Popülizm Nedir? Popülist Politikalar Ne Demek
Popülizm Nedir? Popülist Politikalar Ne Demek

Popülizm Nedir? Popülist Politikalar Ne Demek? | 2021

Popülizm Nedir?

Popülizm, 19. Yüzyılda ortaya çıkan orta ve düşük gelirli halkı, “elit” kesime karşı korumayı ve adaletsizliği azaltmayı amaçlayan bir politikadır. Genellikle fakir ve sıradan “halkı”, bencil ve adaletsiz “elit kesime” karşı savunur. “Halk” kavramı genellikle etnik köken, sosyal sınıf gibi kavramlarla açıklanır. “Elit kesim” ise genellikle politik, ekonomik ve kültürel oluşumlarla, kendini halkın ve diğer kesimlerin üstünde tutan bireyler olarak görülürler.

Bazı popülistlere göre “halk yağcılığı” her zaman halk ve elit kesim arasında değil, azınlıklar ve elit kesim gibi farklı tabakalarla ilgili olabilir Bazı popülistler, kavramın en çok kullanılan fakat en yanlış anlaşılan politika aracı olduğunu söylemektedir.

Siyasette Popülizm

Bu durumun en büyük etkeni popülist siyasi aktörlerin kullandıkları sade ve direkt dildir (Canovan, 1999). Popülist siyasi aktörler seçmenle aralarındaki bağı kuvvetlendirip oy kitlesini genişletmek amacıyla halkla doğrudan ilişkiler kurma yoluna gitmektedir. Mudde (2012) bu durumu kitle iletişim araçlarının yaygın hale gelmesiyle açıklamaktadır.
Popülist partiler genellikle kendilerini “halkın sesi” olarak tanımlayan karizmatik ya da dominant kişiler tarafından yönetilir. Popülizm sosyalizm ve liberalizm gibi ideolojilerle birlikte kullanılabilir. Halk yağcılığı hem sağ hem de sol görüşlerde kendine yer bulmuştur. Popülist partiler genellikle muhalefet partilerinden oluşmaktadır.
Bir partinin Popülist olması için sadece halka hitap etmesi yeterli değildir aynı zamanda anti-elitizmi savunması gerekir.

Sol ve Sağ Görüş Farkı

Popülizm fikir olarak sol ya da sağ görüşte tek başına yer alamamaktadır ama farklı ideolojilerle birleşerek hem sağ hem de sol görüşlü partiler tarafından kullanılmaktadır.
1990’lı yıllarda Latin Amerika’da, Neo-liberal görüşü savunan Alberto Fujimori, 2000’lerde Venezuela’da Sosyalizmi savunan Hugo Chàvez tarafından, İtalya’da merkezci Bebbe Grillo ve Türkiye’de ise İslamcı görüşü savunan Adalet ve Kalkınma partisi tarafından kullanılmaktadır. 21. yüzyılda Sol görüşlü popülistler kendilerini “halkın sesi” olarak tanımlarken sağ görüşte ise milliyetçilikle birleşmiş “halk” yerine “millet” gibi görüşlere yakınlaşılmıştır.

Popülizmde “Halk” Kavramı

Teoride,  halk kavramı esnek, belirsizdir ve değişiklikler gösterir ancak gerçek hayatta ki karmaşıklıktan arındırılmış şekilde halk homojen ve erdemli olarak ele alınır. “Halk” genellikle popülist liderler tarafından farklı kesimlerden ve inançlardan kişileri “ortak bir amaç” uğruna toplamaktan geçer.

Popülizm bastırılmış kesimi uyandırmayı ve harekete geçirmeyi amaçlar ancak bazı sosyalist görüşler gibi sosyal statülerini değiştirmek gibi bir amacı yoktur. Popülist liderler genellikle kendilerini “halktan biri” gibi gösterirler ama aslında elit kesime bağlıdırlar. Örneğin Berlusconi, Fortuyn ve Haider gibi liderler ülkelerinde ki elit kesime dahildirler.

Popülizmde “Elit Kesim” Kavramı

Popülizmin ana amacı “anti-elitizm” olarak tanımlanabilir. Popülizm “elit” kavramını sadece siyasi olarak değil ekonomik elit, kültürel elit ve medya elit olarak tanımlar. Örneğin 21. Yüzyılın başlarında Hindistan’da ki popülist Bharatiya Janata partisi, Hindistan Ulusal Kongre Partisini, Hindistan Komünist Partisini ve NGOları(Non-Govermental Organization) Elit kesime dahil olmakla suçladı.Liberal demokrasilerde faaliyet gösterirken, popülistler mevcut yönetimi genellikle elitin bir parçası olarak gösterirler ancak siyasal yönetimi tümüyle reddetmezler bunun yerine yeni ve diğerlerinden farklı bir yönetim olacaklarını savunurlar. Popülist partiler mevcut sistem ve yönetimdeki kişileri kınasa bile hem kendilerini hem de kendilerine yakın olanlar bu sistemde değilmiş gibi davranırlar.

Örneğin Avusturya Özgürlük Partisi(FPÖ) Medya’yı elit kesimi savunmakla suçlamıştır ama kendisini ve partinin lideri Jorg Haider’i savunan Kronen Zeitung medyasını bu kesime dahil etmemiştir.
Popülist partiler devletin başına geçtiklerinde artık Elit kesimin bir parçası haline gelirler ve “Elit” kavramını değiştirmeye çalışarak bunun üstesinden gelmek isterler. Bu yeni elitler genellikle ekonomik gücü elinde tutanlar olur. Örneğin Venezuela’da Chàvez “Ekonomik Eliti” reformlarını bozmakla suçlamıştır.

Popülist partiler genellikle mevcut yönetimi ülkenin çıkarından çok elitlerin çıkarını savunmakla suçlar. Örneğin Avrupa birliğinde ki partiler mevcut yönetimleri ülkenin çıkarından çok Avrupa birliğinin çıkarına uğraşan “elitler” olmakla suçlarlar.

Türkiye’de Popülizm

19. Yüzyılda başlayıp, 20. Yüzyılda televizyon, telefon, radyo gibi kitle iletişim araçlarının gelişmesiyle oldukça yaygın hale gelen popülizm hemen hemen her ülke tarafından kullanılmaya başlamıştır. Yukarıda da belirttiğim gibi popülist partiler genellikle muhalefet partilerinden oluşmaktadır ve eğer devletin başına geçerlerse elit kesime yaklaşmaktadırlar. Ancak Türkiye’de 2002 yılından beri lider parti konumunda olan Adalet ve Kalkınma Partisi hala popülist bir parti olarak görülmektedir. Milliyetçi Hareket Partisi ise yukarıda bahsetmiş olduğum milliyetçi popülizm bir görüşe sahiptir ve klasik popülizme en yakın partidir.

AK Parti hükümeti Türkiye’de bir İslamcı popülist politikalar kullanmaktadır ve halkı din çatısı altında toplamaktadır ancak 15 Temmuz darbe girişiminden sonra Ak partinin bu politikayı daha az kullandığı ve daha çok “dış politika” popülismine yakın politikalar izlediği gözlemlenmektedir. AKP’nin aksineyse 15 Temmuz 2016’dan sonra MHP partisi daha İslamcı politikalar izlemeye başlamıştır.

Mevcut sistemi ve düzeni eleştiren Parti ise ana muhalefet partisi CHP’dir mevcut sistemin eleştirisi konusunda CHP’ye en yakın parti AKP’dir. Uzun zamandır ülkeyi yöneten bir partinin mevcut sistemi eleştirmesi ve hala popülist bir parti olarak benimsenmesi ilginçtir.

Yazar: MELİK BARAN ÖZTÜRK

KAYNAKÇA

  • Canovan, M. (1999), Trust the People! Populism and the Two Faces of Democracy
  • Mudde, C. (2007), Populist Radical Right Parties in Europe
  • Bulut, A. T. ve Hacıoğlu, N. (2018), Bir siyasi iletişim stili olarak popülizm: Akp’nin popülist siyasal söyleminin karşılaştırmalı analizi
  • Sayan, Serdar ve Berument Hakan (1997), Türkiye’de Siyaset, Ekonomik Popülizm ve Hükümetler
Abone ol
Bildir
0 Yorum
Satır içi yorumlar
Bütün yorumları gösterin
0
Bu konu hakkında sen ne düşünüyorsun. Bir yorum bırak!x
()
x