• BIST 100
    90.787
    % 0,32
  • $ DOLAR
    5,9011
    % 0,45
  • € EURO
    6,6346
    % -0,23
  • £ POUND
    7,4375
    % -0,19
  • PETROL
    62,05
    % 1,22
  • BITCOIN
    52048
    % 2,25
  • GÜMÜŞ / ONS
    14,83
    % -0,27
  • GÜMÜŞ / ONS
    14,83
    % -0,27
Aranacak kelimeyi yazın ve enter tuşuna basın...

Vergi Teşvikleri Dosyası: Avantajlar ve Dezavantajlar

Vergi Teşvikleri Dosyası: Avantajlar ve Dezavantajlar

VERGİ TEŞVİKLERİNİN EKONOMİK AVANTAJLARI VE DEZAVANTAJLARI

Dünyada çoğu ülkede yatırımları özendirmek amacıyla oluşturulmuş teşvik politikaları mevcuttur. Bu politikalardan bir tanesi de vergi teşvikleridir. Çalışmamız da öncelikle vergi teşviklerinin amaçları, genel ilkeleri, maliyetleri, türleri ardından ekonomik avantajları ve dezavantajları ile Türkiye deki vergi teşvikleri hakkında bilgi verilmeye çalışılacaktır.

GİRİŞ

Vergiler maliye politikası araçlarındandır. Maliye politikalarını iktisat literatürüne kazandıran kişi ise John Maynard Keynes’tir. Keynes ekonominin kendi kendine dengeye gelemeyeceğinin ancak bir müdahale sonucu tam istihdamın sağlanacağı yönündeki varsayımları ile maliye politikasının oluşmasında öncülük etmiştir. Gerekli olan müdahale hükümet tarafından gerçekleşmelidir. Müdahale talep idaresi şeklinde yapılmalıdır. Talep idaresi; birebir hükümet tarafından yatırımın gerçekleştirilmesidir. Örneğin; hükümet tarafından gerçekleştirilen harcamalar aracılığıyla mevcut talebi arttırmak, hükümetin faiz oranlarında yapacağı değişiklikler ile işletmelerin daha fazla proje tasarlayarak yatırımda bulunmalarına katkı sağlamak.
Günümüzde birçok ülke, yatırımları özendirmek maksadıyla vergi teşviki sağlamaktadır. Öncelikle vergi teşvikini tanımlamak gerekirse; müteşebbisleri seçilen bazı tasarı ve alanlara yönelik yatırım faaliyetlerini isteklendirmek amacıyla sağlanan teşviklerdir. Vergi teşviki tüm ülkeler tarafından gerçekleştirilir. Devletin hedefi ülkenin refah düzeyini yükseltmektir. Söz konusu vergiler maliye politikası aracıdır. Ayrıca girişimcilerin yatırımlarda başarılı ve aktif olabilmeleri, vergi teşviklerinin yanı sıra yatırımın çeşidi, alanı, kazancı, verimliliği ve sağlayacağı fayda gibi konularla ilişkilidir.

Vergi Teşviklerinin Amacı

[tie_list type=”checklist”]

İktisadi kalkınmayı teşvik etmek.

İç ve dış pazarda rekabet sağlamak.

İstihdam sağlamak.

Bölgesel gelişmişlik seviyesini eşitlemek.

Yatırımları arttırmak

Üretim ve verimliliği yükseltmek.

[/tie_list]

Vergi Teşviklerinin Genel İlkeleri

[tie_list type=”thumbup”]

Vergi teşviki gerektiği kadar olmalıdır, abartılmamalıdır.

Sıkça kullanılan vergi teşviki ilkeleri kullanılmamalıdır.

Kurumların rekabet içerisinde faaliyet göstermelerini sağlama, verimliliği, yatırımı, üretimi, ihracatı arttıracak teşvikler seçilmelidir.

Söz konusu teşviklerde istikrar sağlanmalı. Bundan dolayı teşvik kanunu oluşturulmalı ve Bakanlar Kuruluna sorumluluğu verilmelidir.

Vergi teşvikinden sorumlu olacak görevliler yalnızca bir kuruluşta birleştirilmelidir.

Vergi teşviki oluşturulurken tüm dünyada geçerli olan uluslararası yükümlülük ilkesi benimsenerek kanun çıkarılmalıdır.

Hangi bölgelere ne türlü vergi teşviki oluşturulacağı belirlenmelidir.

Hangi teşviklerin uzun vadede hangilerinin orta vadede verileceği belirlenmelidir.

Kurumların en dinamik şekilde üretim yapması için araştırma geliştirme faaliyetlerine öncelik verilmelidir.

Vergi teşvikini kötüye kullanma ihtimali göz önünde bulundurularak etkin ilkeler seçilmelidir.

[/tie_list]

Vergi Teşviklerinin Maliyetleri

[tie_list type=”cons”]

Hükümet tarafından vergi teşviki temin edilen projeler ile temin edilmeyen projelerde ortaya çıkacak farklılıklardan oluşacak maliyetler.

Hükümetlerin irat(gelir) yoksulluğu içinde teşvik sağlanacağı düşüncesi ile bir irat(gelir) kaybı maliyeti oluşur.

Teşviklerin faaliyete geçirilebilmesi için ihtiyaç duyulan yönetim literatüründen kaynaklanan maliyetler.

Teşviklerin suistimal edilmesinden ve yolsuzluk gibi nedenlerden dolayı oluşabilecek sosyal maliyetler.

Hükümetler vergi teşviki uygulayacağı yatırımda yukarıdaki maliyetlere dikkat etmelidir.

[/tie_list]

Bu maliyetler ne kadar az olursa uygulanacak olan teşvik o kadar etkili olur.

Vergi Teşvik Türleri

Dolaysız ve dolaylı olmak üzere 2’ye ayrılır.

Dolaysız Teşvikler

Ekonomik faaliyette bulunan kesimlere tanınan teşvik türüdür.

İndirimli Kurumlar Vergisi Oranı

İktisadi birimlere veya bölgelere daha düşük vergi oranlarının uygulanmasıdır. Bu vergi türünün uygulandığı birçok ülke mevcuttur. Örnek verecek olursak; Hong Kong, Endonezya, İrlanda, Kamboçya gibi ülkeler.
Fakat bu vergi türünde yoksun bırakılan vergi iradının (gelirinin) gerçekleştirilecek olan proje için değerlendirilip değerlendirilemeyeceği gibi problemler ortaya çıkabilmektedir.

Vergi Tatilleri: Yeni kurulmuş şirketlerin iktisadi faaliyette bulunmaları için oluşturulmuş teşvik türüdür. Vergi tatillerinde firmalar elde ettikleri iratlardan belirli bir süre muaf tutulurlar. Bu süre 5­-10 yıl arasında değişmektedir. Vergi tatilleri bilhassa gelişmekte olan ülkeler tarafından benimsenmiştir. Çünkü bu ülkeler yabancı sermayeyi ülkelerine çekerek yüksek kazanç elde ederler. Örneğin; Türkiye
Vergi tatillerinde amaç; tatil sürecinde iktisadi birimden elde edilecek iradın (gelirin) vergi muafiyetinden yararlandırılarak yatırım kazancının yükseltilmesidir.
Vergi tatillerinin ekonomik avantajları ve dezavantajları bulunmaktadır. Avantajlarına değinecek olursak; vergi dairelerinin yükünü azaltır, iktisadi faaliyette bulunmayı kolaylaştırır, belirli sektördeki yatırımlarda emek ve sermaye etkenlerini tarafsız bir şekilde oluşturur. Dezavantajları ise; projeye vergi teşviği sağlanmasa bile yüksek kazanç sağlayacağı beklentisinden dolayı proje gerçekleştirileceği için vergi teşvikinde bulunmak vergi gelirlerinin azaltacaktır. Bir diğer dezavantajı ise; vergi tatil müddetleri ile ilgilidir. Şöyle ki girişimciler, müddetleri dolduğu vakit değişik isim ile benzer yatırımı yeniden yürürlüğe koyarak vergi tarihini uzatabilirler.

İndirimli kurumlar vergisi ile vergi tatilleri hükümetler tarafından en çok sağlanan teşvik türleridir. Örneğin; Türkiye de vergi tatili teşviğinde gelirler vergisi muaflığı ve istisnası aşağıdaki gibidir;

  • Dar mükellefin ihracat istisnası
  • PTT Acenteciliği kazancı istisnası
  • Kreş ve gündüz bakım evleri ile eğitim öğretim işletmelerinden kazançlar
  • Genç girişimcilerde kazanç istisnası

Dar mükellefin sergi ve panayır istisnası

Gelirler vergisindeki muaflık olduğu gibi bir başka istisna ise; dolaylı vergiler içinde geçerlidir. Örneğin; Katma Değer Vergisi (KDV), Özel Tüketim Vergisi (ÖTV)
Bu vergilerde vergi tatillerinin geçerli olmasının nedenleri ise şunlardır;

  • Azalan talebi arttırmak
  • İşsizliğin önüne geçmek
  • Şirket kazançlarını yükseltmek
  • Sektörlerin daralmasını engellemek
  • Genişleyen sektörlerde istihdam alanı yaratmak

Yatırım İndirimi

Yatırımların faaliyete geçirilmesi için katlanılan maliyetin tümünün veya belli bir yüzdesinin vergiden muaf bırakılması sistemine yatırım indirimi denir. Böylece yatırımlar teşvik edilmiş olacaktır. Yatırım indirimlerini vergi tatilleriyle kıyaslamak gerekirse; yatırım indirimleri daha etkin bir teşvik türüdür ve yatırım için katlanılan maliyetin denetiminin kolay yürütülmesi gibi güçlü yanları vardır. Güçsüz yanı ise; köklü firmalar sürekli yatırım indirimi teşvikinden yararlanabilmek için sermayeyi yeniden alıp satarak bu yöntemi farklı amaçlarda kullanabilirler.
Söz konusu indirimden yaralanacak olan şirketler için bazı limitler öngörülebilir. Örneğin; şirketin büyüklüğü, şirketin gerçek kişilerin bir araya gelerek oluşturulup oluşturulmadığı gibi ölçütler mevcuttur. Kimi zamanda vergi indiriminden yararlanacak olan şirketlerin önceden belirlenmiş bölgede seçilmesi söz konusu olabilir.
Ne çeşit maliyetlerin yatırım indiriminden faydalanacağına dair düzenlemeler önemli hususlardandır. Bu düzenlemelerin sert olması ve maliyet sınırının çok dar bırakılması girişimciler tarafından taleplerini düşürecektir.

Bu indirimlerin başlangıç ve sonlandırılma vakitleri şirketler tarafından önem arz eder. Şirketlerin faaliyette bulundukları birinci yıllarında gelirlerinin az olması sebebiyle yatırım indirimden faydalanmaları için gerekli olan müddet önemlidir. Bu yüzden girişimciler tarafından yürütülen yatırım faaliyetlerin tümünün bu özellikten yararlanması girişimcileri yatırımlara yönlendirerek daha cazip hale gelmesine katkıda bulunur.
Yatırım indirimleri; belirli proje ve kesimlere yönelik olabileceği gibi bütün yatırım faaliyetlerinde de geçerlidir. Yatırım indiriminin yüzdesi de yatırımın özendirilmesi için önemlidir. İşletmelerin elde ettikleri kazancın belirlenmiş bir yüzdesinin indirilebileceği gibi genel olarak tümünün indirilmesi yolu da seçilebilmektedir.

Zararın İlerleyen Yıllara Devri Uygulaması

Hükümetlerin girişimcilere kayıplarını belirli bir vakit için ileri ki yıllara uyarlamaya yönelik müsaadede bulunmasına zararın ilerleyen yıllara devri uygulaması denir.

Hızlandırılmış Amortisman Uygulamaları

Amortisman; iktisadi varlıklar için katlanılmış olan maliyetlerin işletmenin faaliyette bulunduğu zaman zarfı içinde elde edilen gelirden düşürülmesidir. Başka bir ifade ile açıklamak gerekirse; ticari kazanç da değerlendirilen iktisadi kıymetlerin (değerlerin) bir kesiminde bazı değer kayıpları gözlemlenir, amortisman bu söz konusu aşınmanın gider gösterilmesidir. Hızlandırılmış amortisman ise; ilk yıl ayrılan amortisman en yüksek sonraki yıllar yavaş yavaş azaltılarak bir amortisman ayırarak işletmede kullanılan malların açığa çıkartılmasıdır. Bu yönteme ‘Azalan Bakiye Yöntemi’ de denilmektedir. Normal Amortisman oranı her yıl sabit ve %20‘dir. Ayrıca her yıl ayrılması gerekir.

Yatırım Sübvansiyonları

Sübvansiyon: hükümetin işletmelere mal, para veya hizmet şeklinde sunduğu bedelsiz bağış anlamına gelir. Yatırım sübvansiyonları ise; yatırımda bulunacak olan girişimciye karşılıksız olarak yardımda bulunması şeklinde ifade edilebilir. Yatırım sübvansiyonları devlete yükü vergi tatillerine kıyasla fazladır. Yatırım sübvansiyonlarında devlet en baştan vergi geliri almaktan vazgeçmiştir. Bu yönden yatırım sübvansiyonları genel anlamda bütün yatırım faaliyetlerine destek sağlayan bir teşvik türüdür.

Dolaylı Teşvikler

Muafiyet veya istisna kapsamına giren şirketlerin gelirlerinin tamamından veya belli bir oranında vergi yükünden kurtulmalarıdır. Söz konusu teşvik daha çok ihracata yönelik kesimlere uygulanmaktadır.

İhracata Yönelik Teşvikler

İhracat teşvikleri genel olarak bütün ülkelerde uygulanan bir teşvik türüdür. Teşvik şu şekildedir; işletmelerin faaliyette bulunmaları için gerekli olan girdilerin vergiden muaf bırakılmasıdır. Burada vergilendirme malın ithal edildiği veya kullanıldığı ülkelerde uygulanır. Teşvikler 2’ye ayrılır.

Gümrük Muafiyeti

Üretimin gerçekleşmesi için gerekli olan ithal girdilerin vergi yükünün dışında bırakılmasıdır. 2 sistem söz konusudur.
Birinci sistemde; üretim yapmak için gerekli olan ithal bütün girdiler tahsil edilirken bu verginin ödenmesi zorunludur. Fakat ihracat kapsamında değerlendirilecek olan mallarda kullanılacak olan ithal girdilerin bu mal içindeki hisseleri incelenerek girdilerin ithalatı esnasında gümrük vergisi geri takdim edilir.
İkinci sistem ise; ihracat hissesi fazla olan şirketlerin mal üretiminde faaliyette bulunmaları için ihtiyaçları olan ithal girdiler için ödenecek olan gümrük vergisi tecil edilebilir. Üretilen mal ülke içinde tüketilirse bu esnada vergilendirilmesi yapılır. Fakat mevcut mal ihracat yoluyla dış piyasaya çıkarsa bu piyasada tüketilmesi esnasında vergilendirme uygulanacağından dolayı büsbütün gümrük vergisi yükünden kurtulur.
Bu iki sistemden hangisinin uygulanacağı söz konusu ülkenin vergi yönetimine göre farklılık gösterir.

Katma Değer İstisnası

Söz konusu vergilendirmenin malın tüketimi esnasında uygulanmasıdır. Ülkeler üretimde bulunabilmek için ithal girdilerde böyle bir sisteme ihtiyaç duymazlar. Fakat geri takdim edilen vergilerin ödenekleri uzun süreceğinden dolayı köklü şirketler kullanacakları girdiler karşısında takdim ettikleri vergilerin geri ödenmesi uzun zaman alabilir ve bunun sonucunda likidite sıkıntısı ile karşı karşıya kalabilirler. Bu sıkıntıyı çözmek için, ihracatta bulunan bu şirketleri koruma altına almak isteyen ülkeler katma değer vergisinde gümrük vergisi gibi bir sistem uygulanabilir.
Gümrük muafiyeti ve Katma değer vergisi istisnası gibi teşvik çeşitlerini uygulayan ülkelerin köklü vergi düzenlemelerinin ve başarılı muhasebe yöntemlerinin olması gerekmektedir. Örneğin: Avrupa Birliğine üye olan ülkeler haricinde hiçbir ülkeye dolaylı vergiler dışında vergi takdimi yahut indirim yapılması söz konusu değildir.

İhracat İşleme Bölgeleri (Serbest Alanlar)

Başta gelişmekte olan ülkede sonrasında tüm ülkelerde ihracatı ve belirli emek sanayilerinin özendirmek şeklinde meydana getirilen alanlardır. Bu alanlarda tüm teşvik türleri fazlasıyla uygulanmaktadır. Bu alanlarda üretilen malların dış piyasadaki tüketimi sonucunda vergiden muaf tutulurlar. Fakat iç piyasada tüketilmesi sonucunda vergiden muaf sayılmazlar.
Ayrıca oluşturulan bu alanlar tek başına ihracatı özendirme gibi bir olumlu etki yarattığı gözlemlenmemiştir. Bundan dolayıdır ki serbest alanlar seyrek şekilde teşvik edilir.

Vergi Teşvikleri: Avantajlar ve Dezavantajlar

Avantajlar

• İşletmelerde irat (gelir) denetimi basittir.
• Yatırımların vadesi kısadır.
• Teşviki, yatırıma giriş döneminde yüksek kazanç elde eden işletmeler daha çok tercih eder.
• İşletmenin aktif hale gelebilmesi için gerekli finansmanın borçlanarak karşılanmasını hafifletir.
• Başta usulsüzlük ve torpilin hâkim olduğu ülkelerin işletmelerinde sonra da diğer ülkelerdeki işletmelerin işlem sayısını hafifletir.

Dezavantajlar

• Yüksek yatırım zorunluluğu olan ve kazanç elde etmesi fazla vakit alan işletmeler tarafından tercih edilmez.
• Sürekli alan değiştiren işletmeler açısından tercih edilse bile işletmelerin bulunduğu ekonomiye yararları tahammül ettikleri maliyete oranla daha azdır.
• Vergi tatillerinin sona ermesinden dolayı işletmeler kendi hukuk yapılarını feshederek tek çatı altında birliktelik yöntemini (şirket birleşmesi) uygulayarak vergi kaçırabilirler. Yani var olan projeyi yeni proje gibi göstererek vergi dairelerini yanıltabilirler.
• Vergi tatillerinden yararlanan işletme diğer rekabet halinde olmuş olduğu işletmelerle arasında herhangi bir sorun teşkil etmediği sürece vergi tatilinin yürütmeden kaldırılması söz konusu değildir.
• İşletmelerin bütün kazançlarının vergiden muaf tutulması vergi dairelerinin maliyetini arttırır.
• İhracat ve ithalat sektöründe yeni bir fiyat mekanizması meydana getirir.
• İşletmeler kısa süren yatırımlarda vergi tatilini tercih ederler.
• Önceki dönemlerde kurulan işletmeler ile yeni işletmeler arasında eşitsiz bir şekilde rekabet ortamı doğar.

Yatırım İndirimi

Avantajlar

• Yatırım indirimin irat(gelir)kontrolü vergi tatiline kıyasla daha basittir.
• Kaliteli, başarılı, nitelikli, uzun vadeli projeler hedeflenir.
• Yatırım indirimi teşvikinde vergi iratlarındaki sızıntı düşüktür.

Dezavantajlar

• Ömrü fazla olan kıymetlere kıyasla ömrü az olan kıymetlerin lehinedir.
• Yatırımcılar işletmenin sahip olduğu aktifleri yeniden elde ederek sonrasında yeniden satarak mevcut sistemi kötüye kullanabilir.
• İdaresi güçtür.
• Yatırımda herhangi bir kötü sonuç oluşmadığı takdirde kazanç süresi uzun olan yatırımlar için caziptir.
• Projeleri soruşturmak için daha fazla maliyete ihtiyaç vardır.
• Üretimden elde edilen gelirin maliyetten düşük olması durumunda etkili bir çözüm hemen oluşturulamaz.
• Emeğin sermayenin yerine kullanımını öngörür.

İndirimli Kurumlar Vergisi

Avantajlar

• İrat(gelir) kontrolü basittir.
• Yatırım indiriminde ortaya çıkan az ömürlü kıymetlerin lehine sonuç yaratmaz.
• İhracatı ve ithalatı özendirecek bir fiyat mekanizması oluşturmaz.
• İndirimli kurumlar vergisi devletin yabancı yatırımı işaret ettiğinin göstergesidir.
• İrat kaybı daha azdır.

Dezavantajlar

• İradın (gelirin) maliyeti fazladır.
• Diğer vergi uygulamalarına göre daha az özendirme sistemidir.
• Mevcut projelere teşvik yaratmaz.
• Diğer teşviklerle karşılaştırıldığında indirimli kurumlar vergisinde verginin kullanımı etkin bir şekilde gerçekleşmemektedir.
• İndirimli kurumlar vergisinde en fazla fayda makro düzeyde irat sahibinindir.
• Mevcut karın belirlenmiş diğer şirketlere bırakılması usulüyle ödenmesi gereken verginin ödenmemesi sorunu ortaya çıkar.

Hızlandırılmış Amortisman

Avantajlar

• Yatırım indirimi için geçerli olan tüm avantajlar hızlandırılmış amortisman içinde mevcuttur.
• Fazla ömürlü varlıklar için farklılıklar söz konusu değildir.
• Kurumlar vergisi tüketim vergisi şeklinde değişir.

Dezavantajlar

• İşletmede herhangi bir zarar olmadığı sürece kazanca geçiş aşaması fazla olan işletmelerin aleyhinedir.
• İdare güçlüğü yaşanmaktadır.

İhracat İşleme Bölgeleri

Avantajlar

• Vergiyi ödemekle yükümlü olan kişilerin vergi dairesi ile ilişkisini arttırır.

Dezavantajlar

• Bölgeler arası seçim yapmada kararsızlıklar söz konusudur.
• Vergilendirilmeyecek ürünlerin iç pazara yayılma ihtimali olacağından vergi kaybına neden olur.

Vergi Teşviklerinin Ekonomiye Etkileri

Vergi teşvikinin ekonomik açıdan değerlendirilmesinde 2 görüş ortaya çıkar. Vergi teşvikini destekleyenler ile desteklemeyenler. Bu iki görüşü tek tek ele almak gerekirse öncelikle vergi teşvikini destekleyenlerin hangi sebeplerle desteklediklerine bakılmalıdır. Bu sebepler şunlar olabilir; vergi teşviklerinin istihdam alanlarının yaratılması, ihracatın yükselmesi, gelir ve servet dağılımının yeniden düzenlenmesi, yoksulluğun düşürülmesi ile toplumsal ve iktisadi olumlu sonuçlar doğuracağı yönündeki düşünceler olabilir. Ayrıca vergi teşvikleri rekabet ile yakından ilgilidir. Birbirleriyle yakın iktisadi faaliyetleri olan ülkeler vergi teşvikiyle uluslararası rekabet gücünü kontrol altına alabilirler. Yatırımlara vergi teşviki sağlayan ülkelerin diğer ülkelere kıyasla daha çok yabancı yatırım çektiği söylenebilir.
Vergi teşvikini desteklemeyenler; vergi teşviklerinin teknolojiyi elinde bulunduran sektörlerin desteklenmesinde veya üretim yapan alanların fazlalaştırılması gibi hedefler için kullanılabileceğini savunurlar. Ayrıca mevcut sektörde oluşabilecek olan aksaklıklar engellenemezse, önemli vergi kayıpları olabileceğinden desteklenmez. Bu düşünce sahiplerinin vergi teşvikinin bürokrasi ve usulsüzlükleri yükselteceğine dair kaygıları vardır. Eğer bir ülkede bu varsayımlar mevcut ise rüşvet mekanizması meydana gelir.

Türkiye’de Vergi Teşvikleri Uygulamaları

Türkiye de yatırımları teşvik etmek için ilk düzenlemeler Osmanlı Devletinde oluşturulmuştur. Fakat gerçek anlamda etkin mevzuat Cumhuriyetin ilanından sonra gerçekleşmiştir. Osmanlı Devletinde vergi muaflığı tarım ve hayvancılık sektörünü kapsamaktadır. Cumhuriyet sonrasındaki teşvikler daha çok sanayi sektöründe gerçekleştiği görülse de diğer sektörlerde de özendirmeye yönelik yasalar mevcuttur. Örneğin; 1923 İzmir İktisat Kongresi, 1927 Teşviki Sanayi Kanunu, 1947 İktisadi Kalkınma Planı, 1951 Yabancı Sermaye Teşvik Kanunu, 1953 Turizm Endüstrisi Teşvik Kanunu, 1995

Genel Teşvik Sistemi

Cumhuriyetin ilanından sonraki süreç şuan ki teşvik politikalarının çıkarılmasına zemin hazırlamıştır. 2009 yılına gelindiğinde ise genel yatırım teşvikinden bölgesel yatırım teşvikine geçilmiştir. Bu yıldan itibaren Türkiye 6 bölgeye ayrılmış, teşvik sağlanacak olan yatırımlar daha kapsamlı şekilde incelenmiş ve nitelikli yatırımlara teşvikler uygulanmıştır.

Türkiye Vergi teşvik ve İndirim haritası

2009 öncesi ve sonrası teşvikleri karşılaştıracak olursak aşağıdaki durumlar söz konusudur;

2009 Öncesi Vergi Teşvikleri

  • Gümrük vergisi muafiyeti
  • Katma değer vergisi istisnası (KDV)
  • SSK primi desteği
  • Yatırım yeri tahsisi
  • Faiz desteği
  • Vergi desteği
  • Gelir vergisi stopaj desteği
  • Proje meblağına göre teşvikler mevcut değildir.

Gelişme öncelikli alan ve normal alan farklılığı vardı.

2009 Sonrası Vergi Teşvikleri

  • Gümrük vergisi muaflığı
  • Katma değer vergisi muaflığı (KDV)
  • İndirimli kurumlar vergisi oranı
  • SSK primi desteği
  • Yatırım yeri tahsisi
  • Faiz desteği
  • Yüksek meblağlı projeler avantajlıdır.
  • 6 bölgeye göre değişik teşvikler mevcuttur.

2009 öncesi vergi teşvik sistemi

 

2009 sonrası vergi teşvik sistemi

SONUÇ

Vergi teşvikinin temelinde yatırım olarak adlandırılan iktisadi faaliyetlerin vergilendirme kapsamına giren diğer faaliyetlerle karşılaştırıldığında değişik şekilde vergilendirilmesi söz konusudur. Bundan dolayıdır ki vergi teşviklerinde en etkili ve en verimli yatırımlar seçilirse ve doğru vergi teşvikleri uygulandığı sürece yatırımlar yükselir ve olumlu sonuçlar verir. Hangi yatırımın en fazla kar sağlayacağını belirleyip seçmek oldukça güçtür.

Vergi teşvikleri ülkelerin kalkınması açısından önemli bir yere sahiptir. İlk başta söz konusu teşvikler vergi iratlarının(gelirlerinin) düşük seviyede seyretmesine neden oluyor gibi düşünülebilir. Fakat bu teşvikler hükümetler tarafından ölçülü, seçmeli bir düşünce yapısı ile uygulandığı sürece hiçbir tehlike arz etmemektedir. Vergi teşviki sisteminin uygulanması kurumlar arası rekabet gücünün artmasına, yatırımların canlanmasına, istihdam alanlarının yaratılmasına, işsizliğin azalmasına, verimliliğin yükselmesine katkıda bulunmaktadır. Ayrıca vergi teşvikleri ülkeye yabancı sermaye yatırımlarını çekmek için kullanılabilecek araçların başında gelmektedir. Ardından ekonomide bir gelişme meydana gelir. Bu gelişme sebebiyle vergi iratlarında artış olur. Yani yatırımların faaliyete girebilmesi için sağlanan bu teşvikler aracılığıyla yeni vergi gelirleri elde edilir. Başlangıçta kayıp gibi gözüken teşvikler yatırımlar sayesinde telafi edilmiştir. Bu yatırımların uzun vadede gerçekleşmesi durumunda vergi iratlarında daha çok artması sağlanır.

Vergi teşvikleri genel ilkelere uygun olmalı, olmadığı takdirde birçok maliyete sebep olur. Bu yüzden teşviklerin doğuracağı maliyetler düşünülmeli ve ona göre hareket edilmelidir. Ortaya çıkabilecek olan maliyetler ne kadar aza indirilirse yatırımın etkinliği o derece artar. Vergi teşvikinin hangi yatırım için kullanılacağı doğru tespit edilmelidir. Yatırımların avantajı, dezavantajı, getirisi, karları göz önüne alınarak en fazla faydayı getirecek yatırım seçilmelidir. Aksi takdirde uygulanan teşvik kötüye kullanmaya ve yolsuzluğa sebebiyet verir. Özellikle dolaylı teşvikler suistimal edilmeye müsaittir. Bundan dolayı bu tür vergiler sadece dış piyasaya yönelik faaliyette bulunan sektörlerin, girdi için temin ettikleri ham maddeler üzerinden alınan tarife için kullanılmalıdır. Ayrıca serbest bölgelerdeki üretim iç piyasaya sızma riski fazla olduğundan pek fazla önerilmemektedir.

KAYNAKLAR

https://vergidosyasi.com/2017/03/03/vergi-tesviki-kavrami-vergi-tesviki-nedir-vergi-tesviki-turleri/
VERGİ TATİLİ (TAX HOLIDAY) NEDİR? TÜRKİYE’DE VERGİ TATİLİ UYGULAMA ÖRNEKLERİ
https://www.journalagent.com/pausbed/pdfs/PAUSBED-82084-RESEARCH_ARTICLE-TATAR_CANDAN.pdf
https://birimler.dpu.edu.tr/app/views/panel/ckfinder/userfiles/17/files/DERG_/16/301-316.pdf


YORUMLAR YAZ

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.