Petrol Fiyatları ve Türkiye’de Benzin Fiyatları

Petrol Fiyatları ve Türkiye’de Benzin Fiyatları

Bu çalışma Marmara Üniversitesi’nde :”Dünya Petrol Piyasası ve Türkiye’de Benzin Fiyatlarının ilişkisinin Karşılaştırması” ismi ile sunulmuştur.

Nurdan YILMAZ[1]

Gizem Nur KARTAL[2]

1.Giriş

Gündelik hayat içerisinde kullandığımız birçok ürün ve hizmetin üretiminde kullanılan petrol, en önemli doğal kaynaklardan bir tanesidir. Petrol ham yani işlenmemiştir. Petrolün işlenmesiyle benzin, dizel, gaz yağı, fuel oil ve motorin elde edilmektedir. Petrol ilk olarak dördüncü yüzyılda Çin de ısınma ve aydınlatma amacı ile kullanılmıştır. 1853 yılında Polonyalı Ignacy Lukcasiewicz’ nin petrolü gaz lambalarında kullanmasıyla bir dönüm noktası olmuştur. 1861 yılında ise, Mirzoeff adında bir iş adamı Bakü’ de ilk petrol rafinerisini kurmuştur.  Petrol insanlar tarafından en başta ulaşım araçları için kullanılmaktadır. Petrol olmadığı zaman ulaşım sekteye uğrar ve her şey daha yavaş olur, geri kalır. Bunun yanında petrol ve türevlerinden değişik malzemeler üretilmekte ve sanayi de kullanılmaktadır. Petrol hayatımızın her alanında karşımıza çıkmaktadır.

Ekonomi için bu kadar önemli olan bir hammaddenin fiyatı da dünyada birçok makroekonomik değişkeni etkilemektedir. Her piyasa gibi petrol piyasasında fiyatı arz ve talep yönündeki değişimler etkilemektedir. Arz konusunda dünyada OPEC ( Petrol ihraç eden ülkeler birliği) petrol arzının çoğunluğunu kontrol eden bir kartel konumundadır. Bunun yanı sıra son yıllarda kayaçlardan petrol ve doğal gaz üretilmesi ile başlayan süreç içerisinde ABD’de petrol ve enerji ithalatçısı konumundan, ihracatçı konumuna geçmiştir. ABD’nin kayaç gazı üretimi yapmaya başlamasıyla Dünya petrol fiyatları büyük ölçüde etkilenmiştir. Kaya gazı, kayaç denilen formların içinde sıkışmış olan doğal gazdır.

2008 Dünya Finans Krizi ile 120 varil/$ fiyatına çıkan petrolün fiyatı, arz ve talepte meydana gelen değişimler sebebiyle 30 $ altına kadar gerilemiştir. Türkiye için önemli bir ithalat girdisi ve cari açık unsuru olan petrol, günlük yaşamda benzin fiyatları açısından önemli olmaktadır. Dünya da petrol fiyatlarında %80 civarı bir düşüş olmasına rağmen Türkiye de benzin fiyatlarının neden değişmediği, arz, talep ve maliyetler yönünden araştırılmaktadır.

Petrol fiyatlarındaki en büyük düşüşün nedeni Suudi Arabistan ile ABD’li kaya gazı üreticileri arasındaki savaştır. Türkiye’nin ekonomik kalkınmasında temel ihtiyaçları arasında yer alan enerji kaynakları içerisinde petrol, günümüzde yerini ve önemini korumakta ve gelecekte de bu konumunu sürdürebileceği düşünülmektedir.

Petrol fiyatlarındaki sert düşüşün Türkiye ekonomisi açısından en önemli etkilerinin ödemeler dengesi ve enflasyon üzerinde görüleceği açıklanmaktadır. Türkiye hızla düşen petrol fiyatlarına rağmen, vergiler yüzünden benzini en pahalı kullanan ülkelerin başında gelmektedir. Türkiye de petrol fiyatlarının oluşumunda ve artışında Dünya petrol fiyatları ve döviz kurlarının yanı sıra hükümetin vergiler yolu ile müdahalesi de söz konusudur.

Türkiye’nin enerji kullanım yapısı incelendiğinde Türkiye en büyük enerji ithalatçısı ülkelerden birisi konumundadır. Bu yüzden petrol fiyatları Türkiye ekonomisinde cari açık, enflasyon ve birçok konuda ekonomi üzerinde büyük etkilere sahiptir. Dünyada düşen ham petrol fiyatlarına rağmen benzin fiyatları aynı oranda azalmamıştır. Son yıllarda dolar kurunda bir yükselişin bunun en büyük nedeni olduğu söylenmektedir. Grafikler incelendiğinde ise, Brent ham petrolün TL cinsinden değeri de yüzde 50 civarı azalmış olmasına rağmen pompa fiyatları sadece yüzde 20 civarında azalmıştır.   Ham petrol ve benzin fiyatlarının düşüş nedeni insanlar tarafından her ne kadar doların etkisi gibi gözükse de altında yatan en önemli nedenin vergiler olduğu düşünülmektedir.

2.Petrol, Petrolün Tarihi ve Petrol Üretimi

Latince bir kelime olan ve taş anlamına gelen “petra” ile Latince bir kelime olan ve yağ anlamına gelen “oleum” kelimelerinin birleşmesiyle oluşmuştur. İngilizce karşılığı Petroleum’d ur. Birleşiğinde yoğun olarak; metan, etan ve propan gazları bulunur. Petrol ham, yani işlenmemiştir. Petrolün işlenmesiyle Benzin, Dizel, Gaz yağı, Fuel Oil ve Motorin elde edilmektedir. Petrol ilk olarak 4.yy’da Çin de ısınma ve aydınlatma amacı ile kullanılmıştır.1853 yılında Polonyalı İgnacy Lukasiewicz’in petrolü gaz lambalarında kullanmasıyla bir dönüm noktası olmuştur. 1861 yılında ise,  Mirzoeff adındaki bir iş adamı Azerbaycan – Bakü de ilk petrol rafinerisini kurmuştur. 19.yy’ın sonlarına doğru petrolle çalışan motorun bulunmasıyla petrolün önemi de ikiye katlanmıştır. Petrolün, milyonlarca yıl önce denizlerle kaplı olan yerküre içeresindeki binlerce bitki ve hayvan artıklarının çürümesiyle yer tabanında birikmesi ve zaman içerisinde deniz sularının çekilmesiyle bu artıkların üzerinin kum ve toprakla kapanmış olabileceği ve daha sonra ise yerin altında oluşan sıcaklık ve basıncın etkisiyle oluşmuş olabileceği düşünülmektedir. Petrolün işlendiği yere rafineri denir. Ölçü birimi varildir.1 varil 159 Lt’ ye tekabül etmektedir[3].

Petrol Neden Önemlidir? Petrol insanlar tarafından en başta ulaşım araçları için kullanılmaktadır. Petrol olmadığı zaman ulaşım sekteye uğrar ve her şey daha yavaş olur, geri kalır. Bunun yanında petrol ve türevlerinden değişik malzemeler üretilmekte ve sanayi de kullanılmaktadır. Petrol hayatımızın her alanında karşımıza çıkmaktadır. Boya sanayi, otomobil, uçak, gemi ve trenlerin yakıtlarında, deterjan sanayisinde, kimyasal madde sanayisinde ve ilaç solventler, gübre, pestisit ve plastik gibi birçok kimyasal ürünler için hammaddedir.[4]

Petrol üretimini en fazla yapan ülkeler aşağıda belirtilmiştir. Bunların başında görüldüğü üzere Suudi Arabistan gelmektedir.

  • Suudi Arabistan: Tüm ekonomi petrol üzerine kurulmuştur.1930 da keşfedilmiştir ve şuanda dünyanın %18 lik ihtiyacını karşılayabiliyor.
  • Rusya: Hem petrol hem doğalgaz hem de kömür rezervlerinde dünyanın ikincisidir. Doğası soğuk fakat ısınmak için bolca rezervleri vardır.
  • ABD: Dünya üretiminin %10 undan fazla petrolü tek başına karşılayabiliyor. Fakat bu yetmediği için diğer ülkelerden ihraç alıyorlar.
  • Çin: Nüfusunun çok olduğundan dolayı dünyanın en büyük petrol kaynağı da olsa kendi ihtiyaçlarını karşılayabiliyorlar.
  • İran: Dünyanın en önemli petrol ve doğalgaz rezervlerine sahiptir.
  • Kanada: Günde 3.700.000 varil petrol çıkaran ülke dünya petrol üretiminin %4 lük kısmını karşılıyor.
  • Meksika: Çok büyük bir petrol üretici fakat OPEC ya da benzeri herhangi bir uluslararası petrol platformuna üye değildir.
  • Birleşik Arap Emirlikleri: Kendi nüfusu az olduğundan, kendi ihtiyaçlarını gidererek dışarıya ihraç ediyorlar.
  • Brezilya: Doğa katliamı gerçekleştiriyor olsa da, Brezilya hem kendi petrolünü karşılıyor hem de başka ülkelere ihraç ediyor.
  • Nijerya:1950’li yıllarda İngiltere tarafından bulunan petrol Nijerya’nın gelirinin büyük bir bölümünü kapsıyor. Günde 1.02 milyon varili ABD ye ihraç ediyor.[5]

3.Petrol fiyatlarının oluşumu

Petrol fiyatlarının düşüşü arz, talep ve uluslararası para fonundaki gelişmelere bağlıdır.

Arz yönünden gelişmeler:

ABD’nin kaya petrolü üretimini arttırması. Irak ve Libya’ nın üretiminin artması. OPEC in üretim kotasını azaltmamasıdır.

Talep yönünden gelişmeler:

Gelişmiş ülkelerde artan enerji verimliliği. Euro alanı ve Japonya da zayıf ekonomik görünüm, Çin ekonomisinde yavaşlamadır.

Uluslararası para piyasalarındaki gelişmeler:

FED in faizleri arttıracağı beklentisiyle ABD dolarının değer kazanmasıdır[6].

Kaya gazı, kayaç denilen formların içinde sıkışmış olan doğal gazdır. Hidrolik çatlatma adı verilen işlemle kaya katmanlarının içinde kırılmalar üretilerek açığa çıkması sağlanır. Türkiye de ilk defa kaya gazı kuyuları Diyarbakır’ın Silvan ilçesine bağlı Sarıbuğday ve Bağdere köylerinde açıldı. İlk üretimi 1821 de ABD de gerçekleştirilmiştir. Amerika bu sayede petrol ve doğalgazda dışarıya bağımlı olmaktan çıkmıştır. 2010’ dan beri üretimini %25 oranında arttırdı. Sonuç olarak kaya gazı, petrol ve doğalgaz a bir alternatif, enerji fakiri ülkelere çare bulacaktır[7].

Son yıllarda fiyatlarda en büyük düşüş nedeni ise, Suudi Arabistan ile Amerikalı kaya gazı üreticileri arasındaki savaş olduğu düşünülmektedir. Suudi Arabistan fiyat kırarak rakiplerini batırmayı ve piyasadan çekilmelerini sağlamayı amaçlamaktadır. Amerikalı enerji uzmanları ise fiyatlardaki düşüşün küresel ekonomideki yavaşlama ve artan arzdan kaynaklandığı görüşündedirler. Buna ek olarak İran’ın üzerindeki ambargonun kalkması da bir diğer neden olarak öne sürülmektedir.

Kaynak: Uluslararası Enerji Ajansı (IEA)[8]’dan alınan veriler ile oluşturulmuştur.

Grafik 1’ de Ham Petrol Fiyatlarının 2003-2016 arasındaki dönemde fiyat değişimi gösterilmektedir. 2003 yılından 2008 Dünya Finans Krizine kadar fiyatlar talepten dolayı 30$’dan 140$’a kadar yükselmiştir. Fakat 2008 yılında gerçekleşen Dünya Finans Krizi sonucunda ham petrol fiyatları düşmeye başlamış ve 2009 yılı başlarında tekrar 30$’ın altına düşmüştür. 2009 yılından sonra gelişen dünya ekonomilerinde toparlanma görülmüş bundan dolayı petrol fiyatları yeniden yükselişe geçmiştir. Petro fiyatlarında bu yükseliş kayaç gazı üretimini de oldukça karlı hale getirmiştir. Özellikle ABD’de arz yönünde meydana gelen artış ve Suudi Arabistan’ ın arzı azaltmaması ve 2014 yılı sonrasında petrol fiyatlarının düşüşüne neden olmuştur.

4.Petrolün Türkiye Ekonomisindeki Yeri ve Önemi

Türkiye’nin ekonomik kalkınmasında temel ihtiyaçlar arasında yer alan enerji kaynakları içerisinde petrol, günümüzde yerini ve önemini korumakta ve gelecekte de bu konumunu sürdüreceği düşünülmektedir. Türkiye enerji, hammaddesi açısında zengin bir ülke olmasına karşın, günümüze kadar yapılan araştırmalar petrol açısından yeterli rezerv kaynağına sahip olmadığını ortaya çıkarmıştır. Anadolu’nun çok kıvrımlı ve kırıklı, engebeli, karmaşık bir jeolojik yapıya sahip olması, Türkiye’deki petrol arama çalışmalarını oldukça zorlaştırmakta ve arama maliyetlerini yükseltmektedir. Türkiye de petrol arama çalışmalarının %70 den fazlası TPAO tarafından yürütmektedir[9].

Türkiye dünyada en büyük enerji hammadde ithalatçısı ülkelerden birisi konumundadır. Bu yüzden petrol fiyatları Türk ekonomisi üzerinde büyük etkiler yaratmaktadır. Petrol fiyatlarındaki sert düşüşün Türkiye ekonomisi açısından en önemli etkilerinin ödemeler dengesi ve enflasyon üzerinde görüleceği öngörülmektedir.

Ödemeler Dengesi Üzerindeki Etkileri: TÜİK tarafından açıklanan verilere göre,2013 yılında Türkiye’nin enerji ithalatı 55,9 milyar USD, enerji ihracatı ise 6,7 milyar USD düzeyinde gerçekleşmiş olup, net enerji ithalatı 49,2 milyar USD olmuştur. Türkiye’nin 2013 yılı cari açığının (65 milyar USD) %70 ine ve GSYH’sinin ise %6 sına tekabül etmektedir. 2015 yılında iç talebin 2014 yılına kıyasla 2014 yılına kıyasla canlanması beklenmektedir. Ancak petrol fiyatlarındaki düşüş cari açık üzerinde iç talep kaynaklı oluşacak baskıyı giderecek boyuttadır. Bir başka ifade ile petrol fiyatlarındaki düşüş Türkiye’nin dış dengelerini iyileştirmesi açısından eşsiz bir fırsat sunmaktadır. Türkiye’ nin bu fırsatı, enerjide ithalata bağımlılığı azaltmak, imalat sanayinde ithal girdi kullanımını düşürmek ve ihracatın katma değerini artırmak amaçları doğrultusundaki yapısal reformlara ağırlık vererek geçirmesi, uzun vadede Türkiye ekonomisinin en önemli kırılganlık unsuru olan cari açığın sürdürülebilir seviyelere çekilmesi açısından önem arz etmektedir[10].

Enflasyon üzerindeki etkileri: Petrol fiyatlarındaki gerilemenin hem doğrudan hem dolaylı etkileri bulunmaktadır. Enflasyon sepetinde petrol fiyatlarındaki gelişmelerden doğrudan etkilenen kalemler tüp, benzin, LPG ve mazottur. Söz konusu kalemlerin toplam tüfe sepetindeki ağırlığı % 6,2’ dir. Sepetteki payları %5 civarında olan doğalgaz ve elektrik kalemleri de petrol fiyatlarındaki düşüşten doğrudan etkilenmektedir. Bir başka çalışmaya göre ise, petrol fiyatlarındaki her 10 dolarlık azalış Türkiye’de enflasyonu yüzde 0,6 ile 0,9 civarında düşürmektedir.[11].

5. Türkiye’de Ham Petrol fiyatları ve Benzin Fiyatları Arasındaki İlişki

Ham petrol fiyatlarındaki hızlı düşüş olmasına rağmen ham petrolden üretilen akaryakıtların fiyatı bu düşüşe tam olarak eşlik etmemiştir. Hammaddesi petrol olan benzin ve motorin gibi gündelik yaşamda araçlarımızda kullanılan ürünlerin fiyatlarındaki düşüş ham petrol fiyatlarındaki azalışlara oranla düşük kalmıştır. Bu konu ile ilgili iki adet grafik oluşturulmuştur. Grafik 2’de dolar cinsinden brent ham petrol fiyatları ve benzin fiyatları aynı grafikte verilmiştir. 2014 yılına kadar petrol fiyatlarındaki değişim ve benzin fiyatlarındaki değişim beraber hareket etmektedir. 2014 yılında meydana gelen gelişmeler ile beraber petrol fiyatları hızla düşmesine rağmen benzin fiyatlarının aynı şekilde azalmadığı görülmektedir. 2014 yılı Ağustos ayında 1 varil brent petrol fiyatı 97 dolar ve 1 litre benzin fiyatı 5 TL civarındadır. 2016 yılı Şubat Ayına gelindiğinde brent petrolün fiyatı 30 dolar seviyesine gerilemiş ve yaklaşık yüzde 70 azalmıştır. Buna rağmen 95 oktan Kurşunsuz benzin fiyatı ise, 4,16 TL’ye gerilemiş ve yaklaşık yüzde 20 azalmıştır.

Kaynak: Shell firması benzin fiyatları[12] ve Uluslararası Enerji Ajansı (IEA)[13]’dan alınan veriler ile oluşturulmuştur.

Kamuoyunda petrol fiyatlarının düşmesine rağmen benzin fiyatlarının neden düşmediği sorununa verilen cevaplardan biri ise 2013 yılı itibari ile artmaya başlayan Dolar/TL kurudur. Doların yükselmesi ham petrolün Türk lirası cinsinden maliyetlerini dolayısı ile benzin fiyatlarını etkilemektedir. Doların etkisini görebilmek için ise, brent petrolün TL cinsinden değeri hesaplanmış ve grafik 2’de gösterilmiştir. 2012 yılı Ocak ayında 1 varil Brent petrol 100$, 1 dolar 1,84 TL, 1 litre benzin ise, 4,45 TL dir. 1 varil petrol Türk lirası cinsinden 184 TL yapmaktadır. 2014 yılı Ağustos ayında ise, 1 varil petrol 97$ seviyesinde iken dolar 2,16 TL’ye yükselmiştir. Bu dönemde 1 lt benzin 5,05 TL’ye yükselirken 1 varil ham petrol TL cinsinden 209 TL yükselmiştir. Dolar benzin fiyatlarını yükseltmiştir.

2016 yılı şubat ayında ise, 1 varil petrol 30 $ seviyesine geriler iken dolar da 2.94 TL’ye yükselmiştir. Bu dönemde benzin fiyatı 4,16 TL olurken 1 varil ham petrolün TL cinsinden değeri ise, 89 TL olmuştur. Kısacası dolar kuru yükselmesine rağmen ham petrolün fiyatı TL cinsinden olsa bile 209 TL’den 89 TL’ye yaklaşık yüzde 57 düşmüştür. Buna rağmen benzin fiyatları 5,05 TL’den 4,16 TL’ye sadece yüzde 22 civarında düşmüştür. Ham petrol fiyatlarındaki düşüş doların etkisi bile olsa tam olarak benzin fiyatlarına yansımamıştır. Buradan da anlaşıldığı üzere Brent petrol fiyatları yarı fiyatına düşerken benzin fiyatları aynı oranda düşmemektedir. Bunun nedeni halka dolar gibi yansıtılsa da asıl neden vergi oranlarının benzin fiyatlarındaki yüküdür.

Kaynak: Shell firması benzin fiyatları  ve Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) ’ dan alınan veriler ve TCMB[14] veri bankasından alınan veriler ile oluşturulmuştur.

Türkiye hızla düşen petrol fiyatlarına rağmen, maktu vergiler yüzünden 181 ülke arasında benzini en pahalı kullanan ülkeler başında gelmektedir. Türkiye de petrol fiyatlarının oluşumunda ve artışında dünya petrol fiyatları ve döviz kurlarının yanı sıra hükümetin müdahalesi de söz konusudur. Benzin fiyatı düşse bile vergiler düşmemektedir. Hükümetler akaryakıt ürünlerinin çıkış fiyatları üzerinden ÖTV ve KDV almaktadırlar. Petrol fiyatı düşse bile doların artması, akaryakıtın iç piyasada düşmesini engelliyor. Zaten düşen petrol fiyatları nedeniyle zarar eden ülkeler, bir de dolar karşısında para birimlerinin zayıflamasıyla bir darbe daha alıyorlar. Son olarak firmaların elinde bulunan stoklardır. Dağıtım firmalarının elinde bulunan ve yüksek fiyattan almış oldukları ürünlerin düşük fiyattan çıkartılmaması için fiyat düşüşleri hemen yansıtılmıyor.

Akaryakıt Fiyatları Oluşumu: Petrol Piyasası Kanunu gereğince 1 Ocak 2005 tarihi ile Serbest Fiyatlandırma Sistemi’ne geçilmiştir. Bu sistem ile sektördeki akaryakıt dağıtım şirketleri, farklı fiyat politikalarına göre depo satış fiyatını belirlemekte serbest olduğu gibi, bayiler de dağıtım şirketleri tarafından kendilerine tavsiye edilen tavan pompa satış fiyatlarını uygulamaktadırlar.

Benzin ve Türevlerinin Fiyatlandırma stratejisi: Rafineri Fiyat Oluşumu: Gümrüksüz rafineri fiyatı + ÖTV + EPDK payı = Rafineri Satış Fiyatı (KDV hariç)

Akdeniz-İtalyan piyasasında yayınlanan CIF Akdeniz ürün fiyatları anlamına gelir. Türkiye de bu piyasa izlenir. Son fiyat değişiminden itibaren, günlük CIF Akdeniz ürün fiyatları ve günlük Dolar kuru takip edilerek, belli bir fiyat değişim farkında gümrüksüz rafineri tavan satış fiyatı oluşur. Devletin her ürün için ayrı ayrı belirlediği ÖTV alınır. EPDK (Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu) tarafından alınan gelir payıdır. Temin fiyatı üzerine dağıtım şirketi payı ve ürün servis ücreti eklenerek dağıtım şirketlerinin tüm depolar için satış fiyatları belirlenir. Bu pay, dağıtım şirketleri tarafından ürün maliyetleri, yapılan yeni istasyon yatırımları, mevcut istasyonların yenilenmesi, pazarlama ve çeşitli faaliyetler için ayrılan paydır. Dağıtım şirketi tarafından, depo satış fiyatı üzerine bayinin çeşitli masrafları ve bulunduğu bölgenin nakliye ücretlerinin de eklenmesiyle, tavsiye edilen pompa satış fiyatı oluşturulur ve bayilere bildirilir. Bayi, tavsiye edilen pompa fiyatını uygulamakta veya bulunduğu bölgenin rekabet koşullarına göre pompa satış fiyatını belirlemekte serbesttir

 6.  Sonuç

Sürdürülebilir ekonomik kalkınma için, kesintisiz bir enerji kaynağı gereklidir. Dünya ekonomisinde birçok ülkenin kesintisiz enerji türlerinden birisi olan petrole sahip olma veya kontrol etmek istemeleri, petrolün siyasi açıdan vazgeçilmez olduğunu göstermektedir. Tarihte petrol rezervleri üzerinde hâkimiyet kurmak için askeri güç kullanıldığı birçok çatışma ve savaşın çıktığı görülmüş, günümüzde de görülmeye devam etmektedir. Türkiye’nin enerji kullanım yapısı incelendiğinde petrol kullanımının dünya ortalamasına yakındır. Türkiye petrol kaynakları yönünden zengin bir ülke değildir. Toplam enerji tüketiminin yaklaşık yarısını kapsayan petrolün öncelikle kendi öz kaynaklarımızdan sağlanması petrol arama stratejimizin ana hedefi olmalıdır.

Bu hedefe ulaşmak için; petrol arama ve üretim yatırımlarının arttırılması, risk paylaşımı, know -how teknolojileri, yabancı sermaye transferi amaçlanmalı daha geniş ve derin alanlarda arama yapılmalı keşfi yapılmamış sahaların yanı sıra etrafımızı çevreleyen denizlerde de arama faaliyetlerinin devam ettirilmesi gereklidir. Son olarak toparlayacak olursak aslında hepimizin merak ettiği benzin fiyatlarının neden düşmediği hakkında altta yatan gerçek nedenin hükümetin uygulamış olduğu vergilerdir. Devlet bu vergileri koymadığı takdirde bütçe açığı gibi sorunlar ortaya çıkacağından dolayı bu maktu vergileri koymak zorundadırlar.

KAYNAKÇA

  • [1] Karabük Üniversitesi / İİBF / İktisat Bölümü E-mail: nurdan.yilmaz@hotmail.com
  • [2] Karabük Üniversitesi / İİBF / İktisat Bölümü E-mail: gizemnkartal@gmail.com
  • [3] Kaynak: http://www.bilgiustam.com/petrolun-oluşumu-tarihçesi ve kullanım alanları
  • [4] Kaynak: http://www.forumalew.org
  • [5] Kaynak: http://www.mailce.com
  • [6] https://ekonomi.isbank.com.tr/
  • [7] Kaynak: http://www.bilgesom.org
  • [8] http://www.eia.gov/
  • [9] Kaynak: http://forforex.blogcu.com/
  • [10] Kaynak:  http://forforex.blogcu.com/8-petrolun-turkiye-ekonomisi-uzerindeki-etkileri/
  • [11] Kaynak: https://ekonomi.isbank.com.tr/
  • [12] http://www.shell.com.tr/products-services/on-the-road/fuels/fuel-pricing.html
  • [13] http://www.eia.gov/
  • [14] http://evds.tcmb.gov.tr/

Hakkında: yatirimkredi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir