Suç İktisadı Nedir? Suçların Ekonomik Analizi
Suç İktisadı Nedir? Suçların Ekonomik Analizi

Suç İktisadı Nedir? Suçların Ekonomik Analizi | 2020

Suç İktisadı Nedir?

İktisadi suçlara baktığımızda en yaygın kavramı; kişilerin veya suç teşkilatlarının haksız bir iktisadi yarar elde etmek amacı ile kanun dışı metotlar tarafından gerçekleştirilen faaliyetlerdir. Ekonomik suçlarda;

  • ‣ Gümrük kaçakçılığı yapma
  • ‣ Tefecilik yapma
  • ‣ Hile yaparak iflas etme
  • ‣ Vasıflı dolandırıcılık yapma
  • ‣ Kara para aklama işleri ile uğraşma
  • ‣ Bankacılık suçlarında bulunma
  • ‣ Ticaret kanunu aykırı işlerde bulunma
  • ‣ Piyasayı yönlendirme işleri yapma
  • ‣ Marka suçlarında bulunma
  • Kambiyo suçlarında bulunma gibi suçlar bulunmaktadır.

Küresel topluluklarda günümüze baktığımızda birçok kez kompleks meydan okuma ile karşılaşmaktayız. Bu meydan okumalardan en önemlisi de “ekonomik suç” lardır. Ekonomik suç, artık kendi başına bir sorun olarak değil, ulusların, firmaların ve tüketicilerinde en büyük sorunlarından biri haline gelmiştir. İktisadi suç etkin bir olgudur. Siyasi, iktisadi ve toplumsal yapılar ile teknolojik gelişmelere bağlı olarak etkin bir biçimde devamlı olarak değişmektedir. 1940 ‘da esas olarak yapılan iktisadi tanımlarda; iktisadi suç, beyaz yakalı suçları ile aynı tutulmuştur. Suçlu, bir teşkilattaki konumu sebebi ile elinde fırsatı olan pozisyon sahibi bir kişidir.

Bu neden ile iktisadi suçlar yozlaşma kelimesi ile aynı anlamda kullanılmaktadır.1940’da esas alınan bu tanım günümüzde ki açıklaması olarak yeterli değildir. Günümüze yönelik bir tanım vermek gerekirse; iktisadi suç, profesyonel, özel ve yöntem becerilerine sahip olan bireyler tarafından şahsi, teşekkül kazanç veya kişilerin aleyhine haksız yarar sağlama nedeni ile genel olarak uydurma beyanda bulunma yolu ile işlenen kanun dışı bir eylem olarak tanımlanmaktadır. Diğer bir taraftan, iktisadi suçlar günümüz şartları ile giderek organize ve ulus ötesi bir nitelik kazanmaktadır.

Tabiatı gereği küresel çapta bir suç olması, teknolojik gelişmelerin ilerlemesi ile beraber suçun küreselleşme durumunu daha da hızlandırmaktadır. Kişilerin suç eylemlerine eğilimli olmaları, toplumsal sistemin bütünlüğünü aracısız olarak etkilemektedir. Bu etkileşim sistemini iktisadi yönden çözümlerken suç arzı ve suç talebi yön belirleyici olmaktadır. Suçların iktisadi çözümlemesi oluşturulurken suçun arz tarafı ve talep tarafına yaygın bir şekilde yer verilmektedir.

Suçun Arz Tarafı

Suçların arz tarafında, suç işleyen kişiler yani suçlular yer almaktadır. Suç işleme eylemi suçlular tarafından fiili olarak rasyonel bir davranıştır. Kişiler suç işlemeden önce maliyet ile fayda çözümlemelerini karşılaştırmaktadırlar. Suçların faydası, bireylere getireceği getiridir. Maliyetleri ise; doğrudan ve dolaylı olarak iki grupta toplanmaktadır. Suçların dolaylı maliyetleri; vazgeçilen meşru işlerden kazanılacak olan gelirdir. Doğrudan maliyetler ise; hapis, para ve diğer cezalar olarak tanımlanmaktadır. Ceza seviyelerinin artış ve azalış göstermesi suç oranlarını doğrudan etkilemektedir. Suç işleyecek olan kişiler öncesinde rasyonellik kavramının bir gerekliliği olan fayda maliyeti çözümlemesini yaparlar.

Suçtan elde ettiği kazancı ve yasal işten elde edeceği kazancı dikkate almaktadırlar. Bu karar sürecinde bireyler suç işlemede elde edecekleri getirileri dikkate almaktadırlar. Kişilerde suçların getirisi, suçu işleme esnasında vazgeçtiği, kanunen uygun olarak yaptığı işten elde etmiş olacağı kazançlardır. Suçların fırsat maliyetinin düşmesi, suçun arz tarafında artışa neden olurken, fırsat maliyetinin artması suçun arz tarafında düşüşe neden olmaktadır. Bu neden ile işsizlik ve istihdam seviyesindeki iyileşmeler suç oranlarının azalmasına neden olmaktadır.

Çünkü, kişiler hiçbir şekilde kanuna uygun olmayan işlerde kaybettiği zamanları düşünerek kanuna uygun olan işler ile uğraşma isteğinde bulunacaklardır. Kişilerin yaptığı eylem esnasında yakalanmalarının kazancı artış gösterecektir. Elde etmiş olduğumuz maliyet, istihdam seviyelerinin artması ile beraber gelirdeki artışa etkisiyle elde edilecek olan ücret düzeyidir.

Suçun Talep Tarafı

Suçların talep tarafında, işlenmiş olan suçtan bir getiri elde eden suçlu dışındaki kişiler ve suçlara maruz kalmış devlet yer almaktadır. Getiri sağlayan suçlular dışındaki bireyler ve devlet aslında suça karışmamaktadırlar. Fakat işlenmiş olan suçlar sonucunda elde edilmiş olan mal ve hizmetin talebinde bulunmaktadırlar. Buradaki suç talep tarafı aslında istekli bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Suçu verilmiş olan kişiler ve hükümet tarafından, talep tarafı istekli bir şekilde olmamaktadır. Suçun talep tarafı aracılı suç talebi olarak tanımlanmaktadır.

Aracılı suçlar talebi, suçu verilmiş olan kişiler ve hükümet suç verilmemesi için çeşitli maliyetlere katlanmaktadır. Aracılı olan suç talebi, suç çeşitliliklerine göre farklılık arz etmektedir. Örneğin; ani saldırı olan suçlarda, gelir seviyesi daha az olan kişiler, gelir seviyesi fazla olan kişilere oranla daha çok suçlara maruz kalmaktadırlar. Çünkü; gelir seviyesi fazla olan kişiler, bu tarz suçlar ile karşılaştığında alınabilecek önlemlere karşı daha duyarlı olmaktadırlar. Diğer bir örneğimiz; soygun suçlarında, gelir seviyesi fazla olan kişiler, gelir seviyesi az olan kişilere oranla daha yüksek risk taşımaktadırlar. Çünkü; suç işlemekte olan suçlular olay sırasında kendisi için getirisi en fazla olan eylemlere katılmayı tercih etmektedirler.

Suçların Ekonomik Analiz Modelleri

Bu analiz edilen modeller içerisindeki kişiler bütün ekonomik paradigmalarda yer alan iki hipotez etrafında kararlarını vermektedirler. Bunlar; bireysellik ve rasyonellik kavramlarıdır. Bireysellik ve rasyonellik kavramları, kişilerin suç fiiline ortak olma kararını etkileyen etkenleri “oyun teorisi” bağlamında incelemiştir. Kişiler bir suç işleme durumuna girmez ise; işledikleri suçtan elde ettikleri getirilere sahip olmazlar. Bu yüzden yalnızca kamuya uygun işlerden yapmış olduğu işlerin yarar seviyesine ulaşacaklardır.

Eğer bireyler suç işleme eylemine katılır ise; birey x ihtimalinde yakalanma ya da 1-x ihtimalinde yakalanmama durumu oluşur. Kişiler x ihtimalinde yakalanırsa buradan bir fayda elde edeceklerdir. Fakat 1-x ihtimalinde yakalanmaz ise; yasal işlerden daha kazançlı olan suçların getirilerini göstermekte olan maksimum fayda düzeyini elde edeceklerdir.

Becker Modeli

Becker bu modelde, ekonomik çözümlemenin ana araçlarını kullanarak, suçların arz yönlü boyutunu incelemiştir. Becker, suçun arz yönlü tarafını suçlulara verilen cezalar kapsamında ilişkilendirerek açıklamalarda bulunmuştur. Bu modelde, kişilerin suç işlemeden önce yakalanma olasılığında verilecek olan ceza seviyesi dikkate alınmaktadır.

Ehlich Modeli

Ehlich, suçun arz yönünün basitten karmaşık alana doğru gideceğini söylemektedir. Bu nedenle suçlarının arz yönlerinin artan bir işlev olduğunu ifade etmektedir. Kişilerin bir suç eyleminde bulunması için bir koşul olması gerektiğini söylemektedir. Yani, bireylerin suç arzlarının 1 birimlik arttırılması ile beraber elde ettikleri getiriler sıfıra eşit ya da sıfırdan büyük olması durumunda kişiler suç olaylarında bulunacaklardır.

Grogger Modeli

Bu modelde de bireylerin kendileri için sahip oldukları zaman ve piyasada ki ücret seviyeleri birbirleri ile ilişkilendirilmiştir. Kişiler, bir suç işleme durumuna katılmadan önce yasal olmayan bir işten elde edeceği gelir ile suç işlememe durumunda elde etmiş olacağı geliri karşılaştırmaktadırlar. Bireylerin yasal olan işlerden elde edeceği doygunluk hissi artıkça kişiler riski yüksek olan suç olaylarını işlemekten vazgeçeceklerdir. Grogger, aynı zamanda suç hareketlerinin işgücü piyasası içerisindeki ücret seviyesinin azalan bir işlevi olduğunu da ifade etmektedir.

Anavites – Defina Modeli

Suçların iktisadi yönlerini anlamlandırmak için sosyal yapısı da incelenmiştir. Bu kuram, sosyal gerginlik kuram olarak da geçmektedir. Sosyal gerginlik, kişilerin hedeflemiş oldukları sosyal gâyelere ulaşmak için meydana gelen beklentilerin negatif baskısından kaynaklanır. Kişiler, yasal durumda olan olayları tercih ettiklerinde ulaşacakları refah düzeyinin olmayacağını düşünmektedirler ve bu düşüncenin ortaya çıkması iç dünyada bir baskı meydana getirmektedir.

Bireyin beklentilerinde ortaya çıkan bu baskı durumunun artması, kişilerin refah seviyelerini daha da artıracakları suç olaylarına yönlendirilmesine sebebiyet vermektedir. Yani, sosyal gerginlik durumu kişiler arasında suçun arz yönünü artıran bir etmendir.

Suçun Maliyet Yapısı

İşlenmekte olan suçların birçok ekonomik yönü olduğu gibi bir de arz ve talep tarafları bulunmaktadır. Suçun arz tarafı, suç eyleminde bulunmuş bireyler, suçun talep tarafı ise, suça maruz kalmakta olan devlet ve bireler olarak ifade edilmektedir. Bu yönler dikkate alınarak suçların maliyet yapısı iki şekilde oluşmaktadır. Bu maliyetler, suçlu tarafından oluşmakta olan maliyetler ve suça maruz kalanların maliyetleri olarak sınıflandırılmaktadır. Suçlular aynı zamanda suç işleme durumunu engelleyen ve vazgeçiren maliyetlere sahiptirler. Bu maliyetler; hapis cezaları, gözaltına alma cezaları ve para cezaları’ dır. Suça maruz kalmakta olanlar doğrudan maliyet özelliğine sahiptirler.

Devlet açısından en esaslı suç maliyeti, güvenlik yönlü maliyetlerdir. Suçların bu maliyetine katlanan topluluklar için “rasyonel tercihler kuramı” geçerli olmaktadır. Ortaya çıkan kurama göre, suç işlemiş kişiler, suçu verilmiş olan kişiler ve hükümet yapmış oldukları bütün tercihlerde gerçekçi davranmaktadırlar. Fakat, bazı kesimlerler suç işlemeden önce fayda – maliyet çözümlemesi yapmaktadır. Bu çözümleme sonucunda sunulan tercihler arasında rasyonel bir seçim yapmaktadırlar. Bu rasyonel karar aşamasında suçlu kişiler, eyleme katılma konusunda veya suça maruz kalacak olan devlet ve kişiler, suçları önleme konusunda alacakları tedbirler ile seçenekler arasından seçim yapmaktadırlar.

Suçun Ekonomik Analizi

İktisat bilimi, insan ile ilgili olan sosyal bir bilim dalıdır. Bu sebeple kişileri ve toplumu ilgili kılan bütün konular iktisat bilimini de ilgilendirmektedir. Bu yüzden suç işleme ve suçun işlenmesi ile ilgili ekonomik ve ekonomik anlamda olmayan unsurlar ekonomik inceleme alanına girmektedir. Ortaya çıkan “ suç ekonomisi” kavramı iktisadi ve suç kavramlarının ilişkilerinin güçlü olduğunu ortaya çıkarmaktadır. Ekonomik içerikli suçlar adı altında suç gruplarında bulunması aralarındaki ilişkiyi desteklemektedir.

Suçlar küresel boyutta zararı en fazla dokunan problemlerin başında gelmektedir. İktisadi açıdan suç ilişkilerinin etkilediği faktörlere bakıldığında; yoksulluk, işsizlik ve ekonomik eşitsizlik kavramları yer almaktadır.

İşsizlik ve suçların arasındaki ilişki durumlarında gözlemlenebilindiği gibi pozitif bir ilişkinin olduğu durumudur. Daha açık bir ifade ile işsizliğin artmaya başladığı toplumlarda suç oranları da artmaya başlamaktadır. İnsanların boş gezmeleri ve refah seviyelerini en yüksek seviyede sağlayamama halinde suça girişimde bulunma olasılıkları artmaktadır. Bu da, suçun ve işsizliğin birbiri ile bağlantılı olduğunu ortaya koymaktadır.

Suç ve yoksulluk kavramlarında da pozitif yönlü bir bağlantıdan söz edilmektedir. Baktığımızda, yoksulluk durumunda yaşayan insanların kendilerine mahsus bir yaşam alanları oluşturulduğu görülmektedir. Bu kişilerin, negatif durumlar altında yaşam kurdukları, sağlıksız bir şekilde beslendikleri ve diğer toplumlar tarafından dışlanma yaşadıkları görülmektedir. İçinde bulundukları bu negatif yaşam şartları bireylerin yasa dışı işlere eğilimde bulunmalarını kolaylaştırmaktadır.

Ekonomik eşitsizlik kavramı da suça eğilimlerde en önemli etkisi olan faktörlerden biridir. Toplumda gelir dağılımı eşitsizlikleri bireyleri yasa dışı işlere teşvik etmektedir. Gelir seviyesi fazla olanların gelir seviyesi az olanlara oranla suç işleme oranlarının daha az olduğu görülmektedir. Fakat gelir seviyesinin düşük olması bireyin elde edeceği getirinin az olması anlamındadır. Bu yüzden bireyler kendi getirilerini maksimum seviyeye ulaştırmak için yasa dışı işlere eğilim göstermektedirler.

Ekonomik Suçların Oluşturduğu Sonuçlar

Ekonomik suçların yüksek bir seviyede olması önemli sonuçlar ortaya çıkarmaktadır. Bu durumları 3 grupta anlatmak mümkündür;

İktisadi Yozlaşma Durumunun Kendisini Beslemesi

Yüksek seviye ile yaygın olan iktisadi yozlaşma iktisadi suçların yaygınlaştırıcı etkilerini doğurmaktadır. Ekonomik yozlaşma bulaşıcı bir faktördür. Bazı bireylerin ekonomik bir suç işlediği ortamda, diğer bireylerden bazılarının dürüst olması haksız rekabet durumu yaratmaktadır. Bu nedenle kişiler, suç işleme eğiliminde ya da yozlaşma tercihinde bulunabilirler. Bu da iktisadi suçların bulaşıcılık etkisini artırmaktadır.

Ekonomik Kalkınmanın Etkisi

Suç İktisadı, Ekonomik bir suç işlendiğinde bireylerin üretim çalışmalarından uzaklaştırmakta, çalışma ve girişimcilik isteğini kırmaktadır. Bunun yanında, uzun vadedeki yatırımlarda yatırımcıları da vazgeçirici etkisi bulunmaktadır. Bireyleri tasarruf yapmaktan vazgeçirerek, lüks tüketime teşvik etmektedir. Yabancı yatırımda bulmak isteyen yatırımcıları olumsuz etkileyip yabancı sermayeyi vazgeçirmektedir.

Politik Şekilde Yozlaşmanın Etkisi ve Diğer Etkenler

Yozlaşma faktörünün politik düzen üzerinde negatif etkisi bulunmaktadır. Politik sistemin yozlaşma olayını artıma etkisi olması kabul gören bir varsayımdır. Fakat iktisadi yozlaşmanın politik yozlaşmayı artırıcı etkilerinin bulunduğu da söylenmektedir.

Adalet üzerinde de yozlaşma faktörünün artırıcı etkilerininde bulunması yanlış olamayacaktır.

YAZAR: HİLAL YILMAZ

Kaynakça

] }

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir