Bretton Woods Sistemi Nedir?

Bretton Woods Anlaşması

2.Dünya Savaşı’ndan sonra yeni bir finansal sistemin oluşturulması için yapılan bir anlaşmadır. Dünya ticaretindeki engellerin aşılmasını, yıkılan ekonomilerin yeniden yapılandırılmasını ve ekonomik istikrarın oluşturulmasını sağlayacak uluslararası bir parasal sistemin kurulması amaçlanmıştır. Bu amaçlar doğrultusunda 1944 yılında ABD’nin New Hampshire eyaletinin Bretton Woods kasabasında 44 ülkenin katıldığı konferans sonucu anlaşma imzalanmıştır.

Anlaşmanın Önemli Sonuçları

En önemli sonucu: IMF ve Dünya Bankası’nın kurulmasıdır. Böylece dünyada ayarlanabilir sabit kur sistemine geçiş sağlanmıştır.

1)IMF’nin iki temel görevi vardır:

• Döviz kuru istikrarı sağlamak

• Üye ülkelere kredi sağlamak

2)Dünya Bankası

• Temel amaç kredi vermektir. Fakat; IMF ile fark vardır.

• Dünya Bankası’nın faiz oranları düşüktür. Ödemesi anaparası kadardır.

• IMF’nin kredileri faiz oranı değişebilen ödemeleri içerir.

Diğer Sonuçlar

• Para birimleri dolara endeksli duruma getirilmiştir. Dolar ise altına bağlı hale gelmiştir.

• Altın standardı uygulaması 1ONS altın 35 dolardır.

• Bütün ülkelerin para birimi altına bağlı hale gelmiştir.

• %10’u geçmemek üzere devalüasyon ya da revalüasyon yapılabilmesine izin verilmiştir. %10 üzerinde meydana gelmiş değer değişmeleri olduğunda IMF tarafından onay alınması gerektiği kararlaştırılmıştır.

• ABD Merkez Bankası FED; yabancı Merkez Bankaları’nın dolar arzı karşılığında bu bankalara sabit fiyattan altın satmayı kararlaştırmıştır.

Konferansta Tartışılan Planlar

1)keynes Planı

Bretton Woods konferansından önce hazırlanan bir plandır.

Planın Hedefi :Altın standardını zorunlu kılmaksızın uluslararası ödemelerin etkileşimini sağlayacak bir sistem kurmaktır.

Asıl hedefi ise; Kriling Birliğinin kurulmasıdır. Uluslararası ödemelerde MB rolü alacak olan birlik ‘BANCOR’ ile kendi para birimini yaratarak dış borçlar üye ülkelerin arasında yer değiştirecektir.

2)White Planı

Bretton Woods sisteminin temelini oluşturur.

Amacı: 2.Dünya Savaşı’ndan sonra uluslararası değerini koruyan paraların istikrarını sağlamak, ortak para birimlerinin oluşturulması sorunlarını çözmektir. Keynes planının aksine dünya para sisteminde altının esas alınması istenmiştir. ABD’nin önerilerinin esas alan bir plandır.Bu açıdan ABD’nin mevcut durumuna ve şartlarına uygun bir görünüm taşır.

Sistemin Ortaya Koyduğu Kurallar

• Döviz kurunun istikrarı

• Döviz denetimi ve ithal kısıtlamaların kaldırılması

• Uluslararası likiditenin yeterli sağlanması

Sistemde Çıkabilecek Sorunlar

1)LİKİDİTE VE ANAHTAR PARAYA GÜVEN SORUNU

Ülkeler ellerinde uluslararasında yüksek likiditeye sahip miktar bulundurursa paralarının dış değerini belli sınırlarda sabit tutabilirler. Altın arzındaki yetersizlik ve buna rağmen altının sanayide kullanılıyor olması nedeniyle altın uluslararası likidite içinde önemli konuma gelememektedir. Böylelikle likidite açığı ABD dolarıyla karşılanmaktadır. ABD dış açıklarını finanse etmek için altın rezervlerini azaltmaktadır. Dolayısıyla dolara olan güven sarsılmaktadır. Ellerinde dolar bulunduranlar dolarlarını altına çevirmek istemişler ve dünyada para krizi ortaya çıkmıştır. Dolara olan güvenin kazanılabilmesi için, ABD ödemeler bilançosu açığını gidermelidir. Bu durum uluslararasında likidite arzının daralmasına neden olmaktadır.

2)DIŞ DENGE SORUNU

IMF sistemi otomatik denkleştirme mekanizmasına dayanmamaktadır. Etkin dış denge mekanizmasından yoksundur. Sabit kurun esasından dolayı otomatik bir denkleşme oluşmamaktadır.

3)EMİSYON KAZANÇLARI SORUNU

Emisyon kazancı; bir paranın tedavül değeriyle üretim ve reel maliyeti arasındaki farktır. Emisyon kazancına senyoraj hakkı da denilmektedir. IMF sisteminde ABD emisyondan önemli kazanç elde etmektedir. ABD dışındakilerin ise likidite sağlamaları için mal, hizmet ihracı gerçekleştirmesi gerekmektedir. Fakat; dünyanın Merkez Bankası olan ABD için bu zorunluluk geçerli değildir.

4) KAYNAK İSRAFI SORUNU

Altın talebi, altın üretimine bağlıdır. Kıt kaynaklarla elde edilen altın MB’lerin kasalarına girmektedir. Bu durumda kaynak israfı söz konusudur. Altın üretiminde israf edilmiş kıt kaynaklar gelişmekte olan ülkelerin ekonomik kalkınmalarında harcanmalıdır.

5)SPEKÜLASYON SORUNU

IMF sistemi spekülasyona açıktır. Spekülasyonu özendiren bir nitelik taşır. Spekülasyonu Merkez Bankaları ve özel kişi ve kurumlar yapmaktadır. Temelde sistemin güvensizliği vardır.

6)AZ GELİŞMİŞ ÜLKELERİN KALKINMA SORUNU

Sistemin temelindeki serbest ticaret ve sınırsız konvertibilite bu ülkelerin ekonomilerine ters düşmüştür. IMF sistemi az gelişmiş ülkelere yeteri kadar kaynak sağlayamamıştır.

Bretton Woods Sisteminin Çöküşü

Savaştan güçlü çıkan ABD, sahip olduğu altın stoklarına güvenerek talepleri neticesinde bir parasal sisteme geçiş sağlasa da sistem zaman içerisinde sekteye uğramıştır. Bu sistem 1971 yılına kadar varlığını sürdürebilmiştir.

ABD’nin içinde bulunduğu iktisadi güçlükler sonucunda dolar’ın altına dönüştürülebilirliği yitirilmiştir. ABD’yi bu sonlanmaya iten etkenler; dolara olan güvenin dış ticaretteki büyük açıklar nedeniyle sarsılarak yerini güvensizliğe bırakmasıdır.

Diğer ülke Merkez Bankaları ABD Merkez Bankası’ndan dolar karşılığı altın talep ederek ABD’nin altın rezervlerinin düşmesine sebep olmuştur.

1971’de doların devalüasyona uğramış olması, ABD’nin ekonomik sıkıntılar nedeniyle altın standardından vazgeçmesi, 1973 yılında sanayileşmiş ülke paralarının dolara karşı dalgalanmasıyla sistem tamamen çöküşe uğramıştır.

Bretton Woods sisteminin sonlanması dünya ekonomisinde yeni bir krize neden oluştur.

Hakkında: yatirimkredi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir