kalmıştır.1980 senesinde TL’nin değeri çok yükselmiş,reel faizler ise %35’lere gerilemiştir.Buna göre 1960’a nazaran dengeler daha da bozulmuştur.Artan kriz 1979 senesinde Türkiye’yi ’70 sente muhtaç ‘durumuna düşürmüştür.1994-2001 yılları arasında iki büyük ekonomik kriz yaşandı.1994 yıllarının başlarında ekonomik dengeler bozulmuştur.Enflasyonun ulaştığı yüksek boyuttan faizleri düşürmeye yönelik politika uygulanmaya çalışılıyor ve Hazine’nin iç borçlanma ihaleleri iptal edilmektedir. Sonrasında Türkiye 5 nisan 1994 kararıyla ekonomik önlem alıp uygulamak zorunda kalmıştır.Türkiye 2001 senesinde yaşadığı en büyük ekonomik krizlerden birini yaşamışken bu krizi atlatması oldukça hızlı olmuştur.Türkiye bir yıl sonra yeniden büyümeye devam etmeye başlamıştır.
2001-2002 yıllarında istikrar politikası uygulanarak IMF bu politikaya katkıda bulunmaktadır ve desteklemektedir.
2002 senesi sonunda AKP Partisi iktidara gelerek yeni bir ekonomi politikası uygulamıştır bu politikanın amacı sıkı maliye politikası, düşük bütçe açığı,sıkı para politikası,enflasyonla mücadele,bu müdahale sonucunda döviz kuru sisteminden dalgalı kur sistemine geçiş politikasıdır.
Türkiye Cumhuriyeti 2019-2023 11.kalkınma planı 18 Temmuz 2019 tarihinde TBMM’de kabul edilmiştir.
On birinci kalkınma planına göre, 2023’te Türkiye’nin dünyanın ilk on ekonomisi arasına girme söylemi bir tarafa bırakılarak, 2023’te Türkiye’nin dünyanın 16 büyük ekonomisi olması hedeflenmektedir.

Tek Yol Planlı Ekonomi

Dünya üzerinde her dokuz bireyden biri açlıkla mücadele etmektedir bunların başında ilk olarak Afrika sev sonrasında Asya yer almaktadır.
Hollanda dünyanın en büyük sekizinci ekonomisi olmasına rağmen anneler bebeklerine mama bulamamaktadırlar.Ciddi tartışmalar ve kavgalar yaşanmaktadır çünkü mamalar Çinli tüccarlar tarafından toptan alınmaktadır.Çin dünyanın en büyük ekonomisine sahip ülkedir.Çinli aileler bebeklerine mamalarını marketten almamaktadırlar ve yasa dışı yollara başvurmaktadırlar.Çünkü Çin’de üretilen mamalardan yaklaşık 6 bebek ölmektedir ve 300 bini hastalanmaktadır bu yüzden Avrupa’da üretilen mamalar istenmektedir.Küresel şirketlerin baskın olduğu gıda sektöründe fiyatlar rekor üstüne rekor kırmaktadır.Buğday ve mısır olmak üzere temek gıda fiyatları artmaktadır buna rağmen Holanda’da yılda 1.3 milyar ton yiyecek çöpe atılmaktadır.
SSCB ve Doğu Bloğu’nda neyin ne kadar üretileceğine,kime ne kadar dağıtılacağına bürokratlar karar vermektedir.Ekonomik plan israfını engellemek için üretilen çeşitliliği eşit bir şekilde paylaştırmak için değil Rusya’ya diğer kapitalist ülkelere karşı daha üstün tutmak ve hızlı sermaye birikimi için yapılmaktadır.

KAYNAKÇA

https://www.iktisatsozlugu.com/nedir-4682-planli-ekonomi-#.XgOdZIMzbIU

http://disticaretgunlugu.com/turkiyenin-planli-ekonomi-gecmisi/

https://marksist.org/mobile.new.phb?id=1667

https://www.turkcebilgi.com/planl%C4%B1_ekonomi

Eğilmez,Mahfi.Ekonomi Politikası,2018 (18)

Mahfieğilmez.com

https://www.iktisatsozlugu.com/nedir-4682-planli-ekonomi-#.XgOg5oMzbIU

The Journal of International Scientific Researches,2016 1(3)

ÜNAY YEŞİLDAĞ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir