Turizm, Terör ve Darbelerin Etkisi

Terör ve Darbenin Turizm Sektörüne Etkileri

Terör, Darbe ve Turizm Sektörüne Etkisi

Ülkelerin ekonomisinin makro anlamda etkilendiği sayısız etken vardır. Bazı ülkeler bu etkileşime verdikleri tepkiler sebebiyle daha hassas yapıya sahiptirler. Türkiye’de Pakistan, Arjantin, Mısır ve Katar’la birlikte 2017 yılında yayınlanan yeni listede yer almaktadır. Dikkat çeken bir hususta şudur ki eski listeden varlığını sürdüren tek isim Türkiye olmuştur.
Bu çalışmada terörün ve darbenin ki daha çok terör kavramının üzerinde durulmak şartı ile bu tür örgütlerin ya da eylemlerin tanımı yapıldıktan sonra, turizmin tanımını da yapıp çeşitlerinden bahsedilecektir. Türkiye’de ki turizm faaliyetlerinin Osmanlıdan bu yana ortaya gelişim süreci incelenip yapılan yatırımlardan bahsedildikten sonra turizm gelirlerini tablo ve grafiklerle inceleyip en son bölümde terör ve terör örgütlerinin ülke ekonomisini ne ölçüde zarara uğrattığının genel bir açıklaması yapıldıktan sonra bu terör sorunlarının o ülkenin turizmine etkisi ve bu tip eylemler gerçekleştirildikten sonra turizm gelirleri incelenecektir. Sonuç kısmında bunun ekonomik analiz yapılacaktır.

Terörün Tanımı

Hemen her kaynakta çeşitli terör tanımları bulmanın mümkün olduğu 21.yy’da genel anlamıyla terör; herhangi bir amaca ulaşmak için sivil halkın, kolluk kuvvetlerinin ya da devlet katında değerli sayılabilecek kişilerin eylemler, ses getiren propagandalar aracılığıyla öldürülmesi olarak tanımlanabilir. Terör kelimesi insanlarda korku ve endişe uyandıran bir kavram olduğu için bir kısım tarihçiler ve bilim insanlarının ikibin yıllık tarihinin olduğu söyledikleri terörün kökü şüphesiz ki çok daha eskilere dayanmaktadır.
Türkiye Cumhuriyet’inin 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 1. Maddesine göre Terör; cebir ve şiddet kullanılarak; baskı, korkutma, yıldırma, sindirme, veya tehdit yöntemlerinden biriyle, Anayasada belirtilen Cumhuriyet’in niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türk Devletinin ve Cumhuriyet’in varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini veya genel sağlığı bozmak amacıyla bir örgüte mensup kişi veya kişiler tarafından girişilecek her türlü suç teşkil eden eylemlerdir.
Sadece yukarıda Anayasamızda ki tanımı yapılan terör kavramını incelediğimizde bile görmekteyiz ki terör eylemleri bir devletin sahip olduğu toprakların üzerindeki insanların sosyal hayatlarından ekonomik yaşamlarının her köşesine kadar etki edebilmektedir. Durum böyle olunca bir ülkede süre gelen terör eylemlerinin ve yahut terör faaliyetlerinin o ülkenin ekonomisine ne denli zarar verdiğini gözler önüne sermek gerekiyor.

Darbenin Tanımı

Darbe ise TDK’nın tanımına göre ‘’ Bir ülkede baskı kurarak, zor kullanarak veya demokratik yollardan yararlanarak hükümeti istifa ettirme veya rejimi değiştirecek biçimde yönetimi devirme işi’’ olarak yer almaktadır. Ordunun en tepesinden gelen emir komuta zinciriyle gerçekleştirilen darbelere askeri darbe adı verilmektedir. Ve tarihe bakıldığında darbeler genellikle ordular tarafından gerçekleştirilmiştir.
Ülkelerin tarihlerine tek tek bakılıp incelenirse sayısız darbe ve darbe girişimiyle karşılaşmak kaçınılmazdır. Genel olarak hepsini ele alacak olursak darbeler var olan otoritenin işleyişinden memnun olmayan, kurulan düzenin yanlış olduğunu düşünen ve bunun önüne geçmek isteyen veyahut kendi menfaatleri doğrultusunda hareket eden; sivil halktan çok daha güçlü kişiler tarafından gerçekleştirilen yönetimi ele geçirme/istifa ettirme sürecidir.

Turizmin Tanımı

Günümüze Latince ‘’Tornus’’ kelimesinden gelmiştir. Tornus dönme hareketi anlamı taşımaktadır. İngilizcede ‘’tour’’ ve ‘’touring’’ kelimeleri kökeni Latinceden gelen Tornus kelimesinden türetilmiştir.

Genel olarak gelir sağlayıcı hiçbir uğraşla ilgilenmemek, kalıcı hale dönüşmemek şartı ile kişilerin geçici süre ile konaklamalarından ortaya çıkan seyahatlerin tümüdür. Bu tanıma göre bireylerin yaptığı konaklamalar ticari kazanç sağlamaya yönelik olmamalı ve bir süre sonra bireyler geldikleri yerlere geri dönmek zorunluluğu taşımaktadır. Eğitim görmek amacıyla yapılan konaklamalar, iş arama sürecinde yapılan seyahatler turizm kapsamına girmemektedir.

Turizm olayını yaşayıp gerçekleştiren kişilere turist denilmektedir. Turistler yerli ve yabancı olmak üzere ikiye ayrılır. Aynı ülke içinde seyahat edip o ülkenin vatandaşı olan kişiler yerli turist, farklı ülkeden gelip geldikleri ülkenin vatandaşı olan kişiler ise yabancı turist olarak tanımlanır.

Turizmin Ortaya Çıkış Nedenleri

Turizmin ortaya çıkma sebepleri şunlardır:
-İnsanların dinlenme ve gezme istekleri
-Sağlık hizmetleri için yapılan şehir değişimleri
-Kültürel etkinlik, sanat ve spor için düzenlenen etkinlikler
-Araştırma ve inceleme yapmak için gerçekleştirilen geziler
-Kutsal yerleri ziyaret için yapılan seyahatler

Turizmin Çeşitleri

Turizmi genel anlamda tek bir başlık altında incelemek kapsamını daraltacağı için turizm türlerini de tanımlamak gerekmektedir. Ve sekiz başlık altında incelemek mümkündür.
-Dinlenme Turizmi: Tatile çıkıp dinlenmek amacıyla gerçekleştirilen seyahatlerdir.
-Kültürel Turizm: Müze, tarihi eser, tarihi saray v.b yerleri görmek için yapılan seyahatleri kapsar.
-Sosyal Turizm: Balayını geçirmek, eş dost akraba ziyaretlerini yerine getirme için yapılan seyahatlerdir.
-Ekonomik Turizm: Sergi, fuar gibi aktivitelere katılmak için yapılan seyahatlerdir.
-Politik Turizm: Devlet adamlarının, politikacıların yaptığı seyahatlerdir.
-Spor Turizmi: Spor aktivitelerini seyretmek ya da onlara katılmak için yapılan seyahatlerin tümünü kapsar.
-Dini Turizm: İnanç sahipleri tarafından kutsal sayılan yerleri ziyaret için yapılan seyahatlerdir.
-Sağlık Turizmi: Sağlık sorunlarının tedavileri için gerçekleştirilen seyahatlerdir.

Türkiye’de Turizm Sektörü

Türkiye’de Turizm Faaliyetlerinin Ortaya Çıkışı

Sanayi devriminden sonra ortaya çıkan buharlı makinelerin gücü sadece üretim gerçekleştirilen sanayi alanlarında üretim ve refah artışı getirmekle kalmamıştır. Sanayi devriminin ardından ulaşım kolaylıkları ve refah artışı daha geniş kitlelere yayılmaya başlamıştır. Bu refah artışı ve insanların rahat ulaşım imkanlarına sahip olmaları seyahat ederken zaman tasarrufu sağlayabiliyor olmaları bireylerde üzerinde yaşadıkları dünyayı merak etme güdüsünü güçlendirmiştir ve Avrupada 19.yy ortalarında turizm hareketleri başlamış ve ardından yavaş yavaş tüm Dünya’ya yayılmıştır. Yine de içinde bulunulan zamanın şartları göz önünde bulundurulduğunda insanların bu tür seyahatlere çıkabilmeleri için organize olmaları ve grup olarak hareket etmeleri gerekiyordu. Bu grup hareketlerine ilk öncülüğü Thomas Cook yapmıştır ve bir grup insanı toplayıp Paris Sergisine götürmüştür.

Anadolu topraklarında seyahat tarihi Hititlere dayanmaktadır. İlerleyen zamanlarda küresel gelişmelere paralel olarak Bizans, Roma Ve Yunan Dönemlerinde gelişmesini sürdürmüştür. Bununla birlikte Osmanlıya da dışarıdan gelen ilk turist kafilesi bir bakıma Osmanlıda ilk turizm hareketleri de yine Paris’e olduğu gibi bir Sergi için olmuştur. Bu sergi seyahatinden öncede Osmanlı topraklarına parça parça küçük seyahatler gerçekleştiriliyordu fakat bunların içeriği ve sayısı hakkında pek fazla bilgiye sahip olamadığımız gibi bizim bahsettiğimiz turizm faaliyetleri ile de yakından ilgi ve alakası olduğu söylenemez. Batıda ortaya çıka turizm hareketliliği başlarda Osmanlıya yansımış bile olsa ulaşımda kullanılan yolların yetersizliği ve bakımsızlığı, can güvenliğinin olmayışı gibi nedenlerden dolayı küçük seyahat hareketleri olarak kalmıştır. İlerleyen dönemde gelişen teknoloji ve iyice artış gösteren turizm hareketliliği ile birlikte gelen turist sayısı arttıkça daha önce farkına varılmayan belli başlı ihtiyaçlar ortaya çıkmıştır. Bunlardan en öne çıkanı ise konaklama talebindeki artış olmuştur.

Türk toplumunda ise gezmek kültürü henüz yerleşip gelişmemiş olduğundan otel ve pansiyon kavramı gelişme göstermemiştir. Bunların yerine Osmanlı toplumu yolculuklarda konaklanacak yer problemini ücretsiz fakat konforsuz olan kervansaraylarla çözüme kavuşturmaya çalışmıştır. 1860 Yılında Edirne’de açılan ilk otel niteliği taşıyan Auberge’de Osmanlı Kültürü’nden süregelen han yapısıyla inşa edilmiştir ve otelde yemek servisine başlanmıştır. Osmanlının modern turizmle tanışması 1863 yılında olmuştur ve 1870 yılında açılan Paris ve İstanbul’u birbirine bağlayan Şark Demiryolu (Orient Expres) ile turist sayısında büyük bir artış gözlemlenmiştir. Bu artışa paralel olarak İstanbul’da otel arzının olmayışı sorununa bir son getirmek zorunda kalınmıştır ve Orient Expres getirdiği müşterilerini ağırlamak için Türkiye’de ilk otel olan Pera Pabs’ı 1892 yılında açmıştır.

20.yy başlarında insanlar İstanbul’a ya tren ya da vapurla geliyorlardı. Paris’ten İstanbul’a haftada üç kez vapur, iki kez de posta treni kalkıyordu. Yolculuklar vapurla 68 saat sürerken trenle ise 83 saat sürmekteydi. Turistler rahatlıkla vize alıp İstanbul’a gelebiliyorlarsa da ülke içinde dolaşmak, şehir değiştirmek için tezkere almaları gerekiyordu. Osmanlı Devleti’nin çöküş döneminde yaşanan savaş ekonomik faaliyetlerin hepsini etkilediği gibi turizm sektöründeki gelişmeleri de olumsuz yönde etkilemiştir.

Cumhuriyetin kurulduğu ilk yıllardan itibaren her alanda olduğu gibi ulaşım alanında da yaşanan yenilikler, gelişmeler, sağlanan barış ve güven ortamıyla birlikte ilk Turizm organizasyonu olan Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu 1923 yılında kurulmuştur. İlk devlet birimi ise 1934 yılında kurulan Turizm Bürosu’dur. 1934 yılında ise Turizm Müdürlüğü kurulmuştur. 1955 Yılında kurulan Turizm Bankası, yatırımlar gerçekleştirerek ve kredi sağlayarak turizmin kalkınmasına büyük katkı sağlamıştır. Tüm bu gelişmelere bakıldığında turizm sektöründe canlanmalar başlamıştır.

Türkiye’de 2003-2017 Yılları Turizm Gelirleri

Turizm Gelirleri Tablosu

Turizm hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkeler için en önemli ekonomik kaynaklardan biridir. Ülkemizin tarihinden beri çok fazla medeniyete ev sahipliği yapmasının yanında coğrafya olarak dört mevsimi de gerçek anlamda yaşayan sayılı ülkelerdendir. Sahip olduğumuz iki tane boğaz; bu boğazlardan biri dünyanın göz bebeği olan İstanbul’da iken diğeri uğrunda savaşlar yapılan Çanakkale’dedir, dört mevsim yağış alan Karadeniz Bölgesinin ormanları ve birbirinden güzel yaylaları, Akdeniz ve Ege’nin denizi turistlerin en uğrak yerlerinden olmak yeterli sebeplerdir. Fakat ülkemiz bugün hala daha istenilen seviyede turizm geliri elde edebilmekte değildir. Bunun çok çeşitli sebepleri vardır. Mesela turistlere karşı uygulanan fiyat farklılaştırılması, insanlarımızın psikolojik ve fiziken rahatsız edici davranışlarda bulunması ve tüm dünyada yankıları süren Türkiye içindeki iç karışıklıkların tamamen bitirilmiş olamaması belli başlı sebepleri olarak sayılabilir.
Aşağıdaki tabloda 2003 ve 2017 yılları arasındaki turist sayılarını, ortalama harcama miktarlarını ve turizm gelirlerini inceleyeceğiz.

Yıllar arasında gelen turist sayısı ve turizm gelirleri farklılık göstermektedir. İlk yıllarda turizm gelirleri artış gösterirken ilerleyen dönemde biraz daha dalgalı bir seyir izlemiş durumda. Dikkat çeken başka bir nokta ise ortalama harcama miktarlarının her geçen yıl giderek biraz daha düşmüş olması, buda bize gösterir ki gelen turistlerin alım güçlerinde bir azalma söz konusudur.

Terörün Ekonomiye Etkisi

Terörün Ülke Ekonomisine Genel Etkisi

2015 Kasım ayında yayınlanan Uluslararası Ekonomi Ve Barış Enstitüsünün (IEP) raporuna göre terör olaylarının en çok etkilediği ülkeler sıralamasında Türkiye 167 ülke içerisinden 27. sırada yer alıp terör olaylarından en çok etkilenen ülkeler içinde almaktadır. İlk bakışta terör olaylarının en büyük etkisi ülkeden turist kaçırmak gibi gelse de bunun iç yüzü çok daha karanlıktır.
Terör olaylarının birinci sıradan ve direk etkisi olan insan hayatlarının da kaybı olmak üzere alınan maddi kayıplardır. Terör eylemleri sonrası oluşan krizi yönetmek için yapılan harcamalarda önemli maliyet kalemlerindendir. Bu sonuçlar terör eylemlerinin hemen sonrasında ortaya çıkan kısa vadeli getirilerdir.

Kamu kurum ve kuruluşları terör örgütlerinin saldırılarında hedef aldıkları yerlerdendir. Okullar, hastaneler, karakollar zamanından beri sıklıkla terör saldırılarına uğramış ortaya çıkan maddi zararın boyutu ne olursa olsun devlet bu külfetin altına girmek zorunda kalmıştır. Ortaya çıkan maddi zarar zamanla karşılamış bile olsa zarar gören kurumun tadilatı aşamasında ortaya kurumun işleyememe sorunu da çıkmıştır. Bu tür saldırıların amacı devletin bu bölgeye olan hizmetini engellemek, devlet egemenliğini yok etmektir.

Terör faaliyetlerinin yoğun olarak görüldüğü şehirlerde insanlar daha fazla zarar görmemek adına yaşadıkları şehirleri bırakıp yeni yaşam kurma umuduyla sanayi yoğun bölgelere göç etmişlerdir.
Genel olarak bakıldığında terörün kendisi olmasa da terör ile mücadele esnasında yapılan harcamalar işlem maliyetlerinin yükselmesini sağlayan bir unsurlardır buda ülke ekonomisine doğrudan bir zarar verir.
Yeni yatırım, ar-ge, teknoloji, eğitim, hizmet için kullanılacak kaynaklar daha çok silah, savunma, asker, askeri eğitim, askeri barınma için kullanılmak zorunda kalınıyor.

Terörün Turizm Sektörü Üzerine Etkisi

Bazı ülkeler coğrafi avantaj ve zengin tarihlerine bakıldığında diğerlerinden biraz daha avantajlı ve dikkat çekici haldedir. Bu ülkelerin en güzel örneklerinden biri de senelerdir kırılgan beşlide de yer alan ülkemizdir. Bu pozitif ayrım olarak gözüken değerler o ülkeyi daha merak edilir hale getirir ve dışarıdan ziyaretçileri de o kadar fazla çeker. Ama bunun yanında böyle avantajlı ülkelerin dostundan daha çok düşmanı vardır herkesin gözü bu ülkelerde kıpırdayan en ufak yaprağın üzerindedir.

Turizmden elde edilen dış gelirler yukarıdaki bölümlerde de bahsettiğimiz gibi gelişmekte olan ülkeler için ekonominin önemli döviz kaynağı niteliğindedir. Turizm sektörünün çarpan etkisi yüksektir bu yüzden turizm sektöründe meydana gelen ani gerçekleşen olumsuzluklar ülke ekonomisine büyük etki etmektedir. Zaman içerisinde bunun farkına varan terör örgütlerinin dikkati bu noktaya toplanmıştır. Yapılan eylemler yerli ve yabancı basında çok ses getirdiği için gelecek turistlerin geri adım atmasına sebep olacak ve ülkenin en önemli döviz kaynaklarından biri olan turizm gelirleri azalıp hükümetin ekonomik gücünü kısıtlama amacıyla hareket etmeye başlamışlardır.

15 Temmuz Darbe Girişiminin Turizm Sektörüne Etkisi

15 Temmuz 2015 tarihinde akşam saatlerinde Fetö adıyla anılan Türk Silahlı Kuvvetlerinde bulunan Fethullahçı Terör Örgütü üyelerinin gerçekleştirdiği darbe girişimi gerçekleştirilmiş ve amacına ulaşmadan engellenmesine rağmen ülkemiz ve dünya basınında büyük ses getirmiştir.

Bu darbe girişiminin ardından yabancı ülke başkanlarının yaptığı açıklamalar ulaşım seferlerinin durdurulmaması ve önceden yapılan rezervasyon ve ödemelerinde etkisiyle 2015 yılında turizm geliri bir önceki yıl olan 2014 yılının turizm gelirleri arasında büyük fark yaşanmamıştır. Fakat ardından gelen 2016 ve 2017 yıllarında çok büyük bir düşüş yaşamıştır. Bu durumda açıkça ortaya sermektedir ki insanlar ülkemize gelirken bir adım geri atmaktadırlar. Bu olayın yankıları da yeterli güven ortamı oluşturulmadığı süre boyunca uzun yıllar devam edecek gibi görünmektedir.

Sonuç olarak bakıldığında ülkelerin ekonomilerinin etkilendiği birden fazla etken vardır bunlardan biride şüphesiz ki hem turizm hem işlem maliyetlerini etkilemesi açısından terör örgütleri tarafından gerçekleştirilen terör eylemleridir. Bu terör eylemleri dışarıdan bakıldığında cazip gözüken ülkelerin kaderinde vardır. Bu kaderi değiştirebilmek için yeterince ekonomik ve askeri güce sahip olmak gerekir buda gereken sanayileşme sürecini tamamlayıp dışa bağımlı bir ülke olmaktan kurtulmakla gerçekleştirilebilir.

Abone ol
Bildir
0 Yorum
Satır içi yorumlar
Bütün yorumları gösterin
0
Bu konu hakkında sen ne düşünüyorsun. Bir yorum bırak!x
()
x

ataşehir escort antalya eskort