Enflasyon Oranı ve Tarihsel Gelişimi

Enflasyon Nedir? Enflasyon Oranı Tarihi Gelişimi

Enflasyon

Enflasyon, dolaşımdaki para miktarı ile malların ve satın alınabilir hizmetlerin toplamları arasındaki açığın artmasıyla meydana gelen ve fiyatların genel olarak artması, para değerinin azalması şeklinde kendini hissettiren ekonomik parasal bir süreçtir. Farklı bir tanımı da nominal milli gelirin satın alınan mal miktarına oranla artmasıdır. Bir ülkede, enflasyon oranı yükselirken bazı mal ve hizmetlerin fiyatları düşebilir veya aynı şekilde enflasyon oranı azalırken bazı mal ve hizmetlerin fiyatları da artabilir.

Enflasyon, sadece bir veya birkaç mal ve hizmetin değil, standart bir tüketicinin sene içerisinde kullanabildiği tüm mallarda ve hizmetlerde meydana gelen fiyat farklılaşmasını baz almaktadır.

Fransızca kökenli bir kelime olan Enflasyon ’un aslı
Latince şişkinlikten gelmektedir. İngilizce Inflate ‘‘şişmek, şişirmek’’ fiilinden +ion ekiyle türetilip Inflation’dan Türkçeye ‘‘Enflasyon’’ olarak geçmiştir. Para ve paranın yerine geçen her türlü senedin mal hacmine göre şişkinliği anlatılmaktadır.

Tarihte Enflasyon Oranı Gelişimi Nasıldır?

Tarih boyunca ülkelerin önemli sorunlarından birisinin de Enflasyon olduğu bilinir. Örnek olarak;

Gaziantep Müzesi’nde uzmanların sikkelere ve mal listelerinde güvenerek hazırladıkları dosyalarda yer alan bilgilere göre
4 drahmi eski Yunan para birimi den oluşan tetradrahmi, M.Ö VI. Yüzyıldan itibaren yaşanan enflasyonist krize ilişkin bilgiler içeriyor.

M.Ö. VI. yüzyılda 2 tetradrahmiye bir büyükbaş ya da 6 küçükbaş hayvan alınabiliyordu. M.Ö. IV. ve III. Yüzyılda ise bir büyükbaş almak için gereken ve bir işçinin iki aylık kazandığını ifade eden 13 tetradrahmi sayısı, M.Ö. II. yüzyılda ise 20’ye çıktı.

Böylelikle M.Ö. VI. yüzyıl ve M.Ö. II. yüzyıl arasında bir büyükbaş almak için ödenen tetradrahmi sayısı 10 kat artış göstermiş bulunmakta.

Başka bir deyişle bir büyükbaşın bedeli %900 oranında yükselmiş ve daha önce altından ve gümüşten yapılan sikkelerin, ekonomik durumun bozulmasına bağlı olarak, zamanla yerini bakır sikkelere bırakmış.

Avrupa’da Enflasyon Oranı Nasıl İlerledi?

Roma sikkeleri Avrupa- Akdeniz- Orta Doğu geleneğinin evriminde önemli bir aşamayı temsil etmektedir. Nitekim, bugün hem Avrupa’da hem de Orta Doğuda kullanılmakta olan pound, libre-lira ve dinar gibi pek çok parasal terimin kökenleri Roma dönemine gitmektedir.
Avrupa’nın enflasyonla ciddi olarak karşılaşması ise fiyat devrimi ile gerçekleşiyor. 16. yüzyılda, başta İspanya’da olmak üzere Avrupa’da görülen fiyat artışları zincirine verilen isimdir.
Yeni Dünya olarak nitelenen Amerika Kıtası’ndaki zenginliklerin İspanya’ya akışı, para arzını yani likitideyi artırıyor. Fransa’da 16. yüzyılda tahıl fiyatlarının 8 kat, İspanya’da ise gıda fiyatlarının aynı sürede 5 kat arttığı görülüyor.
Gelir dağılımı ve ekonominin geneli üzerinde olumsuz etkilere yol açıyor. Yeni kıtanın zenginliklerinin Avrupa’ya akması, bu eski kıtanın fakirleşmesine de yol açıyor.
Dünya tarihinde görülen ilk yoğun enflasyon artışını doğal olarak zamanının iktisatçıları anlamakta zorluk çekiyorlar.
İskandinav iktisatçılardan bazı kesim, fiyat artışlarının İspanya’dan kaynaklandığını tespit edebiliyorlar ancak gerçeği görmek ise elbette baya zaman alıyor.

Christopher Colomb nasıl enflasyona sebep oldu?

Colomb ve Enflasyon Oranı seyri

Gümüş para birininde Londra buğday fiyatları

Yakın Dönemde Enflasyonun Tarihsel Gelişimi

Yıl 1958. Geçen yıllarda Avrupa ve Japonya hızlı bir şekilde büyümüştür. Artık her ikisi de üretmekte ve ihraç etmeye devam etmektedir.

ABD, 2.Dünya Savaşı’ndan sonra ilk kez ödemeler dengesinde açık verir. ABD, Vietnam’da savaşa girer ve bütçe harcamaları da artar. Artık ekonomi hem bütçe açığı hem de dış açık vermeye başlamış, enflasyon artışa geçmiştir. Harcamaları gerçekleştirebilmek için dolar basılır ama sorunları çözülmez.
Dolar yaklaşık yüzde 10 oranında devalüe edilir ve 1 ons ağırlık birimi altın 38 dolara çekilir. Ancak bu da çözüm olmaz, altın fiyatı yükselişe geçer ve bir yıl sonra 70 dolara çıkar.

Dolar değer kaybetmeye, işler Avrupa ekonomisi tersine dönmeye başlar. Avrupa durumda son derece rahatsızdır ve Amerikan hükümetinin buna müdahale etmesini ister.
Ancak Hazine Bakanı John Connally’nin gelen isteklere cevabı ise : “Dolar bizim paramız ama sizin probleminiz”.

1973 yılında Arap-İsrail savaşları gerilimi yükseltir.
Suudi Arabistan, İsrail ve müttefiklerine petrol satışını yasaklar. Petrol fiyatları artmaya başlar. Bu nedenle bütün dünyada üretim maliyetleri yükselir. Dolar ise son hız değer kaybetmeye devam eder. 1970 yılında 1 dolar 4 Alman markına eşitken, 1980’de 1.7 Alman markına denk gelir. 1979’da İran’da devrim gerçekleşir. Petrol ve altındaki artış aynı şekilde devam eder. ABD de dahil olmak üzere maliyetler ve enflasyon genel olarak artmaya devam eder. Çok sayıda işyeri küçülür, kapanır ve batar. Maliyet artışlarıyla yavaşlayan ekonomiyi canlandırmak için faizler bugün olduğu gibi düşük tutulur ve dolar düşmeye başlar.

1972’den 1980’in sonuna kadar ABD ekonomisinde yüksek enflasyon yaşanmış, dolar para birimlerine karşı yarı değerinde düşüş yaşamıştır. Büyük fabrikalar yavaş yavaş Uzak-Doğu’ya ve Güney Amerika’ya taşınır. Kriz sona erer, dengeler oluşmaya başlar.Kimse cebindeki kasasındaki dolarları atacak, yakacak değildir.Artık dolar dünya parası olmuştur.Uluslararası ticaretin %69 u dolar ile yapılırken, merkez bankalarındaki rezervlerin yarısı dolardan oluşuyordur.

Yıllar sonra Almanya birleşir, Sovyetler dağılır, Çin yayılmaya başlar.Dünya ekonomisi büyümeye, varlık fiyatları şişmeye, konut fiyatları artmaya başlar.

Osmanlı’da Enflayon Oranı Gelişmi Nasıldır?

Osmanlı Devleti’n de İstanbul’un fethinden sonraki 16. yüzyıl boyunca az, ama âdeta düzgün bir enflasyon görüldü.
Osmanlı Devleti’nin para konusundaki uygulamalarının en önemli örneklerinden biri de ‘‘tağşişler’’ (enflasyonlar), ya da para biriminin gümüş içeriğinin devlet tarafından azaltılmasıdır. İktisadi ve mali nedenleri ve sonuçlar bakımından madeni sikke döneminin tağşişlerini kâğıt para döneminde bugün devletin para basmasına benzetilebilir.

NOT: Banknot ve döviz olaylarına kaynak olarak hâkim olunamadığı için için, Osmanlı’nın para birimi olan akça’daki gümüş miktarının azalmasına enflasyon denir.

Osmanlı’daki en büyük enflasyon 1593′te oldu ve 1 akçadaki gümüş miktarı yarıya indirildi. Fakat maaşlar, aynı akça sayısıyla ödenmeye devam etti. Gerçekte devletten maaş alanlar, eskisine oranla kazandıklarının yarısını kaybetmiş oldular. 1593, Osmanlı Devleti’nin zirveye tırmanışının sona erdiği, zirveden inmeye başladığı yıldır.

Osmanlı’da Enflasyon oranı gelişimi

Osmanlı’daki Enflasyonun Sebepleri ;

• Devletten maaş alanların, üretim yapmadan sadece vakıfların geliriyle geçinenlerin sayısı çok artıp şişmeye neden olmuştur.

• Devletin gelirleri olur-olmaz kişilere fazlası ile dağıtılmıştır

• 1593′e yaklaşırken Fas Sultanlığı ve Polonya Krallığı’na kadar birçok ülkeyi ve hanedanlığı himayesine alan imparatorlukta, artık büyük fetihler ve zaferler dönemi eskisine bakılarak büyük oranda azalmış ve kapanmıştır. Bundan dolayı savaş ganimeti gelirleri azalmıştır.

• Refah yaygınlaşmış, lüks yaşamak alışkanlık haline gelmiştir. Asayiş eski mükemmelliğini yitirmiş, bundan etkilenen üretim düşmüş, ticaret güvenliği zedelenmiştir.

• Refah yaygınlaşmış, lüks yaşamak alışkanlık haline gelmiştir. Asayiş eski mükemmelliğini yitirmiş, bundan etkilenen üretim düşmüş, ticaret güvenliği zedelenmiştir.
• Nüfus artmıştır. Köylerden şehirlere göç olmuş, şehre gelen köylü uyum sağlamak hevesiyle, pahalı alışkanlıklar edinmiştir.

İktisat tarihçilerimizin verdikleri bilgiler, incelemekte olduğumuz dönemde (1469-1914) İstanbul’da ki tüketici fiyatlarının yaklaşık 300 kat arttığını göstermektedir

18. Yüzyılın sonlarından, 1850’ye kadar çok daha güçlü bir enflasyon dalgasının yaşandığı da görülmektedir. Bu ikinci dönemde fiyatların 12-15 kat arttığı görülmektedir.

1780’ler de başlayan ve 1808- 1839’da hızlanan tağşişlerin bu fiyat artışlarını tetiklediği kesinleşmiştir.

Hızlı Osmanlı enflasyonları, Türkiye Cumhuriyeti’nin bu günkü enflasyonlarına çok benzemektedir. Son dönemlerde yaşadığımız, 1957-59, 1970-79, 1998-2000 dönemi enflasyonlarındaki olaylar da son Osmanlı tağşiş dönemlerindeki enflasyona, fiyat artış hızına, katlanılan sıkıntıya ve enflasyondan sonra yaşanan siyasal, sosyal, ekonomik bunalımlara ve sonuçlarına benzemektedir.

 

Yazan: Mahmut Doğansoy

KAYNAK

Faydalanılan kaynaklar : (https://www.dmy.info/paranin-kisa-tarihi-enflasyonun-tanimi)
(http://www.muhasebedersleri.com/ekonomi/enflasyon.html)
(https://www.youtube.com/watch?v=IitOm2Qg5SY)

] }

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir