Limon Problemi

Limon Problemi ve Asimetrik Bilgi nedir?

LİMON PROBLEMİ

TANIM

Limon problemi, bir yatırımcının veya ürünün değeri ile ilgili olarak alıcı tarafından sahip olunan asimetrik bilgilerden kaynaklanan sorunları ifade etmek için ortaya atılmıştır. Ters seçim problemi (Advers Selection) olarak da nitelendirilir. İkinci el piyasasında rol oynayan ve daha sonrasında birçok soruna neden olan bu problem bir tür negatif dışsallıktır. İkinci el araba almak isteyen bir kişi otomobili ayrıntılı olarak inceleyip değerlendiremez ve iyi otomobil fiyatı ile limon otomobil fiyatının tam arasında bir fiyat belirleyip satıcıya teklif sunar. Ancak satıcı alıcıya göre daha fazla bilgiye sahip olduğu için otomobilin gerçek fiyatını ister. Bu durum sonucunda ise iyi otomobil satışı sınırlanmış olacağından asimetrik bilgi sonucu ters seçim yapılır. Böylelikle kötü araba ortalama fiyattan satıldığından piyasada kötü araba kullanımı yaygınlaşmaktadır. Bütün bunların sonucunda da iktisadi anlamda iyi araba arz edenler piyasadan çekilirken kötü arabalardan çoğunluk olarak satış gerçekleşecektir.

Limon Problemi Tarihi

Limon problemi, 1960’lı yılların sonlarında Berkeley’deki Kaliforniya Üniversitesi’nde ekonomist ve profesör olan George A. Karloff tarafından yazılan “Limonlar için Pazar: Kalite Belirsizliği ve Piyasa Mekanizması” adlı bir araştırma makalesinde ortaya koyan A.karloff sorunu tanımlamak için ise etiket örnekleri ve otomobiller örnek olarak alınmıştır. Akerlof, bu örnekleri genel olarak kusurlu otomobilleri örnek olacak şekilde genel bir ifadesi olacak şekilde limon denilen, asimetrik bilgi kavramını göstermek için kullanmıştır.bu sorun ise hem tüketici hem de ticari ürünler için ve alıcı ile satıcı arasında ki algılanan değerin farklılığı ile ilgili olarak yatırım alanında gösterilmiştir.bu piyasada kredi,sigorta gibi finansal sektör alanlarında da yaygınlık göstermiştir.

George Akerlof’un Hayatı:

George Akerlof 1940 yılında Amerika’nın Connecticut eyaletinin New Haven şehrinde doğmuştur. Ailesinin kimya ve pozitif bilimlere olan ilgisi küçük yaşlarda başlamıştır.11 yaşında iken babasının işine son verilmesi durumu ile karşı karşıya kalan Akerlof bu yaşında çarpan prensibini keşfetmiştir. Bu çarpan prensibi onun ekonomi alanında ilk düşünce hareketi olmuştur. Bu düşünce hareketi daha sonra gündeme gelecek olan işsizlik problemlerinin bir ön aşaması niteliğindedir. Akerlof, 1962’de Yale Üniversitesinin ekonomi bölümünden mezun olmuş ve mezun olduktan hemen sonra ise MIT’de ekonomi doktorasına başlamıştır. Burada sosyal ilişkilerini oldukça güçlendirmiştir. Joseph Stiglitz, Bill Nordhaus ve Giorgio La Malfa ile arkadaş olmuştur. Daha sonralarda bu kurduğu arkadaşlıklarının çalışmalarında çok önemli katkılar oluşturduğunu savunmuştur. Doktorasını 1966’da tamamlamıştır.

Akerlof’un tezinin en önemli kısmını, daha sonra “limon pazarı” için elde ettiği tekniği kullanmıştır. 1966 yılında doçent olmuştur. Kaliforniya Üniversitesi, Berkeley ilk görev yeridir. Ve burada yazdığı The Market For Lemons :Quality Uncertainity and The Market Mechanism adlı makalesi nobel ödülü layık görülmüştür.

LİMON PROBLEMİ GELİŞİMİ

Ters Seçimin Finansal Yapı Üzerindeki Etkisi

Limon Problemi , Ters seçim probleminin finansal piyasanın işleyişine nasıl etki ettiği George Akerlof’ un ünlü makalesinde anlatılan bu problemin limon olarak adlandırılmasının en önemli nedenlerinden olan, araba piyasasındaki sorunlu otomobillerin neden olduğu problemine benzerliğinden olmuştur. Otomobil probleminin piyasa için de daha anlaşılır olması ve somut bir hal alamsına için kullanılmıştır. Akerlof, otomobili piyasada dört gruba ayırmıştır. Yeniler, kullanılmış olanlar, iyiler ve limonlar. Yeni bir otomobil, iyi veya limon olabilir, aynı durum kullanılmış otomobiller için de geçerlidir. Bireyler, yeni bir otomobil almak isteklerinde iyi veya kötü olduğunu bilmeden yeni bir otomobil satın almaya yönelirler. Fakat onlar en başta iyi araba olma olasılığının q, olarak limon olma olasılığının ise 1-q olarak nitelendirmişlerdir. Fakat bu satın aldıkları otomobille ilgili bazı bilgilere sahip olmuştur. Bu bilgi öncülüğünde; birey, otomobilin kötü yani limon olduğu sonucunu elde etmiştir. Böylece bilgi asimetrisi meydana gelmiş olup kullanılmış otomobilin mevcut alıcıları, otomobilin kalitesi hakkında yeterli bilgiye sahip olamadıkları için iyi veya limon olduğunu söyleyemezler. Bu yüzden satın alan kişilerin ödeyecekleri fiyat, piyasadaki ortalama kalitede olan otomobili belirtmiştir. Eğer araba limonsa, yani kötüyse arabanın mevcut sahibi arabayı ortalama bir fiyat üzerinden satışa sunmaya razı olacaktır. Arabaya ödenen fiyat, limon arabanın mevcut değerinden daha yüksek bir tutarda meydana gelecektir. Bu durum sonucunda ise yüksek kaliteli malların aksine düşük kaliteli mallar prim elde edebileceklerdir. Bu durumda da satıcının satmak istediği araç limon değil ise yani iyi araç ise aracı almak isteyen alıcının vermeye razı olduğu fiyattan daha az olduğunu görecek ve satışından vazgeçecektir.

Ters seçim olarak incelediğimizde çok az sayıda kullanılmış iyi araba, piyasaya gelmiştir. Bu nedene bağlı olarak ta piyasadaki kullanılmış arabaların kalitesi ortalama olarak düşük olacağından çok az kişi limonu satın almak isteyecektir. Bunu sonuncunda ise çoğunluk araba sahibi olacaktır. Ve piyasada kullanılmış araba etkin olarak rol oynayacaktır.

Limon Problemi ve Gresham Kanunu

Akerlof, limon problemi ile Gresham Kanunu arasında benzerliğin olabileceğini savunmuştur. Buna göre, çoğunluk olarak satılan arabaların limon olması, kötü olan arabaların iyi olarak piyasa da varlığının sürdürülmesine neden olmaktadır. Fakat limon probleminde, araba hakkında alıcı ve satıcılar ortak bir bilgiye sahip değildirler. Gresham Kanunu’nda ise satıcı ve alıcı iyi kötü arasında ki farkı bilmekte ve aynı zamanda aynı bilgiye sahip olmaktadırlar.

Limon problemi, finansal piyasalarda da meydana gelmektedir. Mevcut hisse senedinin alıcısı, yüksek karı ve düşük riskli olan iyi firma ile düşük karlı ve yüksek riskli bir firma arasında ki farkı ayırt edememektedir. Bu durumda alıcı, hisse senedini ortalama bir fiyattan ödemeye razı olacaktır. Bu fiyat kalite bakımından kötü olan firma ile iyi olan firma arasındaki hisse senedi fiyatlarının arasında olacaktır. İyi ve kaliteli olan bir firma alıcının sahip olduğu bilgiden daha fazla bilgiye sahipse ortalama kalitenin bir firmanın hisse senedi fiyatına eşdeğer ya da daha altta olacak şekilde geleceği için satmamaktan vazgeçecektir. Alıcının istediği şekilde ve istediği fiyattan satış yapmak isteyen firmalar ise kötü firmalar olarak yer alacaktır.Piyasada bu kötü kalitede olan firmaları hisse senetleri alıcı aracılığıyla alınmayacaktır. Ve bu hisseler ise piyasada etkin olmayacaktır. Bu durum borç piyasasına da örnektir.

Eğer borç veren kişi iyi borçlular ile kötü borçluları birbirinden ayıramıyorsa, iyi ve kötü kaliteli borçluların ortalama kalitesinden bir faiz oranından kredi vermiş olacaktır. Sonuç olarak iyi kaliteli firmalar, piyasada ödemeleri gerekenden faizden çok daha yüksek bir faiz oranı ödeme sıkıntısıyla karşı karşıya kalacaklardır. Düşük kaliteli firmalar ise, ödemeleri gerekenden oldukça daha az bir faiz oranı ödeyerek kar sağlayacaklardır. Bu durumda bazı yüksek kaliteli borçlu firmaların piyasayı terk etmeleri piyasada zayıflığa neden olacağından tekliflerde değerlendirme altına alınamayacaktır. Alıcıların, iyi ve kötü firma kaliteleri hakkında detaylı bir bilgiye sahip olmaları iyi ve kötüyü ayırt etmelerine imkan sağlayacaktır. İyi firmalar tarafından çıkarılan hisse senedi, bono ve tahvilleri tam değerinden satın almış olacaklar ve böylelikle finansal piyasalar, fonları en verimli ve etkin yatırım alanlarına taşımış olabilecekler.

MENKUL KIYMET PİYASASINDA LİMON PROBLEMİ

Öncelikle menkul kıymet piyasasını açıklamak gerekirse, menkul kıymet taşınabilir tahvil, bono, hisse senedi gibi evraklara verilen genel isimdir. Bu evrakların çıkarılması için Sermaye Piyasası kurulundan izin alınması ve belli bir miktarı temsil etmesi gerekmektedir. Bu menkul kıymetler satın alınan kişiye alacak hakkı doğurmaktadır. Ayrıca ipotek borç senetleri, finansal bonolar, banka bonoları ve gelir senetleri menkul kıymetlere örnektir.

Menkul Kıymetlerin Temel Özellikleri:

*Yasal evrak niteliğindedir.

*Yatırım temel amaçtır ve yatırımcılara belirli dönemlerde kazanç sağlarlar.

*Bir tane ticari ilişki için oluşturulmazlar.

*Genel olarak çoklu ihracat vardır, halka hitap eder.

*İsme ya da hamiline yazılı olabilirler, isme veya hamiline yazılıysa miktarı ana sözleşmede gösterilir.

Bir piyasada iyi veya kötü menkul kıymetleri birbirinden ayıramıyorsak bunların ortalama değerlerini öderiz. Bunun sonucunda iyi olan menkul kıymetlerin değeri ve fiyatı düşer ve dolayısıyla iyi sayılan firmalar menkul kıymetlerinin değerini düşürmemek için ihracat yapmazlar. Kötü menkul kıymetler ise değerleri artacağından fiyatları yükselir ve ihracatta önemli rol oynarlar. Sonuç olarak da piyasada kötü menkul kıymet sayısı artar.

Yatırımcılar açısından baktığımızda ise kötü menkul kıymet almak istemeyeceklerinden bu piyasada etkinlik düşer. Ve zamanla kalite düşeceğinden menkul kıymet piyasası zayıflar.

Limon Probleminin Çözüm Araçları:

1.Bilginin özel sektör aracılığıyla üretilip satılması

2.Bilgiyi artırmak için devlet müdahalesi ( halka açık şirketlerin bağımsız denetimi)

3.Finansal aracılar (bankalar iyi ya da kötü borçluyu ayırt edebilirler.)

4.Öz sermaye ve Teminat (borç sözleşme şartının olması)

SONUÇ

18.yüzyıldan itibaren birçok iktisatçı bilginin ekonomik işleyiş üzerindeki etkilerini incelemişlerdir. Ancak 1970’li yıllara kadar ki olan zaman sürecinde tarafların arasındaki bilgi problemi bir piyasa başarısızlığı olarak ele alınmak yerine dışsallıkların bir piyasa problemi olarak üzerinde durulmuştur. Asimetrik bilgi sorunu ilk defa Akerlof’un The Market For Lemons adlı makalesi ile literatüre girmiştir. Akerlof bu çalışmasında otomobil piyasasındaki alıcı ve satıcı arasındaki bilgi farklılığının piyasada nasıl bir aksaklığa neden olacağını incelemiştir. Akerlof’ a göre otomobil satıcısı alıcıdan daha çok bilgiye sahiptir. Piyasada alıcılar iyi veya kötü araba hakkında yeterli bilgiye sahiptir ancak kalite anlamında yeterli bilgiye sahip değillerdir. Bundan dolayı yeterli kalite bilgisine sahip olmayan alıcı ortalama fiyattan araç almaya razı olacaktır. Ancak kaliteli otomobil satıcıları otomobilin bu fiyattan daha fazla değerli olduğunu bildikleri için kaliteli otomobilleri satışından vazgeçecektir ve dolayısıyla piyasada kalitesiz araç (limon otomobil) etkinliği artacaktır. Bütün bu işleyişin sonucunda kötü araba sayısını iyi araba sayısını geçeceğinden ters seçim meydana gelecektir.

Belirsizliğin fazla olduğu piyasalarda mal hizmet ticaretinde kalite açısından güvensizlikler ortaya çıkmaktadır. Böylece kalite yoksunluğu dışında güvensizliğin olmamasının maliyeti sadece alıcıları değil yasal olarak yapılan ticaretinde azalmasına hatta ortadan kaybolmasına neden olacaktır. Bu durumda tam rekabet koşullarının geçerli olduğu piyasalarda aksaklığı ifade etmektedir.

Bunlara karşın Akerlof’un limon piyasa modelinin güvensizliğini ve belirsizliğini ortadan kaldırmak mümkün olabilmektedir. Bu anlamda özellikle internet üzerinden ticaret yapan şirketlerin uyguladıkları çeşitli itibar değerlendirme yöntemi şeklinde oluşan kredibilite yöntemi hem alıcı hem de satıcı açısından oldukça etkili olabilmektedir. Özellikle ikinci el piyasalardan alışveriş yapmak isteyen alıcı yoğun şekilde asimetrik bilgi sorunuyla karşı karşıya kalacağından bu yöntemi kullanarak derecelendirme açısından kaliteyi bir pozitif sinyal olarak kabul etmektedir. Bununla beraber derecelendirmesi yüksek olan satıcı internet ortamında daha yüksek fiyattan alıcı bulabilmektedir. Böyle bir ticaret ortamında güvenilir katılım sağlanacağından ters seçim sonucunda ortaya çıkabilecek asimetrik bilgi sorunun minimize edilmesi ve alıcı satıcı arasındaki ticari kazanç sağlanması hedefi mümkün hale gelebilecektir.

Yazar: Ceylan Bozkurt

KAYNAKÇA

  • http://www.acarindex.com/dosyalar/makale/acarindex-1423880338.pdf
  • http://www.libertedownload.com/LD/arsiv/51-52/20-alp-karakas-karsilastirmali-bir-analiz.pdf
  • https://birimler.dpu.edu.tr/app/views/panel/ckfinder/userfiles/17/files/DERG_/14/1-24.pdf
  • http://dergipark.gov.tr/download/article-file/213897
  • http://dergipark.gov.tr/download/article-file/319534
  • http://www.javstudies.com/DergiPdfDetay.aspx?ID=749
  • https://drive.google.com/file/d/1HuZRSkc3Bfgmy_4Jn4xa6l_9hGTfkxXc/view

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir